İSTANBUL (Medyascope, ANKA) – Şadi Yazıcı’ya yönelik sözleri nedeniyle hâkim karşısına çıkarılması için Silivri’den sabah yola çıkan Ekrem İmamoğlu, aracı arızalandığı gerekçesiyle geri götürüldü. İmamoğlu lavabo ihtiyacının dahi karşılanmadığını söyledi “Canlı canlı işkenceye tabi tutuluyorum. Araç arızası denilerek bu ülkenin askeri ve komutanları bir başsavcının talimatına alet edildi” dedi. Duruşma 11 Eylül 2026’ya ertelendi.
Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Ekrem İmamoğlu, duruşmaya götürülürken araç arızalandı ve geri gönderildi.
- Duruşma 11 Eylül 2026’ya ertelendi, İmamoğlu SEGBİS aracılığıyla bağlandı.
- İmamoğlu, yaşananları “canlı canlı işkence” olarak tanımladı ve duruşmaya katılma hakkının ihlal edildiğini savundu.

23 Mart 2025’ten Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun, 2023’te bir törende eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’ya hakaret ettiği iddiasıyla yargılanıp iki kez beraat eden ancak istinafın usulden bozması üzerine yargılandığı dava İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam etti.
İmamoğlu’nun mahkemede hazır bulundurulması için yazı yazıldı. Bu doğrultuda hâkim karşısına çıkmak üzere Silivri’den yola çıkan İmamoğlu, “araç bozuldu” gerekçesiyle geri çevrildi. Bunun üzerine İmamoğlu, duruşmaya SEGBİS aracılığı ile bağlandı.
Duruşmada hâkim, “Diğer tüm sanıklara yaptığımız gibi sizin de burada hazır edilmeniz için yazı yazdık. Getirilemeyeceğinize dair dün akşam bir yazı geldi. Ancak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı ile görüştüm, buna rağmen sabah getirilmeniz için hazırlık yapıldı ve araç arızalandığı için işlem yapılamadı” dedi.
İmamoğlu, mahkemenin duruşmaya fiziken katılması yönündeki çağrısını bildiğini belirterek, “Mahkemelerin adil yargılama açısından sanığın fiziken hazır bulunmasının bir hak olduğunu bilecek kadar ne yazık ki mahkemelere maruz kalmış birisiyim. Ancak bugün buraya çağrılmama neden olan mesele, bu sabah yaşadıklarımdan sonra artık teferruat haline gelmiştir” diye konuştu.
Mahkeme başkanının, bir gün önce mesai sonrasında kendisinin SEGBİS’e alınmasına ilişkin kararın cezaevine bildirildiğini söylediğini aktaran İmamoğlu, böyle bir karardan haberdar edilmediğini ifade etti.
İmamoğlu’nu duruşmaya götüren araç “bozuldu”
İmamoğlu, yaklaşık 60 kilometrelik yolculuğun ardından yeniden cezaevine götürüldüğünü belirterek, “Saat 07.30’da cezaevinden çıktım. Yaklaşık 60 kilometre yol gittikten sonra geri döndürüldüm. Saat 09.20’de yeniden cezaevine giriş yaptım. Yani beni çoktan Kartal’da olması gereken bir saatte tekrar cezaevine getirdiler” dedi.
İstanbul’u iyi bildiğini belirten İmamoğlu, yaklaşık 60 kilometre yol gittikten sonra aracın durduğunu söyledi. Aracın kaputunun açılıp kontrol edildiğini, ardından yeniden hareket edildiğini aktaran İmamoğlu, daha sonra aracın geri dönmeye başladığını fark ettiğini anlattı. İmamoğlu, “Ne olduğunu sordum. Bana bilgi bile verilmedi. Daha sonra aracın arıza yaptığı ve bu nedenle geri dönüldüğü söylendi. Ben de ‘Bir dakika, ne yapıyorsunuz? Arıza yaptıysa neden geri dönüyoruz? Arızalı bir araçla geri dönmek nasıl bir çözüm olabilir?’ dedim” diye konuştu.
“Araç arızalı ise neden geri dönüyorsunuz?”
Bunun üzerine konvoydaki bir komutanın yanına geldiğini belirten İmamoğlu, “Kendisine, ‘60 kilometre yol geldiniz. Kalan mesafe belli. Araç arızalıysa neden geri dönüyorsunuz? Arızalı bir araç neden tekrar yola çıkarılıyor?’ diye sordum. Bana, ‘Araç arızalı, geri dönmemiz gerekiyor’ denildi. Ben de bunun yanlış olduğunu söyledim” dedi.
Yaşananlara tepki gösteren İmamoğlu, “Aracın gerçekten arızalı olduğuna inanmadığımı söyledim. Bu yapılan yanlışa ne Türk askerini ne de şoförü alet etmeyin dedim. Bunun ayıp, yazık ve günah olduğunu söyledim. İtiraz ettim, sesimi yükselttim. Daha sonra kapıyı kapattılar ve beni tekrar araca bindirerek cezaevine geri götürdüler” diye konuştu.
Lavabo ihtiyacı karşılanmadı
Cezaevine dönüş sırasında tuvalet ihtiyacını da ilettiğini anlatan İmamoğlu, talebinin karşılanmadığını söyledi, “Lavabo ihtiyacım olduğunu söyledim. Ancak ‘Beklesin’ denildi. Bir lavabo ihtiyacı için bile durmaktan imtina eder hale getirilmişti komutan da asker de. Durum bu kadar basitti” dedi.
Cezaevine dönüşünde kurum müdürüyle görüştüğünü aktaran İmamoğlu, “İçeride Sayın Müdür Bey bana, ‘Duruşmanızın SEGBİS üzerinden yapılacağı bildirildiği için geri getirildiniz’ dedi. Eğer durum buysa, o zaman bu işe asker neden alet edildi? Bir başsavcının egosu zedelenecek diye, bir başsavcının adil yargılanmamı engellemeye yönelik tutumu nedeniyle gece yarısı ya da sabah saatlerinde bir talimat verilmiş ve benim duruşma salonuna gelmemem için bir tezgâh kurulmuştur” diye konuştu.
Yaşananları “psikolojik işkence” olarak nitelendiren İmamoğlu, şunları söyledi:
“Bu tezgâh işletilmiş ve ben ciddi anlamda psikolojik işkenceye maruz bırakılmış durumdayım. Bu ilk değildir, son da olmayacaktır. Ben mahkeme huzurunda ifade verme hakkına sahip birisiyim. Bildiğim kadarıyla Anayasa Mahkemesi’nin de bu yönde kararları bulunmaktadır. Sanığın mahkeme huzurunda bulunmaması nedeniyle bozulmuş çok sayıda karar vardır. Dolayısıyla mahkemenizin beni duruşmaya çağırması ne kadar doğal ise, benim de buna icabet etmem o kadar doğaldır.”
“Canlı canlı işkenceye tabi tutuluyorum”
Bugün yaşananların “tarihi bir zulüm” olduğunu da belirten İmamoğlu, “Bugün yaşanan tarihi bir zulümdür, işkencedir. Bu işkenceye sebep olanlar hakkında işlem yapılmasını mahkemenizden talep ediyorum. Bu konuda avukatlarımla acilen görüşmek istiyorum. Bu bilinçli bir işkencedir” dedi.
Duruşma salonunda bulunamaması nedeniyle savunma hakkının da ihlal edildiğini savunan İmamoğlu, “Avukatlarım orada, benim onlarla iletişim kurma imkânım yok. Canlı canlı işkenceye tabi tutuluyorum. Ayrıca bana yalan söylendi. Araç arızası denilerek bu ülkenin askeri ve komutanları bir başsavcının talimatına alet edildi. Tarafıma gerçeğe aykırı bilgi verildi” dedi. Aracın arızalandığı yönündeki açıklamaya da tepki gösteren İmamoğlu, “Bozuk olduğu söylenen bir araç 60 kilometre gittikten sonra 60 kilometre geri dönüyorsa, o aracın çoktan parçalanmış olması gerekir. Buna rağmen bana ve kamuoyuna araç arızası gerekçe olarak sunuldu” dedi.
Duruşma 11 Eylül’e ertelendi
Mahkeme heyeti ise cezaevi idaresinden kendilerine de benzer yönde bilgi verildiğini belirterek, İmamoğlu’nun duruşmaya getirilemeyeceğinin önceden yazılı olarak bildirildiğini, bugün de getirilmek istendiği ancak araç arızası nedeniyle geri dönüldüğünün aktarıldığını ifade etti.
Son olarak hâkim, “Ekleyeceğiniz bir şey var mı?” diye sordu. İmamoğlu, “Ben huzurda savunma yapmak istiyorum. Sebebi de yüce Türk yangısını yerle bir etmek isteyenlere karşı sizin gibi yargıçların vermesi gereken mücadeleyi veriyorum” diye yanıtladı. Hâkim, ara kararında, İmamoğlu’nun duruşmada hazır edilmesi için müzekkere yazılmasına ve duruşmanın 11 Eylül tarihine ertelenmesine karar verdi.
İmamoğlu son olarak, “Adil yargılamayı katletmeye çalışan bir düzenle karşı karşıyayım. Ben bugün bunu yapanları yüce Türk milletine şikâyet ediyorum” dedi.








