CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu: “Mafya bozuntuları için af kanunu çıkarılırken harp okulu öğrencileri, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş içeride, bu mudur adalet?”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin bugünkü (8 Haziran) Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) grup toplantısında konuştu. Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in iddiaları karşısında sessiz kaldığı gerekçesiyle hükümeti eleştiren Kılıçdaroğlu, erken seçim çağrısını tekrarlarken, parti kapatmalara da karşı olduklarını vurguladı.

“Demokrasinin var olduğu bir ortamda siz bir partiyi kapatamazsınız”

Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) açılan kapatılma davası hakkında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“CHP demek, demokrasi demektir. Bu ülkeye kendi özgür iradesiyle çok partili hayatı getiren parti CHP’dir. Dünyada başka örneği yoktur. Siyasi partiler ise demokrasinin vazgeçilmez unsurudur. Demokrasinin var olduğu bir ortamda siz bir partiyi kapatamazsınız. Şiddet, baskı uyguluyorlarsa kapatın. Zaten savcı harekete geçer. Partinin yöneticileri eline silah alıyorsa eyvallah. Ama savcı siyasi otoritenin talimatıyla harekete geçiyorsa orada demokrasi yok demektir, demokrasiyi yok ediyorsunuz demektir. Parti kapatmaya yönelik eylemi doğru bulmuyoruz. Vatandaş gider oyunu kullanır. Türkiye’yi bu bataktan çıkaracağız. Ülkemize temiz, ahlaklı siyaseti, dayanışma kültürünü yeniden getireceğiz. Milli iradeye duyduğum saygı sadece HDP için değil. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı zorla istifa ettirildiğinde de onların haklarını savunduk. Birisi kameraların karşısında ağlayarak istifa etti, onun da hakkını savunduk.”

“Türkiye’yi temelden sarsan bir sürü açıklama var, saraydan tek cümle bile yok”

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in geçen pazar (6 Haziran) dile getirdiği yeni iddialar hakkındaki görüşlerini de kamuoyu ile paylaşan Kılıçdaroğlu, “İktidar kendisini kurtarmak istiyor. Gırtlağına kadar lağım çukurunda olan bir siyasi iktidarın Türkiye’ye yararı olamaz. Ben lağım borusu patladı dedim, meğer çukurun içindeler. Koku bütün Türkiye’yi sardı, saray hissetmiyor. Türkiye’yi temelden sarsan bir sürü açıklama var, saraydan tek cümle bile yok. AK Partili kardeşlerime sesleniyorum, MHP’li kardeşlerime sesleniyorum: Bu lağım çukuru bu kadar kokuyu dünyaya yaymışken neden kimse konuşmuyor? Ben konuşunca 24 saat bile geçmeden harekete geçiyorlar. Yolsuzluklar diz boyu. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bir hukuk devleti olmaktan çıkmıştır. Şimdi bunu dış güçler diyerek millete satıyorlar. 19 yılın sonunda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni dış güçlerin oyuncağı haline sen getirmedin mi o zaman?” dedi.

“Cumhur İttifakı’nın üçüncü ortağı mafyadır”

Hükümete de seslenen CHP lideri sözlerine şöyle devam etti: “İktidar sahipleri ile mafya, ülkeyi yönetiyorlar, Cumhur İttifakı’nın üçüncü ortağı mafyadır. Özel yasalar çıkarmadılar mı, hapisten çıkarmadılar mı? Siz devleti mi yönetiyorsunuz? Mafyadan talimat alıyorsunuz. İçişleri Bakanı sarayı tehdit ediyor. 17-25’ten, para kasalarından bahşediyor. Tık yok. Kim bu? Nasıl bir anlayıştır, nasıl bir devlet yönetimidir, Türkiye bu noktaya nasıl geldi?”

“Milli Kurtuluş Savaşı’na ihanet edenler baş tacı edildi”

İtirazlarını anayasa üzerinden sürdüren Kılıçdaroğlu, “Anayasamızın ikinci maddesi var. Her vatandaşa soruyorum: Bu memlekette huzur kaldı mı? Milli bayramlarımızı kutlayamaz hale geldik, devamlı yasak. Milli Kurtuluş Savaşı’na ihanet edenler baş tacı edildi. ‘Keşke Yunan galip gelseydi’ diyen bir meczubu, devlet ziyaret etti. Hangi milli dayanışma? Milli ordumuzun tank-palet fabrikasını Katar ordusuna peşkeş çekmediler mi? 15 Temmuz şehit ve gazilerinin paralarına çökmediler mi? Şehit olan polislerimizin paralarına çökmediler mi? Hangi milli dayanışma? 10 bin dolar alan siyasetçi için bir savcı kalem oynatamıyorsa orada adalet mi olur?” diye konuştu.

“Mafya bozuntuları için af kanunu çıkarırsın, harp okulu öğrencileri, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş içeride. Bu mudur adalet?”

Türkiye’deki yargı sisteminin hükümete bağlı hale getirildiğini savunan Kılıçdaroğlu, hükümete şöyle seslendi: “Mafya bozuntuları için af kanunu çıkarırsın, harp okulu öğrencileri, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş içeride. Bu mudur adalet? Görüşünü açıkladığı için çok kişi hapse atılmadı mı? Hangi insan hakları? Kadına şiddeti savundular, İstanbul Sözleşmesi’ni bir imzayla kaldırdılar.”

“Erdoğan ile Cumartesi Anneleri görüşmüşlerdi, Erdoğan söz vermişti. Ne oldu?”

Hükümet ve yargı sistemi arasındaki ilişkiyi eleştirmeye devam eden Kılıçdaroğlu, “Faili meçhullerin araştırılması lazım, araştırmadılar. Cumartesi Anneleri, Erdoğan ile görüşmüşlerdi, Erdoğan söz vermişti. Ne oldu? Copladılar, dövdüler, yerlerde sürüklediler. Sonra insan haklarına saygı, hangi insan hakları?” dedi. Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Merkez Bankası rezervlerine ilişkin kullandığı ifadelere de şöyle yanıt verdi: “128 milyar dolar bu milletin parasıydı. 128 milyar doları buharlaştırdılar, utanmadan sıkılmadan ‘Bu soru sorulur mu?’ diyor. Boyunu mu, kilonu mu soracağız?”

“Temizliğin tek yolu seçim, hemen seçim”

Konuşmasının sonunda erken seçim çağrısını tekrarlayan Kılıçdaroğlu, “Biz alınan her kuruşun hesabını millete vermek zorundayız. Ahlaklı, temiz siyaset istiyoruz, huzur içinde beraber yaşamak istiyoruz. Bu kadar büyük depremlerin yaşandığı ortamda bir kişi sessizliğini koruyorsa, en büyük suç ortağı odur anlamına geliyor. Temizliğin tek yolu seçim, hemen seçim” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus