Taliban liderleri arasında kavga: Başbakan Yardımcısı Molla Abdulgani Birader’in Kabil’i terk ettiği iddia edildi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Taliban liderleri arasında büyük bir tartışmanın çıktığı, Başbakan Yardımcısı Molla Abdulgani Birader’in Kabil’i terk etmek zorunda kaldığı iddia edildi. Helmand vilayetinin Taliban mensubu yeni valisi Batı ülkelerine yardım çağrısında bulundu. Avrupa Birliği (AB) Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, AB’nin Taliban ile ilişki kurmaktan başka seçeneği olmadığını söyledi. Taliban ülkedeki ekonomik krizle boğuşuyor. Eski Amerika Birleşik Devletleri (ABD) başkanları George W. Bush, Bill Clinton ve Barack Obama, Afgan mültecilere yardım etmek için bir araya geldi. Afganistan’daki son gelişmeleri Medyascope sizin için derledi.

Üst düzey Taliban yetkilileri BBC’ye verdikleri demeçte, Taliban liderleri arasında Afganistan’daki yeni hükümeti oluşturulması konusunda büyük bir tartışma çıktığını söyledi. Yetkililer, Taliban’ın kurucularından Molla Abdulgani Birader ile bir kabine üyesi arasındaki tartışmanın cumhurbaşkanlığı sarayında meydana geldiğini belirtti.

Molla Abdülgani Birader

Kamuoyunda Birader’in son günlerde gözden kaybolması ve hakkında öldürüldüğü söylentileri çıkmasından bu yana, Taliban liderliğinde anlaşmazlıklar olduğuna dair iddialar mevcuttu. Ancak Taliban bu iddiaları resmen yalanladı.

Taliban kaynaklarından biri, yeni kabinede Göçmenler Bakanlığı görevini üstlenen Hakkani Ağı’nın kurucusu Celaleddin Hakkani’nin üvey kardeşi Halil Rahman Hakkani ile Birinci Başbakan Yardımcısı Molla Abdulgani Birader arasında şiddetli tartışma yaşandığını, her ikisinin de o sırada yanlarında bulunan destekçileri arasında kavga çıktığını öne sürdü.

Katar merkezli üst düzey bir Taliban üyesi ve ilgililerle bağlantılı bir kişi de geçen hafta sonlarında bir tartışmanın gerçekleştiğini doğruladı.

Zafer paylaşılamıyor

Kaynaklar, tartışmanın Birinci Başbakan Yardımcısı Birader’in geçici hükümetin yapısından memnun olmaması nedeniyle çıktığını söyledi. Ancak esas sorunun, Taliban’ın Afganistan’daki zaferini kimin üstlenmesi gerektiği konusundaki anlaşmazlıklardan kaynaklandığı görülüyor.

Birader, Taliban’ın zaferinde en büyük payın kendisi gibi insanlar tarafından yürütülen diplomasi olduğunu savunurken, Taliban’ın en üst düzey isimlerinden biri tarafından yönetilen Hakkani Ağı’nın üyeleri ve destekçileri bu zaferin savaşarak elde edildiğini öne sürüyor.

Birader, 2020 yılında dönemin Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump ile telefon görüşmesi yaparak bir ABD başkanıyla doğrudan iletişim kuran ilk Taliban lideri olmuştu. Taliban adına ABD birliklerinin geri çekilmesine ilişkin Doha Anlaşması’nın altında da Birader’in imzası vardı.

Hakkani Ağı, son yıllarda Afganistan’daki Afgan kuvvetlerine ve Batılı müttefiklere karşı meydana gelen en şiddetli saldırılardan bazılarıyla ilişkilendiriliyor. Ağ, ABD’nin terör örgütleri listesinde yer alıyor.

Hakkani Ağı’nın lideri Siraceddin Hakkani yeni Taliban hükümetinde içişleri bakanı olarak görev yapıyor. ABD tarafından yerini bildirene 10 milyon dolar verileceği ilan edilen Siraceddin Hakkani, küresel bir terörist olarak kabul ediliyor.

Spekülasyonlar devam ediyor

Taliban’ın en tanınmış yüzlerinden biri olan Birader’in kaybolduğuna dair kamuoyunda söylentiler yayılmaya devam ediyor. Sosyal medyada Birader’in ölmüş olabileceğine dair spekülasyonlar da var.

Taliban kaynakları bu spekülasyonlara yanıt olarak, Birader’in Kabil’den ayrıldığını ve tartışmanın ardından Kandahar şehrine gittiğini söyledi. Birader’in pazartesi (13 Eylül) günü yayınladığı iddia edilen bir ses kaydında, “seyahatte olduğu” belirtildi. Birader aynı kayıtta, “Şu anda nerede olursam olayım, hepimiz iyiyiz” diye konuşuyor.

Taliban’ın bir kesimi ise hiçbir tartışma olmadığını ve Birader’in güvende olduğunu iddia etti ancak şu anda ne yaptığı konusunda çelişkili açıklamalarda bulundu. Bir sözcü, Birader’in Taliban’ın dini lideriyle görüşmek için Kandahar’a gittiğini ancak daha sonra “yorgun olduğunu ve biraz dinlenmek istediğini” söyledi.

Kimilerine göre ise Afganistan’da Taliban’ın sözlerinin doğruluğuna ilişkin haklı soru işaretleri var. Zira Taliban, 2015’te kurucu liderlerinden Molla Ömer’in ölümünü iki yıldan uzun süre saklamıştı.

Kaynaklar, Birader’in Kabil’e dönmesinin beklendiğini ve tartışma yaşandığı iddialarını yalanlamak için kamera önüne geçebileceğini belirtti.

Diğer yandan, şimdiye kadar hiç kamuoyunda görülmeyen Taliban’ın siyasi, askeri ve dini işlerinden sorumlu yüksek komutanı Heybetullah Ahundzade hakkındaki spekülasyonlar da sürüyor.  

Dışişleri Bakanı Emirhan Muttaki, dünkü (14 Eylül) açıklamasında uluslararası bağışçılara yardımlara yeniden başlamaları çağrısı yaptı. Bakan, uluslararası topluluğun desteklerini siyasileştirmemeleri gerektiğini söyledi.

Birleşmiş Milletler’in (BM) ülkede “insani felaket kapıda” uyarısından sonra pazartesi (13 Eylül) günü Afganistan’a 1 milyar dolardan fazla yardım sözü verilmişti.

Taliban’dan Batı’ya mesaj: “Silahla değil parayla geri dönün”

Helmand vilayetinin yeni valisi Talib Mevlevi, Batılı ülkeleri Taliban’ı Afganistan’ın meşru yönetimi olarak tanımaya çağırdı. Mevlevi, Batılı ülkelere “Silahla değil parayla gelin” diyerek seslendi. “Savaşta karşılaştık, normal zamanlarda birbirimizi tanımadık. Artık bu hükümeti tanırsanız gönlümüzü kazanabilir ve bizi mutlu edebilirsiniz” diyen Mevlevi, “Bütün o yabancı ülkeler kadınlarımızı, çocuklarımızı ve yaşlılarımızı işgal edip öldürdüler ve her şeyi yok ettiler. Şimdi uluslararası toplum bize insani yardım konusunda yardımcı olmalı ve eğitim, iş ve ticareti geliştirmeye odaklanmalı” diyerek Batı’ya açık kapı bıraktı.

Talib Mevlevi

Mevlevi ayrıca, Afgan halkının desteğinin de kendi yanlarında olduğunu vurgulayarak, “Uluslararası toplum, sivillerinin desteğini alan ülkelere yardım ediyor. Güvenlik getirdik ve halkımızın desteğine sahibiz, bu yüzden bize yardım etsinler ve hükümetimizi tanısınlar” çağrısında bulundu.

Afganistan’da artık insanların barış içinde yeniden inşa edebilecekleri bir yer olarak tanımlayan Mevlevi, “20 yıldır süren bir savaş var, bu yüzden normale dönmek biraz zaman alacak” dedi.

Mevlevi ise son olarak mesajını yineleyerek, “Tüm NATO ülkelerine son mesajımız şudur: Onlara yardım ettik. Onlara barış içinde ayrılmaları için bir şans verdiğimiz için minnettar olmalılar, savaşmadan gitmemeleri için onları durdurabilirdik ve hükümetimizi tanımalılar” diye konuştu.

Josep Borrell: “AB’nin Taliban ile ilişki kurmaktan başka seçeneği yok”

Avrupa Birliği (AB) Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Avrupa Parlamentosu’ndaki (AP) konuşmasında milletvekillerine, AB’nin gelecekteki gelişmeleri ancak yeni Afgan rejimiyle ilişki kurarak etkileyebileceğini söyledi.

Josep Borrell

Borrell, AB’nin Afganistan’daki Taliban hükümetiyle ilişki kurmaktan başka seçeneği olmadığını ve Kabil’de diplomatik varlığını sürdüreceğini belirtti.

Yüksek Temsilci Borrell, AB üyesi ülkelerin Afganistan’daki büyükelçiliklerinin kapatıldığını ve bunların yeniden açılmayacakğını ancak AB’nin ülkede hâlâ bir heyet bulundurduğunu dile getirdi. AB’nin dış politika şefi ayrıca, gerekli güvenlik koşullarının sağlanması durumunda yeni Taliban hükümetiyle daha yakın bir şekilde görüşebileceklerini söyledi.

Borrell, AB’nin Taliban hükümetini tanımayacağını ancak birliğin yeni yönetimle konuşmaktan kazanacağı çok şey olduğunu vurguladı.

Borrell, ABD öncülüğünde Afganistan’da girişilen “ulus inşa etme” politikasının bir trajedi olduğunu ve dönemin ABD Başkanı George W. Bush’un bu durumu yeterince iyi değerlendiremediğini öne sürdü.

Taliban’ın insan hakları konusunda yarattığı endişenin haklı bir endişe olduğunu vurgulayan Borrell, “Belki insan hakları hakkında konuşmak saf bir oksimorondur ancak onlara sormamız gereken şey bu. Olayları etkileme şansımız olması için Taliban’la ilişki kurmaktan başka seçeneğimiz yok. Angajman, mümkün olduğunca konuşmak, tartışmak ve kabul etmek anlamına gelir” dedi.

Borrell son olarak, mümkün olduğunca çok Afgan’ı korumak istediklerini ve Taliban ile bu konularda daha verimli bir politika oluşturmak için iletişime geçmeleri gerektiğini belirtti.

Taliban ekonomik krizle boğuşuyor

Taliban, ülkedeki kontrolü tamamen ele geçirmesinin üzerinden bir ay geçmesine rağmen ekonomik sorunlarla karşı karşıya.

Kırk yıllık savaştan ve on binlerce insanın ölümünden sonra, ülkede güvenlik büyük ölçüde sağlandı ancak Afganistan’ın ekonomisi son 20 yılda yapılan yüz milyarlarca dolarlık kalkınma harcamasına rağmen kötü durumda.

Kuraklık ve kıtlık, binlerce insanı zor durumda bırakıyor. Dünya Gıda Programı (WFP), ülkedeki gıdaların ay sonuna kadar biteceğinden ve bu durumun 14 milyon insanı açlığın eşiğine getireceğinden endişeli.

Batı dünyası yeni Taliban rejiminin insan hakları ve kadınlar konusundaki yaklaşımına odaklanmış durumdayken, Afgan halkının tek derdi ise sadece hayatta kalmak.

Kabil’de ikamet eden Abdullah, “Her Afgan aç, tek bir torba unları veya yemeklik yağları yok” diyerek durumun ne kadar vahim olduğunu ortaya koydu.

Bush, Clinton ve Obama, Afgan mültecilere yardım etmek için bir araya geldi

Üç eski ABD başkanı George W. Bush, Bill Clinton ve Barack Obama, Afganistan’dan ABD’ye yerleşen mültecileri desteklemeyi amaçlayan yeni bir girişimi desteklemek için bir araya geldi.

“Welcome.US” adlı girişim, eski liderler ve eşleri, özel çıkar grupları, ABD’li işletmeler ve diğer liderlerden oluşan kaynaklar ile Afgan mültecilere destek olmayı hedefliyor.

Bush ve eşi Laura, “Binlerce Afgan daha güvenli bir dünya için ön saflarda bizimle birlikte durdu ve şimdi bizim yardımımıza ihtiyaçları var” dedi. Organizatörler, girişime imza atan Cumhuriyetçi ve Demokrat valiler de dahil olmak üzere Afgan mültecilere iki partiden de destek geldiğini söyledi.

Bazı ABD eyalet ve yerel liderleri, göçmenlik konusunun ülkenin bazı bölgelerinde bölücü bir mesele olmaya devam etse de, mültecileri topluluklarına kabul edeceklerini belirtti.

Welcome.US girişimi Microsoft, Starbucks ve Walmart dahil ABD işletmelerinin yanı sıra gazi grupları ve yeniden yerleştirme kurumları gibi çok sayıda kar amacı gütmeyen kuruluş da dahil olmak üzere 280’den fazla kişi ve kuruluştan destek alıyor.

Derleyen: Gökalp Badak

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus