Bağımsız bir komisyon tarafından Dünya Sağlık Örgütü için hazırlanan rapor, koronavirüs salgınının “önlenebilir” olduğunu ortaya koydu

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Bağımsız bir komisyon tarafından Dünya Sağlık Örgütü’ için hazırlanan raporda koronavirüs salgınının önlenebilir olduğunun belirtildiği ortaya çıktı. Raporda, ülkelerin daha hızlı tepki vermeleri halinde koronavirüs salgınının önlenebileceği ihtimaline vurgu yapıldı. 

Bağımsız bir komisyon tarafından düzenlenen panelde sunulan koronavirüs raporunda, “Dünya genelinde koronavirüs salgınına karşı daha hızlı tepki verilmiş olsaydı, salgın milyonlarca yaşama mal olmayacak ve önlenebilecekti” denildi.

Eski Yeni Zelanda Başbakanı Helen Clark ve eski Liberya Cumhurbaşkanı Ellen Johnson Sirleaf başkanlığındaki panelde sunulan raporda, koronavirüs salgınında zincirin her noktasında zayıf bağlantılar bulundu. Rapor, koronavirüs salgını için yapılan hazırlığın tutarsız ve yetersiz finanse edildiğine, uyarı sisteminin çok yavaş olduğuna ve Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) de gücünün yetersiz kaldığına vurgu yaptı. Raporda, “küresel siyasi liderliğin olmadığının” altı çizildi.

Clark, 2020’nin Şubat ayını “pek çok ülke beklemeyi ve görmeyi tercih ettiğinden salgını önlemek için kaybedilen bir fırsat ayı” olarak nitelendirdi. Clark bazı ülkelerin, hastane yoğun bakım yatakları dolmaya başlayana kadar önlem almadığını belirtti. Bazı ülkelerin, hastalığın ciddiyetini inkâr ederek bilimi değersizleştirdiğini ve çürüttüğünü söyleyen Clark, “Bunun ölümcül sonuçları oldu” dedi. 

Sirleaf ise “Bugün içinde bulunduğumuz durum önlenebilirdi. Yeni bir patojenin salgını olan Sars CoV-2, şu anda 3,25 milyondan fazla insanı öldüren ve tüm dünyada insanların hayatlarını tehdit etmeye devam eden feci bir salgın haline geldi. Hazırlık ve yanıtta sayısız başarısızlık, boşluk ve gecikmeden kaynaklanmaktadır. Bu, kısmen geçmişten ders almamak ile alakalı” diye konuştu.

Acil bir şekilde hareket edilmesi gerektiğini söyleyen Sirleaf, “Daha önceki sağlık krizleri hakkında mantıklı tavsiyeler içeren birçok inceleme var. Yine de Birleşmiş Milletler bodrumlarında ve hükümet raflarında tozlanıyorlar. Raporumuz, dünyadaki çoğu ülkenin salgına hazırlıklı olmadığını gösteriyor” diye ekledi.

“Salgınları önlemek için radikal değişiklikler yapmak şart”

Raporda, Çin’in yeni virüsü 2019 yılı sonunda ortaya çıktığında derhal tespit ettiğini ve dikkat edilmesi gerekenler konusunda uyarıda bulunduğu belirtildi. Sirleaf, “Aralık 2019 sonundaki döneme baktığımızda Vuhan’daki klinisyenler normal olmayan zatürre vakalarını tanıdıklarında hızlıca hareket ettiler” diye konuştu.  

Rapor, 2020’nin Mart ayında DSÖ Genel Direktörü tarafından toplanmaya çağrılan Dünya Sağlık Asamblesi’nde salgından neler öğrenilebileceğinin tarafsız bir şekilde gözden geçirilmesi için çağrıda bulunan üye devletlerin teşvikiyle hazırlatıldı. 

Düzenlenen panelde, salgın hazırlıklarını denetlemek için devlet başkanlarını bir araya getirmek ve dünyanın ihtiyaç duyduğu finansmanın ve araçların yerinde olmasını sağlamak için radikal değişiklikler yapma çağrısında bulunuldu.  

Raporda, acil durumlar arasındaki salgın tehditlerine dikkat çekmek için kolektif bir çaba gösteren “Küresel Sağlık Tehditleri Konseyi” kurulması, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun siyasi bir deklarasyonu kabul etmesi için özel bir oturum yapması çağrısında da bulunuldu. DSÖ’nün daha fazla güce ve daha fazla finansmana sahip olması gerektiğinin altı çizildi.  

Panelde virüsün şu anki yüksek bulaşma oranları ve varyantların ortaya çıkışı konusunda “derin endişe” duyulduğu belirtildi ve her ülkenin yayılmayı engellemek için gerekli önlemleri acilen alması gerektiğine dikkat çekildi. Raporda yüksek gelirli ülkelerin, 92 düşük ve orta gelirli ülkeye aşı ulaştırmak için kurulan COVAX programına 1 Eylül’e kadar en az 1 milyar doz, 2022 ortasına kadar ise 2 milyardan fazla doz sağlamayı taahhüt etmesi gerektiği vurgulandı.  

Raporda G-7 ülkelerinin aşılar, testler ve sağlık sistemlerini güçlendirmek için gereken 19 milyar doların yüzde 60’ını sağlaması gerektiği ve geri kalanın da G20 ve diğer yüksek gelirli ülkeler tarafından kaarşılanması tavsiye edildi. Raporda ayrıca, DSÖ ve Dünya Ticaret Örgütü’nün de dünya çapında aşı üretimini ölçeklendirmeye yardımcı olmak için aşı üreten ülkeleri ve üreticileri bir araya getirmesi, bu da olmazsa ABD’nin desteklediği patent feragatinin yürürlüğe girmesi gerektiğinin altı çizildi.  

Kaynak: The Guardian

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus