TTB, şehir hastaneleri anketini paylaştı – TTB İkinci Başkanı Doç. Dr. Ali İhsan Ökten: “Şehir hastaneleri toplum sağlığı için uygun projeler değildir, bu projeden en kısa zamanda vazgeçilmesi faydalı olacaktır”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türk Tabipleri Birliği (TTB), koronavirüs salgın sürecinde şehir hastanelerini değerlendirdiği anket çalışmasını bugün (21 Mayıs) paylaştı. TTB tarafından düzenlenen toplantıya, TTB Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, TTB İkinci Başkanı Doç. Dr. Ali İhsan Ökten ve Şehir Hastaneleri İzleme Grubu’ndan hekimler katıldı. Ankete, 13 şehir hastanesinden 230 sağlık çalışanı katıldı. Ankete göre, sağlık çalışanlarının yüzde 72,1’i şehir hastanelerinin kapalı alanının fazla, koridorlarının uzun, kulelerinin birbirinden uzak olmasının enfekte hastaların nakli açısından sorun oluşturduğunu belirtti. Ökten, salgının zirve yaptığı dönemlerde şehir hastanelerinin ihtiyaca cevap veremediğini vurguladı.

Anketi paylaşan TTB İkinci Başkanı Ali İhsan Ökten, 13 şehir hastanesinde yapılan ankete 230 sağlık çalışanının katıldığını, 13 şehir hastanesinin 11’inden gelen yanıtların bu çalışma kapsamında değerlendirildiğini söyledi. Sağlık çalışanlarının yüzde 76,3’ünün çalıştıkları hastanede, koronavirüs nedeniyle yaşamını yitiren en az bir sağlık çalışanı olduğunu söylediklerini belirten Ökten, “Sağlık Bakanlığı’nın verileri gizlemesi ve şeffaf davranmaması nedeniyle katılımcıların yüzde 79,5’i kendi hastanelerinde bile yeterli paylaşım olmadığından enfeksiyon geçirme oranını bilmemektedir. Sağlık çalışanlarının yüzde 91,8’i servis veya yoğun bakımlara ek yatak konulmasına gerek duyduğunu belirtmiştir. İktidar tarafından mükemmeliyet merkezi olan şehir hastanelerinin yeterli olmadığı bu sonuç ile ortaya çıkmıştır” dedi.

“Sağlık çalışanlarının yüzde 96,3’ü tükenmişlik sendromu yaşıyor”

Ankete katılan sağlık çalışanlarının yüzde 96,3’ünün tükenmişlik sendromu yaşadığını aktaran Ökten, “Fazla çalışma, düzensiz çalışma, yeni servislerin açılması, hastalanan ve ölen meslektaşlarımızın iş yükünün de kalan sağlık çalışanlarına yüklenmesi, yeterince koruyucu ekipman sağlanmaması, Sağlık Bakanlığı’nın söz verdiği halde ekonomik ve özlük haklarında iyileştirilme yapmaması gibi pek çok faktör sağlık çalışanlarını tükenme sendromu noktasına getirmiştir” diye konuştu.

Sağlık Bakanlığı izin, istifa ve emeklilik yasakları getirdiği için olumsuz çalışma koşulları nedeniyle işten ayrılmayı ve emekli olmayı düşünen katılımcıların yarısının çalışmaya devam etmek zorunda kaldığını belirten Ökten, çalışanların yüzde 50,9’unun ek ödeme almadığını, bazılarının 5 veya 10 TL gibi komik ödemeler aldığını söyledi.

“Şehir hastanelerinin şirketler tarafından yönetilmesi, hizmet sunumunu olumsuz etkiledi”

Ökten, şöyle devam etti: “Ankete katılanların yüzde 63,5’i hastanelerin büyük, yatak sayısının ve refakatçi sayısının fazla olması nedeniyle bulaş riskinin arttığını belirtmiştir. Sağlık çalışanlarının yüzde 81,7’si şehir hastanelerinin, şehir dışında olması nedeniyle hastaların toplu taşıma araçlarıyla uzak mesafe kat etmelerinin enfeksiyon riskini artırdığı yönünde yanıt vermiştir. Sağlık çalışanlarının yüzde 53,9’u şehir hastanelerinin şirketler tarafından yönetilmesinin salgın döneminde hizmet sunumunu olumsuz etkilediğini ifade etmiştir.”

“Şehir hastaneleri toplum sağlığı için uygun projeler değildir”

Salgının zirve yaptığı dönemlerde şehir hastanelerinin ihtiyaca cevap veremediğini belirten Ökten, “Şehir hastaneleri toplum sağlığı için uygun projeler değildir. Bu projeden en kısa zamanda vazgeçilmesi hem sağlık sistemini hem de geleceği ipotek altına alınan ülke ekonomimiz için çok faydalı olacaktır” dedi. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus