Haiti: Suikast sonucu hayatını kaybeden Devlet Başkanı Jovenel Moise’in hayatına ve iktidarına kısa bir bakış

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İddialara göre aralarında emekli Kolombiya ordusu mensuplarının da bulunduğu 28 yabancı paralı asker tarafından planlanan suikast sonucunda 7 Temmuz’da hayatını kaybeden Haiti Devlet Başkanı Jovenel Moise’in eşi Martine Moise, suikastın ardından ilk kez konuştu. Saldırının çok ani geliştiğini söyleyen Martine Moise, Haiti’nin geleceğinin kaybolmasına izin vermeyeceklerini belirtti. Ülkede suikasttan sonra yönetimi kimin üstleneceği de tartışma konusu. Medyascope’tan Gökalp Badak, suikast ile ilgili son gelişmeleri, Haiti’de yaşananları, Jovenel Moise’in hayatını ve iktidar dönemini mercek altına aldı.

Uğradığı suikast sonucunda hayatını kaybeden Haiti Devlet Başkanı Jovenel Moise’in eşi Martine Moise, saldırının ardından ilk kez konuştu. Martine Moise, saldırının çok hızlı bir şekilde meydana geldiğini belirtti.

Başkan Moise, iddialara göre 28 yabancı paralı askerin katıldığı suikast sonucunda 7 Temmuz’da kendi evinde öldürülmüştü. Moise’in eşi Martine Moise de saldırıda yaralanmış ve tedavi için ABD’nin Miami kentine götürülmüştü. 

Martine Moise, cumartesi günü (10 Temmuz) sosyal medya hesabından paylaştığı ses kaydında saldırı ile ilgili açıklama yaptı. Suikastın nasıl meydana geldiğini anlatan Moise, “Göz açıp kapayıncaya kadar paralı askerler evime girdi ve kocamı kurşunlarla delik deşik etti” dedi.

Eşinin siyasi nedenlerden dolayı hedef alındığını ileri süren Martine Moise, “Ağlıyorum, bu doğru ama ülkenin yolunu kaybetmesine izin veremeyiz. Kocam, çok sevdiğimiz ve karşılığında bizi seven başkanımız Jovenel Moise’in kanının yerde kalmasına izin veremeyiz” diye konuştu.

Suikast girişimiyle ilgili yeni detaylar ortaya çıkıyor

Haiti polisi, suikast soruşturmasında tutuklanan son şüphelinin Florida’da yaşayan ve tetikçiler ile komplonun planlayıcıları arasında aracı olarak görev yapan bir Haitili olduğunu açıkladı.

Şüphelinin ABD’nin Florida eyaletinde yaşayan, kendisini doktor olarak tanıtan ve ülkesinin liderlerini yolsuzlukla suçlayan 60’lı yaşlardaki Haitili Christian Emmanuel Sanon olduğu belirtildi.

Haiti Polis Şefi Léon Charles, Sanon’un Haiti’deki evinde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi’nin (DEA) logosuyla süslenmiş bir şapka, 20 kutu mermi, silah parçaları, Dominik Cumhuriyeti’ne ait dört araç plakası, iki araba ve kimliği belirsiz kişilerle yaptığı yazışmaları ele geçirdiklerini söyledi.

Charles, Sanon’un politikacılar için güvenlik hizmeti veren, cinayetteki şüphelileri işe alan bir firmayla temas halinde olduğunu ve sözde tetikçilerden birkaçına Haiti’ye giden bir uçuşta eşlik ettiğini belirtti.  

Sanon’un YouTube’da “Leadership for Haiti” başlıklı bir videoda kendisini doktor olarak tanıttığı da ortaya çıktı.

Sanon bu videoda, Haiti’nin liderlerini yozlaşmakla ve ülkenin kaynaklarını sömürmek ile suçluyor ve “Ülke umurlarında değil, insanları umursamıyorlar” diyor.

Haiti’nin hükümet yetkilileri tarafından ele geçirilen uranyum, petrol ve diğer kaynaklara sahip olduğunu iddia eden Sanon videoda, “Burası kaynakları olan bir ülke, ülkede bu kadar kaynağımız varken dokuz milyon insan yoksulluk içinde olamaz. Bu imkansız. Artık dayanamayız. Yaşam biçimini değiştirecek yeni bir lidere ihtiyacımız var” diye konuşuyor.

Şu ana kadar üç Haitili ile birlikte bir grup Kolombiyalı emekli asker tutuklandı. Charles, şüphelilerden beşinin hâlâ kaçak olduğunu, Kolombiya özel kuvvetlerinin emekli bir mensubu olan Duberney Capador da dahil olmak üzere en az üçünün öldürüldüğünü ve sekizinin arandığını söyledi.

Capador’un kız kardeşi Jenny Capador, abisinin kendisine “çok önemli bir kişiyi” korumak için iş teklifi aldığını söyledikten sonra Haiti’ye gittiğini anlattı. Capador, “Abim paralı asker değil, iyi bir adam” dedi.

Tutuklanan iki Haiti asıllı ABD vatandaşından biri olan James Solages ise sorgusunda, kendisinin ve Joseph Vincent’ın internette rastladıkları ve Moise’in öldürülmesiyle değil tutuklanmasıyla ilgili olduğuna inandıkları bir iş için çevirmen olarak tutulduklarını söyledi.

Öte yandan ismi açıklanmayan bir hükümet yetkilisi Solages’in, Haiti’deki Kanada Büyükelçiliği için güvenlik hizmeti veren bir şirkette kısa bir süre çalıştığını belirtti. Florida’daki kayıtlar, Solages’in bir güvenlik görevlisi olduğunu ve ateşli silah ruhsatına sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Bir DEA yetkilisi ise Moise’e düzenlenen suikastta yer aldığı şüphesiyle tutuklanan Haitili ABD’lilerden birinin DEA’ya muhbirlik yaptığını söyledi. Tutuklanan iki kişiden hangisinin muhbir olduğunu söylemeyi reddeden yetkili, “Haiti Devlet Başkanı Jovenel Moise suikastının şüphelilerinden biri DEA için gizli bir kaynaktı” diyerek, şüphelinin suikasttan sonra kendilerine ulaştığını ve DEA’nın onu teslim olmaya çağırdığını anlattı.

Haiti’nin siyasi geleceği belirsizliğini koruyor

Suikasta uğrayan Haiti Devlet Başkanı Jovenel Moise, Ekim 2019’da yapılması planlanan seçimlerin yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle iptal edilmesi sonrasında ülkeyi kararnamelerle yönetiyordu.

Moise, hayatını kaybetmeden çok kısa bir süre önce başbakanlık görevine Claude Joseph yerine Ariel Henry’yi atamış, ancak Henry henüz yemin etmemişti. 

Ariel Henry

Suikast sonrasında kontrolü eline aldığını açıklayan Claude Joseph ile Moise tarafından suikasttan iki gün önce atanan ancak henüz yemin etmemiş olan Ariel Henry arasında bir anlaşmazlık mevcut. Her iki isim de ülkenin yönetiminden kendilerinin sorumlu olduğunu iddia ediyor.

Haiti Senatosu’nda cuma günü (9 Temmuz), Joseph Lambert’in geçici devlet başkanı olarak göreve başlamasını öngören bir karara imza atıldı.

Joseph Lambert

ABD, iktidar için ismi geçen üç Haitili liderle görüştü

Beyaz Saray pazartesi günü (12 Temmuz) yaptığı açıklamada, Başkan Joe Biden tarafından Moise’in ölümünün ardından Haiti’ye gönderilen ABD’li yetkililerin, Haiti’de iktidar olma iddiası taşıyan Claude Joseph, Ariel Henry ve Joseph Lambert ile görüştüğünü söyledi.

Claude Joseph

Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Emily Horne, ABD’li temsilcilerin Haiti’nin özgür ve adil seçimler yapmasını sağlamak ve bir anlaşmaya varmak için açık ve yapıcı diyaloğu teşvik ettiğini belirtti.

Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, heyetin pazartesi günü Vaşington’a döndüğünü ve Başkan Biden’i konu hakkında bilgilendirdiğini söyledi. Psaki, “Heyetin Haiti seyahatine dair en açık olan şey, Haiti’de kimin lider olacağının net olmaması” dedi. 

Psaki, ABD’nin Haiti’deki bireylerle, kolluk kuvvetleriyle ve liderlerle Haiti’nin siyasi geleceğini netleştirmek, ilerleme sağlamak ve yardımcı olmak hususunda temasta kalmaya devam edeceğini söyledi.

Jovenel Moise dönemine kısa bir bakış

53 yaşında evinde uğradığı suikast sonucu yaşamını yitiren Haiti Devlet Başkanı Jovenel Moise’in beş yıllık yönetimine yolsuzluk ve siyasal şiddet iddiaları damgasını vurdu.

Suikasta uğramadan önce Moise’in görevi nasıl devredeceği konusunda bir anlaşmazlık bulunuyordu. Geçen yıl ülkenin parlamentosunu fesheden Moise, Haiti’yi kararnamelerle yönetiyordu.

Moise 2016’da göreve başladığında Haiti, 2010’da meydana gelen ve oldukça sarsıcı olan depremin yıkıcı etkilerinden ve Moise’nin göreve başlamasından kısa bir süre önce yaşanan Matthew Kasırgası‘nın etkilerinden kurtulmaya çalışan bir ülke durumundaydı.

Moise’in yönetimindeki Haiti’de, nüfusunun yarısından fazlası yoksulluk sınırının altında yaşıyordu. Ülkede yaygın işsizlik ve kötüleşen yaşam standartlarına katlanmak zorunda kalan Haitililer, enflasyonun sürekli yükselmesi sonucunda yakıt ve gıda kıtlığı sorunları ile de karşı karşıya kaldı.  

Tüm bunların üstüne Moise’in bir de yolsuzluklarla anılması bardağı taşıran son damla oldu. Yakın bir zamanda imzalanan, sosyal programlar ve altyapı geliştirme için ayrılan fonlarla Haiti’nin yeterli finansman sağlaması için bir çözüm olarak görülen Petrocaribe Anlaşması ile ilgili bir rapor ortaya çıktı. Bu raporda yetkililer tarafından milyarlarca doların zimmete geçirildiğine dair kanıtlar bulunuyordu. Petrocaribe hakkındaki bir başka raporda ise Moise’e ait iki şirketin fonun 2 milyar dolarını zimmete geçirmekle suçlandı.

Moise bütün bu iddiaları reddetti ve yapılamayan parlamento seçimlerini gerekçe göstererek, kendisini suçlayan senatonun üçte ikisi ile parlamentonun 119 üyesinin tümünün görev sürelerinin sona erdiğini açıkladı.

Moise, kendi yönetimine karşı başlayan protestolara oldukça sert bir karşılık verdi. Ülkede silahlı çeteler, o dönemde Trump yönetiminin Moise’in üç yardımcısına karşı yaptırım uygulamasına neden olan La Saline katliamı da dahil olmak üzere bir dizi saldırı ve cinayet girişiminde bulunarak Moise’i eleştirenleri yıldırmakla görevlendirilmişti.

Moise, siyasi kariyeri öncesinde güneş panelleri ve bir su tesisi de dahil olmak üzere birçok “sürdürülebilir kalkınma” işletmesi olan ve Nord-Ouest’teki 10 hektarlık (25 dönüm) muz tarlasını işleyen bir girişimciydi. Bu girişimleriyle Moise, kendisinden önceki Devlet Başkanı Michel Martelly de dahil olmak üzere Haiti’nin tarım ve siyasi çevrelerinde tanınan bir isim haline gelmişti.

Martelly, 2015’te Moise’i halefi ve Tèt Kale Partisi’nin adayı olarak gösterdi. Ancak 2015’teki seçim, Haitililer’in neredeyse yüzde 80’inin oy kullanmasını engelleyen sahtekârlıklar ve siyasal şiddet nedeniyle iptal oldu. Moise 2016’da, ertelenen seçimleri 600 bin oy farkla  kazandı.

Moise, Lycée Toussaint Louverture’da ve daha sonra Collège Canado-Haïtien’de okudu. 1986’da siyaset bilimi okumak için Quisqueya Üniversitesi’ne girdiğinde, Jean-Claude Duvalier halk ayaklanmasıyla devrilmiş ve Haiti’nin demokratik bir şekilde seçilmiş tek başkanı olan René Préval’in ülkeye dönmesine izin verilmişti.

Moise, sınıf arkadaşı Martine Joseph ile 1996 yılında evlendi ve Port-de-Paix’e taşındı. Burada ilk mekanik işi olan JOMAR Auto Parts’ı kurarak çeşitli girişimlere imza attı ve muz üretimi yapmaya başladı.

Haiti’nin demokratik seçimle gelmiş tek başkanı olan René Préval, 2011’de görev süresi sona erdiğinde Haiti tarihinde ender görülen bir şekilde iktidarı herhangi bir sorun yaşanmadan Martelly’ye barışçıl bir şekilde devretti. Ancak Moise, Préval’in yaptığını yapmadı.

Muhalefet, Moise’in beş yıllık görev süresinin Haiti Anayasası’nın yeni seçilen devlet başkanlarının yemin etmesi şartını koyduğu tarih olan 7 Şubat 2021’de sona ermiş olması gerektiğini iddia etti. Fakat taraftarları, Moise’in 2016’da seçimi kazanmasına rağmen 2017’de iktidara geldiğini, yani görev süresinin 7 Şubat 2022’de sona ereceğini söyleyerek muhalefetin iddiasını reddetti.

Moise de bu yönde tavır aldı ve görevi devretmedi. Moise, 2020’de parlamentoyu askıya almasının yanı sıra, ülke genelindeki bütün belediye başkanlarını görevden uzaklaştırdı ve Petrocaribe skandalında kendisini suçlayan mahkemenin yetkilerini de sınırladı. Moise öldüğünde Haiti’de, Moise’in kendisi de dahil olmak üzere sadece 11 seçilmiş yetkilisi vardı.

Kaynak: BBCThe GuardianReuters

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
 

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus