KLİMİK’ten salgın sempozyumu – Prof. Dr. Alpay Azap: “Koronavirüsün altı-dokuz ay içinde mevsimsel bir hastalığa dönüşeceğini düşünüyorum”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) tarafından İstanbul’da düzenlenen ve 400’e yakın hekimin katıldığı “KLİMİK- COVİD 19 Sempozyumu” başladı. Sempozyumda, koronavirüs ile ilgili son bilimsel gelişmeler bütün yönleriyle ele alındı. KLİMİK Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap, Koronavirüsün, altı- dokuz ay içinde mevsimsel bir hastalığa dönüşeceğini düşünüyorum” diye konuştu.

KLİMİK tarafından düzenlenen sempozyuma dernek başkanı Prof. Dr. Alpay Azap, derneğin genel sekreteri ve Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, derneğin yönetim kurulu üyeleri Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, Doç. Dr. Süda Tekin ve Prof. Dr. Neşe Demirtürk ile Doç. Dr. Mehtap Aydın ve Prof. Dr. Esin Şenol katıldı.

“Aşıları yaygınlaştırabilirsek bu hastalık tıpkı grip gibi bir mevsimsel hastalığa dönüşecek”

Medyascope’a konuşan Prof. Dr. Alpay Azap, koronavirüs salgınının altı-dokuz ay içinde mevsimsel bir hastalığa dönüşeceğini düşündüğünü belirterek şöyle konuştu:

“Bitmeyen salgın diye bir şey yok, bu da bitecek. Hepimiz çok bunaldık haklı olarak ama çoğu gitti azı kaldı. Aşılar var artık elimizde. Başlangıçta beklediğimizin de ötesinde koruma gücü yüksek olan aşılar var, ciddi yan etki yapmayan oldukça güvenli aşılar. Bunlar dünyada da artık çok miktarda üretilebiliyor ve dağıtılabiliyor. Dolayısıyla elimizde iyi bir silahımız var ama aşıların olması tek başına yetmez aşılanmak gerekir. Aşıları yaygınlaştırabilirsek, insanların hastalanmasını azaltabilirsek, sıfıra indirmek gibi bir şansımız yok, bu hastalık tıpkı grip gibi bir mevsimsel hastalığa dönüşecek. Salgının bitmesi dediğimiz şey virüsün yok olması değil, bunun bir mevsimsel hastalığa dönmesi. Kışın artıp, yazın azalan ama insanların sosyal hayatını etkilemeyen, tedavisi olan, ilaçları olan ve aşısı olan bir hastalığa dönüşmesi bizim beklediğimiz. Bu ulaşılabilir bir hedef.”

Prof. Dr. Alpay Azap

“İki yıl öncesine baktığımızda geldiğimiz noktanın oldukça iyi olduğunu söyleyebiliriz”

KLİMİK Genel Sekreteri Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz da yeterince aşılama oranına ulaşılana kadar bireysel ve toplumsal önlemlerin devam etmesi gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Koronavirüsün kısa süre içinde tamamen ortadan kaybolacağı düşünülmüyor, ilerleyen yıllarda grip gibi bir seyir izleyebileceği öngörülüyor. Ancak iki yıl öncesine baktığımızda geldiğimiz noktanın oldukça iyi olduğunu söyleyebiliriz. Şu anda bu hastalığı ve kötü sonuçlarını engelleyen oldukça etkili aşılara sahibiz. Elbette hastalığın tüm dünyada kontrol altına alınabilmesi için ülkelerde eşit ve yaygın aşılama son derece önemli. Bu sağlanana kadar da aşıyla birlikte diğer önlemlerin de devam etmesi gerekiyor. Yani şu anda aşılananlarda hastalığı, kötü sonuçlarını engellerken, toplumda ve dünyada yeterince aşılama oranına ulaşana kadar da yaygın test yapma, maske, mesafe, temizlik, havalandırma ve temas süresini kısa tutma gibi önlemlere de devam etmek zorundayız. Yeni varyantların aşıyla elde edilen bağışıklıktan kaçabilmesi veya aşılamanın yeterince yapılamaması gibi sorunlar olmakla birlikte, insanların yüzde 80’inde etkili bir bağışıklığın sağlanması halinde büyük oranda rahatlayabileceğimizi söyleyebiliriz.’’

‘‘Veriler, Delta kadar bulaşıcı olmadığı için Mu varyantının hâkim virüs haline gelemeyeceğini düşündürüyor”

Mu varyantıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Yavuz, yeni varyantın hâkim virüs haline gelmeyeceğini düşündüklerini belirtti:

Koronavirüsün beklenenden daha fazla mutasyon geçirmesinin en önemli nedenlerinden biri infeksiyonun kontrolsüz bir şekilde çok fazla yayılmasıdır. Şu ana kadar hastalığın daha fazla yayılması, virüsün aşılardan daha az etkilenmesi gibi ciddi sonuçlar doğuran dört adet ‘endişe yaratan varyant’ tanımlanmış durumda. Bunları Alfa, Beta, Gama ve Delta olarak isimlendiriyoruz. En son ortaya çıkan ve tüm dünyada yayılarak etkili olan Delta varyantı en bulaşıcı olanı ve aşıların etkisinde de bir miktar azalmaya neden oldu. Kolombiya kaynaklı Mu varyantı, henüz bu tür kötü sonuçlara yol açmadığı için ‘endişe yaratan varyant’ kategorisinde değil. Mevcut veriler, Delta kadar bulaşıcı olmadığı için Mu varyantının hakim virüs haline gelemeyeceğini düşündürüyor. Toplumlarda az da olsa dolaşmaya devam ederse üzerinde mutasyon biriktirerek daha avantajlı bir virüs haline gelebilir. Bu nedenle yakından izlenmekte.”

“Okulları açık tutabilmek için kısıtlama önlemleri de dahil her türlü önlemin alınması gerektiğini düşünüyoruz”

Okulların açılmasına da değinen Yavuz, 12 yaş üzerindekilerin en kısa sürede aşılanması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Okullar açılmadan 12 yaş üzerinde olanların iki doz aşısının bitirilmiş olması bizi çok rahatlatacaktı ancak maalesef bu sağlanamadı. Bu grubun en kısa sürede aşılanması çok önemli. Bunun dışında okullarda enfeksiyonun kontrol altında tutulabilmesi için şu anda uygulanacak maske, mesafe, hijyen önlemlerine ek olarak düzenli test sisteminin kurulması, sınıflarda havalandırmayı iyileştirecek düzenlemelerin yapılması, toplumda enfeksiyonun azaltılmasına yönelik etkili önlemlerin alınması gibi uygulamalar da gerekiyor. Okulların açılmasıyla, yeterli önlemin alınmadığı durumlarda ne yazık ki vaka sayılarında artışlar olduğunu diğer ülke deneyimlerinde gördük. Okulları açık tutabilmek için toplumda enfeksiyonu azaltacak kısıtlama önlemleri de dahil her türlü önlemin alınması gerektiğini düşünüyoruz.’’

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus