Türkiye’de çocuk yoksulluğu: Uzaktan eğitim çocuk işçiliğini artırdı, çocuklar kağıt, hurda toplayıcılığı ve seyyar satıcılık yapıyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Derin Yoksulluk Ağı, Türkiye’de Çocuk Yoksulluğu araştırmasının sonuçlarını yayımladı. Amacı, yoksulluğu görünür kılmak ve bunu bir insan hakları sorunu görmek olan dernek, Türkiye’nin de tarafları arasında bulunduğu Avrupa Sosyal Şartı başlıklı milletlerarası antlaşmayı ülke koşullarında inceleyerek mevcut tabloyu ortaya koydu. Araştırma, İstanbul’da yaşayan ve düzenli geliri olmayan, günlük ve güvencesiz işlerde çalışan 103 hane ile görüşülerek gerçekleştirildi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2019 yılında yayımlanan “Çocuk İşgücü Araştırması”na göre, Türkiye’de 5-17 yaş arası çocukların istihdam oranı yüzde 4,4. Çalışan çocukların yüzde 34,3’ünün eğitime devam etmediğini gösteren veriler, yüzde 30,1 oranında çocuğun tarım sektöründe, yüzde 23,7’sinin sanayi sektöründe ve yüzde 45,5’inin de hizmet sektöründe çalıştığını gösteriyor. Derin Yoksulluk Ağı’nın saha deneyimlerinden aktardığı rapora göre, yoksulluk koşulları altında yaşayan ailelerdeki çocuklar kâğıt, hurda toplayıcılığı, seyyar satıcılık gibi, ağır iş koşulları ve uzun çalışma saatleri gerektiren işlerde çalışıyor.

Salgın döneminde görüşülen ailelerin yüzde 34’ü yeterli ilaca ulaşamıyor

Avrupa Sosyal Şartı’nın 11. maddesi sağlığın korunması hakkını tanıyor. Derin Yoksulluk Ağı’nın araştırmasına göre, salgın döneminde görüşülen ailelerin yüzde 41’i herhangi bir sağlık güvencesi olmadığı için, yüzde 34’ü ise sağlık güvencesi ilaçlarını karşılamadığı için yeterli ilaca ulaşamıyor.

Türkiye Cumhuriyeti 11. Kalkınma Planı’nda “Yoksulluğun nesiller arası aktarımını azaltmak ve fırsat eşitliğini artırmak üzere çocukların bireysel ihtiyaçlarına yönelik uygulamalar hayata geçirilecektir” ifadesi yer alıyor. Dönemin Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın Roman Vatandaşlara Yönelik Strateji Eylem Planı’nda da Roman çocuklara psikolojik, akademik ve sosyal destek planlandığı görülüyor.

Derin Yoksulluk Ağı’nı araştırması sonucunda elde edilen veriler, çocukların hükumet tarafından verilen herhangi bir destekten faydalanamadığı yönünde. Ağın aynı araştırmasına göre İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden, kaymakamlıklardan ve devlet kurumlarından destek alan aileler var. Fakat sabit bir adrese ve kimliğe sahip olmadığı ve “sosyal kriterlere uymadıkları” sebebiyle hiçbir yardım alamayan aileler de bulunuyor. Verilere göre yardım alabilen aileler bu yardımları yüzde 90 oranında gıda harcamalarında, yüzde 35,2 oranında fatura ödemelerinde, yüzde 31,5 oranında çocuk bakım giderlerinde ve yüzde 22,2 oranında kiralarını ödemekte kullanıyor.

“Yüzde 57,8 eğitime dahil olamadı”

Derin Yoksulluk Ağı’nın araştırma verilerine göre, yoksulluk koşulları altında yaşayan 103 hanenin yüzde 57,8’inde çocuklar uzaktan eğitime devam edemedi. Çocukların teknolojik cihazlara ve internete erişemedikleri, yetişkin desteğinden yoksunluk, uzaktan eğitime erişim konusunda bilgisizlik ve çalışmak zorunda olmaları sebebiyle eğitime dahil olamadıkları görüldü.

“Yüzde 38,8 evini kaybetme riski taşıyor”

Derin Yoksulluk Ağı’nın tespitlerine göre, günlük işlerle geçinen ailelerin yüzde 10’u baraka ya da çadırlarda yaşıyor. Bu aileler arasında kentsel dönüşüm nedeniyle ve salgın döneminde evlerini kaybedenler bulunuyor. Aileler, İstanbul’a geldiklerinden beri baraka ve çadırda yaşadığını söylüyor. Görüşülen 103 hanenin yüzde 38,8’i evlerini kaybetme riski taşıdıklarını dile getiriyor.

Derin Yoksulluk Ağı’nın ortaya koyduğu tablo, görüşülen ailelerin yüzde 85’inin yeterli besine ulaşamadığı yönünde.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus