Sedat Pişirici ile Ekonomi Tıkırında (127): Kurbanlık

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Yarın kurban bayramı. Pazarda kurbanlık fiyatları almış başını gitmiş. Pazarlık etmeyen Müslüman’ın kurban olması kaçınılmaz. Bir de online kurban pazarı var ki bu alanda işler ilan verecek kadar büyük. Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Din İşleri Yüksek Kurulu, “kurban”ın “mali bir ibadet” olduğunu belirtip, kesebilmek için en az “80,18 gram” altın veya eş değer para-eşya sahibi olmak gerektiğini söylüyor. Ne var ki vatandaş bu sene kurban kesecek mali güce sahip mi? Ekonomi Tıkırında’nın 127. yayınında Sedat Pişirici, bu sorunun cevabını aradı.

Yarın, Müslümanlar’ın kurban bayramı. Dil Derneği’nin Türkçe sözlüğüne göre “kurban”, dinin bir buyruğunu ya da bir adağı yerine getirmek için kesilen hayvan; “kurbanlık” ise kurban edilmek için ayrılmış, kurban edilmeye uygun olan. “Kurbanlık”a bir anlam daha yüklemiş sözlük: Başına geleceklerden habersiz!

Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığı’nın web sitesinde, İslam’ın kutsal kitabı Kur’an-ı Kerim’in Türkçe’si var. Aynı sayfada bir de arama motoru bulunuyor. Oraya “kurban” yazınca karşımıza gelen ayetlerden anlaşıldığı kadarı ile kurban, daha çok hacca giden Müslüman’ın yükümlülüğü, kurban bayramı da İslam’ın beş şartından biri olan hac görevini yerine getirebilmiş Müslüman’ın bayramı.

Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesindeki Din İşleri Yüksek Kurulu, “Kimler kurban kesmekle yükümlüdür” sorusuna şu cevabı veriyor: “Kurban kesmek, akıl sağlığı yerinde, büluğa ermiş (ergen olmuş), dinen zengin sayılacak kadar mal varlığına sahip ve mukim olan (yani bir yerde yerleşik olarak yaşayan, ikamet eden) her Müslüman’ın yerine getireceği mali bir ibadettir (Merğînânî, el-Hidâye, VII, 148). Temel ihtiyaçlarından ve borcundan başka 80,18 gram altın veya eş değerinde para ya da eşyaya sahip olan kimselerin kurban kesmesi gerekir (Mevsılî, el-İhtiyâr, IV, 252-256; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, IX, 452-453).”

Din İşleri Yüksek Kurulu bu cevabı, Kur’an-ı Kerim’e değil de onu yorumlamış fıkıh alimlerinden 8. yüzyılda yaşamış İmam Mevsıli, 12. yüzyılda yaşamış Burhaneddin Merginani ve 19. yüzyılda yaşamış İbn-i Abidin’e dayandırıyor. Ama nihayetinde söylenen şu: Kurban, “mali” bir ibadet. Bir Müslüman’ın kurban kesebilmesi için akıl sağlığının yerinde olması, ergen olması, göçer değil yerleşik olması, dinen zengin sayılacak kadar mal varlığına sahip olması gerekiyor. Bu zenginliğin ölçüsü ne? Ya “80,18” gram altının olacak, ya bu altın değerinde paran olacak ki bugün itibarı ile bu para 40 bin lira, ya da bu altın değerinde eşyan olacak ki evde tam takım beyaz ve kahverengi eşyası olan Müslüman o kurbanı kesecek.

Kurbanı sadece hacca giden Müslüman mı keser yoksa “Ben Müslümanım” diyen herkes mi keser; kurban bayramı hac görevini yerine getirmiş Müslüman’ın bayramı mıdır yoksa “Ben Müslümanım” diyen herkesin bayramı mı? Buna artık Allah’ın kitabını okuyup, Müslüman’ın kendisi karar verecek. Ama kurban, kutsal kitapta yazasın-yazmasın, fıkıh alimlerinin işaret ettiği gibi gerçekten “mali” bir ibadet.

Kurbanlık fiyatları ne? Vallahi tutturabildiğine. Kurban pazarına giderseniz, Allah için hayvan kurban edeyim derken sizin kurbanlık olmanız pek ala mümkün. Ne demiştim konuşmamın başında: “Kurbanlık”a bir anlam daha yüklemiş sözlük: Başına geleceklerden habersiz! Hah! İşte kurban pazarında önce fiyatları kontrol etmez, sonra da sıkı pazarlığa tutuşmazsanız, kurbanlık olmanız işten bile değil. Haa “Ben kurbanımı online keseceğim, böylelikle de bağışta bulunacağım” derseniz, bakın oralarda fiyatlar üç aşağı beş yukarı belli. 

Türkiye’de bu işin başını Türkiye Diyanet Vakfı çekiyor. Başka pek çok vakıf ve dernek de kurban peşinde. Mütevelli heyet başkanlığını Diyanet İşleri Başkanı’nın yürüttüğü Türkiye Diyanet Vakfı, 75 ülke ve 315 bölgede kurban kesiyormuş. Bu yıl bir kurban hissesinin (kurbanın kendisinin değil hissesinin) bedeli Türkiye’de 1.125 TL, yurtdışında 925 TL, Filistin’de ise 2100 TL.

Kızılay, yurtiçinde ve yurtdışında 1.050 TL’ye kurban kesiyor ki yurtiçi kotası dolmuş. İstanbul’daki Darülaceze 1800 liraya kurban bağışı kabul ediyor. Deniz Feneri, yurtiçinde bir hisse bedeli 1.650 liraya, yurtdışında bir hisse bedeli 880 liraya kurban kesiyor. İnsani Yardım Vakfı (İHH), Türkiye’de ve yurtdışında keseceği kurbanın hisse bedeli 1.200 TL. Kardeş Eli İnsani Yardım Derneği’nin Türkiye, Sri Lanka, Yemen, Bangladeş ve Arakan’da kestiği kurbanın bedeli 1.250 TL, Gazze’de kestiği kurbanın bedeli 2.750 TL, Ürdün, Suriye ve Lübnan’da kestiği kurbanın bedeli 2.250 TL, Afrika’da kestiği kurbanın ise bir hisse bedeli 595 TL, bir adet bedeli 695 TL. Erzurum merkezli Vuslat Derneği Afrika, Asya, Avrupa ve Güney Amerika’daki toplam  20 ülkede, hisse bedeli 750 liraya kurban kesecek. Türkiye’de kesecekleri kurbanın hisse bedeli ise 1.800 TL. Ankara merkezli Cansuyu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Afrika’da 800 TL’ye, Asya’da 900 TL’ye, Arakan, Moro ve Bangladeş’te 1.200 TL’ye, Türkiye, Yemen ve Filistin kamplarında 1.650 TL’ye, Gazze’de 2.900 TL’ye kurban kesiyor. Merkezi İstanbul-Sultangazi’de olan Ses Ver İlim Hizmet ve Yardımlaşma Derneği, kurban için 750 TL bağış da kabul ediyor, 970 TL’ye kurban da kesiyor. Ama aynı web sitesinde büyükbaş kurban için 5.250 TL, vacip kurban için 850 TL bağış kabul ettiklerini de yazmışlar. İsmailağa Cemaati’nin girişimi Nefes Ol İnsani Yardım Derneği’nin kurban hisse bedeli 750 TL. “Ben bir küçükbaş kestireceğim” derseniz, bedeli 850 TL. Büyükbaş kesilsin isterseniz bedeli 5.250 TL. Kurbanları Türkiye’de ve Afrika’da dağıtıyorlar. İsmailağa Cemaati’nin bir başka girişimi olan İnsana Değer Veren Dernekler Federasyonu’nun (İDDEF) Afrika, Asya, Ortadoğu ve Balkanlar’daki 40 ülkede, 264 bölgede keseceği kurbanın bir hissesinin bedeli 700 TL, bir küçükbaş kurbanın bedeli 800 TL. Merkezleri İstanbul-Üsküdar’da, Kısıklı Mahallesi’nde bulunan Sadakataşı Derneği yurtiçi ve yurtdışında 750, 1.200, 1.500 ve 2.500 liralık hisse bedelleri ile kurban kesiyor. Türkiye’de bir hisse kurban bedeli ise 1.200 TL. Merkezi İstanbul’da bulunan Tüm Afrika’nın Dostları Derneği de (TADD) hisse başına 850 liraya sizin için kurban kesiyor.

Hatırlarsanız bu memlekette bir zamanlar kurban derisi ve bağırsağını sadece Türk Hava Kurumu toplayabilirdi. Türk Hava Kurumu’nun bu tekeli, 2013 yılının kurban bayramından birkaç gün önce kaldırıldı. Şimdi deri ve bağırsakları isteyen istediğine bağışlıyor. Ama bu arada Türk Hava Kurumu da bağış toplamaya devam ediyor.

Online kurban kesen ya da kurbanlık bağış kabul edenler, benim görebildiğim kadarı ile bunlar. Çoğu çeşitli seviyelerde dini hassasiyete sahip vakıf ve dernekler. Bu iş gerçekten de o kadar “mali” ki aralarında İstanbul’da elektrik direklerine, otobüs duraklarına, bilbordlara ilan verenler var. Düşünün ne kadar para dönüyor. Bir de dikkat ettiniz mi bilmem, Türkiye’de kestikleri kurbanın fiyatı, yurtdışında kestiklerinden daha pahalı. Enflasyon Türkiye’de kurban fiyatlarını da vurmuş.

Bu koşullarda Türkiye’deki Müslüman bu sene kurban kesebilir mi? Hangi koşullar mı? İşte, haziranda enflasyon TÜFE’de %17,5, gıda fiyatlarında %20, ÜFE’de %43. Mayısta işsizlik oranı %13,2, geniş işsizlik oranı %27, resmi işsiz sayısı 4 milyon 237 bin. Sanayi sektöründe, nisan ve mayısta toplam 269 bin kişi işsiz kaldı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) bugün, Merkez Bankası işbirliği ile yürüttüğü tüketici eğilim anketinin temmuz verilerini açıkladı, tüketici güveni temmuzda hazirana göre %2,7 oranında azalmış, Haziran 2021’de 81,7 olan endeks, Temmuz 2021’de 79,5 olmuş. Hanenin maddi durumu endeksi haziranda 61 iken temmuzda 57,9’a gerilemiş. Gelecek 12 aylık döneme ilişkin hanenin maddi durum beklentisi endeksi haziranda 82,9 iken temmuzda %3,8 oranında azalarak 79,8 olmuş. Tüketicinin gelecek 12 aylık döneme ilişkin genel ekonomik durum beklentisi endeksi haziranda 86 iken temmuzda %3,3 oranında azalarak 83,2’ye gerilemiş.

Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu gösteriyor. Tüketici güven endeksi AKP-Erdoğan iktidarı boyunca, 2005 yılından bu yana 100’ün altında. Yani tüketici 2005 yılından bu yana kötümser. Şimdi diyebilirsiniz ki “Yahu 2005’ten beri kötümser olan o tüketici, her bayramda kurban kesiyor, her seçimde de Erdoğan’ı-AKP’yi iktidara getiriyor.” Valla İslam’ın beş şartının yanı sıra imanın da altı şartı var, onlardan biri de “kadere iman”. Dolayısı ile tüketicinin hikmetinden sual olunmaz.

İnananların kurban bayramı mübarek olsun.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus