Taliban 2.0: 1996’dan bugüne farklar ve benzerlikler

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Taliban, kurduğu geçici hükümeti salı günü (7 Eylül) uluslararası kamuoyuna açıkladı. Dünya, Taliban’ın kapsayıcı bir hükümet kurmasını bekliyordu ancak açıklanan hükümette yer alan isimler ve Taliban’ın dün söyledikleri ile bugün uyguladıkları arasındaki fark hemen dikkat çekti. Ortaya çıkan bu gelişmelerden sonra şimdi akıllarda tek bir soru var: Taliban 1990’lı yıllardaki baskıcı yönetimini yeniden mi kuruyor?

Afganistan’da başkent Kabil’in 15 Ağustos’ta tamamen Taliban’ın kontrolüne geçmesinin ardından Taliban liderlerinden Molla Abdulgani Baradar, artık silahlı mücadeleyi değil hükümet kurmayı amaçladıklarını vurgulamış ve “Afganistan’ın tüm halkını temsil eden kapsayıcı bir hükümet kurmak için çalışıyoruz” demişti.

Bir süredir kapsayıcı bir hükümet kurulmak istendiği ve uluslararası toplum ile barışa dayanan ilişkiler kurma hevesi neredeyse bütün Taliban yetkilileri tarafından dile getirilmişti.

Taliban’ın 15 Ağustos’ta aniden tüm gücü eline almasından sonra halka seslenen Taliban Sözcüsü Zabihullah Mücahid, “Barış içinde yaşamak istiyoruz. Biz herhangi bir iç ve dış düşman istemiyoruz” demişti.

Tüm bu açıklamalardan sonra ülkede bulunan Afganlar, yabancı hükümetler, insani yardım kuruluşları ve dünya çapındaki siyasi uzmanlar dahil uluslararası toplumun Taliban’a gönderdiği mesaj ise çok açıktı: “Sizi sözlerinizle değil, eylemlerinizle yargılayacağız.” 

Fakat açıklanan hükümet, daha önce verilen mesajlar ve uluslararası toplumun Taliban’a yönelik beklentileri ile taban tabana zıt durumdaydı. Yoksa medyayı nasıl yönlendireceğini çok iyi bilen Taliban daha önce verdiği mesajlar sayesinde kendisine doğrultulan eleştirileri ortadan kaldırabileceğini mi düşünmüştü? Eğer böyle düşünmüşse, isabetli bir adım attığı aşikâr. Zira Kabil’de Afgan kadınların protestoları sırasında Taliban’ın protestocuları dağıtmak için havaya ateş açtığı, tüfek dipçikleri ve sopalar kullandığı haberleri uluslararası basında pek yankı bulmadı.

Verilen ılımlı mesajların aksine, geçmişte Taliban’ın baskıcı yönetimini hatırlatan Ahlak ve Erdem Bakanlığı geri döndü, Kadın İşleri Bakanlığı hükümet şemasından çıkarıldı. Kabinede “kapsayıcılık bakımından örnek gösterilebilecek” sadece iki isim var. Kabinede tek bir kadın bile bulunmuyor.

Nereden nereye

Taliban daha önceki barış müzakerelerinde kadın müzakereciler ile yaptıkları görüşmelerde, kadınların devlet bakanlığı da dahil olmak üzere cumhurbaşkanlığı dışında her rolü oynayabileceklerine dair güvence vermişti. Ancak dün dündü, bugün bugün.

Şubat 2020’de, dönüm noktası niteliğindeki ABD-Taliban anlaşmasının imzalanmasından sonra Taliban’ın dönüşünden endişe eden Afganlar’a nasıl bir mesaj vermek istediği sorulduğunda Muhammed Abbas Stanikzai, “Onlara çoğunluğun kabul edebileceği bir hükümete sahip olacağımızı söylüyorum” demişti.

Taliban aynı zamanda, Katar’ın başkenti Doha’daki görüşmelerin ilk gününde artık bir İslam emirliği talep etmeyeceğini de söylemişti.

Gelecek ne getirecek?

Açıklanan yeni hükümet ile mutlak pozisyonunu pekiştiren Taliban’ın önümüzdeki dönemde bu hâkimiyetini koruyup koruyamayacağı konusu ise oldukça tartışmalı. Zira, Taliban’ın daha genç kesimlerinden bile bir meydan okuma çıkabileceği söyleniyor.

Geçen günlerde Taliban’ın genç bir mensubu, “Tarihin derslerine dikkat etmeliyiz” diyerek önemli bir mesaj verdi. Genç Taliban aynı zamanda, sadece dini konularda eğitim gören mollalara bu kadar çok görev verilmesinden rahatsızlık duyduğunu söyledi.

Kabil’de Afgan kadınların düzenlediği protestolar da yeni yönetime yönelik olarak güçlü bir mesaj niteliği taşıyor.

Öte yandan geçici kabinenin ilanından sonra gelen bir açıklamada, “yetenekleri, rehberlikleri ve çalışmaları için tüm yetenekli ve profesyonel insanlara” ihtiyaç duyulduğu belirtildi.

Bu bakımdan Taliban’ın üst yönetiminin temel amacının “İslam Emirliği’ni güçlendirmek” olduğu aşikâr. Fakat yeni dönemin yeni zorluklarla geldiği de bir o kadar gerçek. 

Dünyanın gözü Taliban’ın üstünde

Afganistan’da geçen ay çöken hükümetin bütçesinin yüzde 80’i dünyanın önde gelen yardım kuruluşları tarafından sağlanıyordu. Şimdi tüm dünya Afganistan’ın geleceği için Taliban’ın eylemlerine odaklanmış durumda.

Birleşmiş Milletler’in (BM) İnsani Yardım Şefi Martin Griffiths, kadın ve kız çocukları da dahil olmak üzere insani ilke ve değerlerin önceliğini vurguladı. Griffiths, ülkenin çok zor bir durumda olduğunu söylerken Taliban yöneticilerinin kendisinden sabır ve tavsiye istediğini söyledi.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanlığı da geçen günlerde dünyanın Taliban’ı yakından izlediğini açıklamıştı. Aynı şekilde Rusya’nın Nezavisimaya Gazeta gazetesinde yayımlanan bir yazıda, Taliban’ın uluslararası bakımdan tanınması için az bir şansı olduğu vurgulanmıştı.

Diğer yandan, Afganistan’ın yeni hükümeti, dünya çapındaki cihadi hareketlerin de merceği altında.

Kaynak: BBC

Derleyen: Gökalp Badak

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus