The Athletic: Jose Mourinho’nun birinci maçtan 1000. maça uzanan kariyeri

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

The Athletic yazarı Tom Worville‘nin Jose Mourinho’nun bu hafta sonu teknik direktör olarak çıktığı 1000. maçtan sonra hazırladığı “Jose Mourinho, from game one to game 1000/Jose Mourinho’nun birinci maçtan 1000. maça uzanan kariyeri” yazısını Medyascope Spor Servisi olarak sizin için çevirdik.

Jose Mourinho’nun birinci maçtan 1000. maça uzanan kariyeri

Roma’nın pazar akşamı Stadio Olimpico’da Sassuolo’yu 2-1 mağlup ettiği karşılaşmada tarih yazıldı.

Son derece eğlenceli ve nefesleri kesen bir maçta, Jose Mourinho’nun Roma’sı Sassuolo’yu yenmeyi başardı. Sonuç, büyük ölçüde Lorenzo Pellegrini ve Bryan Cristante’nin iyi çalışan bir serbest vuruş organizasyonu, Rui Patricio’nun kalecilik kahramanlıkları ve Stephan El Shaarawy’nin 91. dakikadaki golü ile geldi.

Üç puanı almak Roma’nın şampiyonluğu için önemliyken, Mourinho için daha önemliydi: Portekizli’nin teknik direktörlük kariyerindeki 1000. maçıydı. Maçtan sonra DAZN’e konuşan Mourinho, “Hafta boyunca kendime yalan söyledim, bunun özel bir oyun olmadığını söylediğimde yalan söyledim. 1000. maçımı kesinlikle her zaman hatırlayacağım. Bunu bir yenilgi olarak hatırlamak istemedim, o anı sonsuza kadar yaşamaktan çok korktum” dedi.

Mourinho müsabaka sonrasındaki meşhur sevinci sonrası, “Bugün 58 yaşında değilim, 10 ya da 11 yaşındayım. Futbola başladığınızda hayal ettiğiniz şey bu. Koşmak? Bir çocuğun yaptığı gibi koştum” açıklamasında bulundu.

Yenilgi kesinlikle durumu bozardı ancak belki de “Özel Kişi”nin büyük gününde oyunda daha büyük güçleri vardı. “Spor direktörümüz Tiago, bana adaletin yerine geldiğini çünkü Futbolun Tanrısı’nın Mourinho’nun 1000. maçını kazanmamasına izin vermeyeceğini söyledi. Ve belki de haklıydı.”

Mourinho, aynı dönüm noktasına ulaşan eski rakipleri Alex Ferguson ve Arsene Wenger, eski ustası Bobby Robson ve vatandaşı Fernando Santos’un bulunduğu gruba katılıyor. İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde 1000 maça ulaşan teknik direktörler arasında, yüzde 63,8’lik kazanma oranı ile hepsini geride bıraktı.

Benfica, Uniao de Leiria, Porto, Chelsea, Inter Milan, Real Madrid, Manchester United, Tottenham ve şimdi Roma’yı çalıştırdığı süre boyunca Mourinho’nun görmediği çok az kişi var. 638 maçta galip geldi, 205 beraberlik aldı ve 157 kez yenilgiyi tattı.

Mourinho’nun son 1000 maçındaki sonuçlarını, takımlarını ve oyuncularını mercek altına aldığımızda öğrenecek çok şey var…

Jose Mourinho’nun yönettiği takımlarda aldığı sonuçlar

Mourinho’nun kariyeri, Avrupa futbol tarihinin en ünlü iki teknik direktörünün kanatları altında başladı. Vitoria de Setubal, Estrela ve Ovarense ile çeşitli rollerin ardından 29 yaşında 1992’de Bobby Robson’ın Sporting’de tercüman ve asistanı oldu. 18 ay sonra görevden alınan Robson, Mourinho’yu 1994’te Porto’ya ve 1996’da tekrar Barselona’ya götürdü.

Robson, Barcelona’daki teknik direktörlük koltuğunu futbol menajeri olmak için boşalttı ve yerini Louis van Gaal aldı, Mourinho ise teknik direktör yardımcısı olarak kaldı. Birlikte, Rivaldo, Luis Figo ve Luis Enrique gibi yıldızların desteğiyle arka arkaya sezonlarda LaLiga’yı kazandılar.

Barcelona’nın 1997-1998 sezonundaki oyuncularının aldığı dakikalar ve bulundukları yaşlar

Ardından Mourinho’nun memleketi Portekiz’de Benfica ile yönetimdeki ilk olayı meydana geldi. 2000 yılında eylülden aralıka kadar sadece dokuz lig maçı süren ve sonuçlardan ziyade kulüp politikalarının bir sonucu olarak hızla sona eren kısa ömürlü maceraydı.

Yine de sonuçların kendisi çok karmaşıktı. Benfica görev süresi boyunca kazanma oranı yüzde 54,5 ile yönettiği dokuz kulüp arasında kariyerinin en düşük üçüncü oranıydı ancak Mourinho’nun o sırada teknik direktörlük yolculuğunda nerede olduğuyla, durumuyla ve Benfica’dan devraldığı kadro ile uyumlu bir rakamdı. Mourinho’nun tek kulüpte en iyi galibiyet oranı, Real Madrid’de oynadığı 178 maçın 128’ini kazandığı zamandı, bu kariyerini hızla yükselttiği Porto’daki zamanından daha iyi bir orandı.

2000-2021 arası Jose Mourinho’nun çalıştırdığı takımlardaki galibiyet oranları

Tabloda Mourinho’nun kulüp başına galibiyet oranlarına tam olarak uyan bir anlatım mevcut. Kariyerinin başında, Benfica ve Leiria ile çok iyi sonuçlar kaydederek uyum sağladı. Daha sonra Porto’yu yerel bir süper güce dönüştürerek üç sezonda altı kupa kazandı. Chelsea ve Inter’de benzer başarılar elde etti.

Real’deki oranı harikaydı ancak sonuçta önemli olan maçlardan yeterince kazanamadı. LaLiga şampiyonluğu, Copa del Rey ve İspanya Süper Kupası’nı kazandı, o sırada kadrodaki yetenek miktarı göz önüne alındığında nispeten küçük bir başarıydı. Diğer yandan, Manchester United ve Tottenham’daki son sezonlar, Mourinho’nun zamana ayak uydurma yeteneğini sorgulattı. 

Mourinho’nun yönettiği bireysel sezonlara bakıldığında, Real Madrid ile 2011-12 sezonu, tüm müsabakalarda oynadığı 58 maçın 46’sını kazanarak en iyisiydi. Mourinho’nun iyi belgelenmiş üçüncü sezon “düşüş”ü bu tabloda da görülebilir, daha uzun süre görev aldığında, zamanla galibiyet oranı düşmekte.

Mourinho’nun en yüksek galibiyet oranı yakaladığı sezon, 2011-2012’de Real Madrid ile şampiyonluğa ulaştığı dönem

Sonuçlara dayalı, gol farkı, ev sahibi avantajı ve ligler arası ayarlamaları hesaba katan ölçeklendirme sistemi ClubElo’yu kullanarak, Mourinho’nun sonuçlarının zaman içinde her takımda nasıl değiştiğine bakmak mümkün.

Özellikle Mourinho’nun erken kariyeri, Leiria, Porto ve Chelsea için gelişme dönemi denebilir. Ayrıca, daha sonra işler kötüye gitmeden önce, görev süresinin başında her iki tarafı da Real Madrid ve Manchester United’ı büyük ölçüde geliştirdi.

Genel olarak, belki de Chelsea’deki ikinci görevi ve Tottenham’daki zamanı dışında, Mourinho bulunduğu her kulübü bulduğundan daha iyi bir durumda bıraktı.

Jose Mourinho’nun zaman içinde değişkenlik gösteren kulüp performansları (ClubElo örnekleme sistemine göre)

ClubElo sistemi, her takımın kendi reytinginin bir kısmını diğerine karşı karşıya geldiğinde, kapmak için koyması ve oyunu kazanan takımın risk altındaki toplam puanları alması olarak açıklanabilir.

Müsabakalarda büyük favori olan takımlara, rakipleri çok az puan verirken, ondan çok az kazanç sağlar. Rakibe karşı düşük seviyede kalan takımlar ise beklenmedik bir sonuç elde ederek bol puan kazanırken daha fazla kazanç elde eder.

Aşağıdaki tablo, Mourinho’nun en şaşırtıcı galibiyetler veya en kapsamlı sonuç olarak en fazla ClubElo puanı kazandığı kulüp başına bir maçı göstermektedir.

Jose Mourinho’nun ClubElo’ya göre en büyük galibiyetleri

Deplasman maçları ortalama olarak kazanması en zor olan maçlar olduğu için bu sonuçların çoğu rakip sahadan geliyor. Mourinho’nun Panathinaikos deplasmanında uzatmada Porto ile aldığı 2-0’lık galibiyet, ClubElo’ya göre şimdiye kadarki en iyi sonuçlarından biri olmaya devam ediyor ki bu da, UEFA Kupası yarı finalinde Lazio’ya, finalde Celtic’e ve sonunda dört Avrupa kupasının ilkini beraberinde getirmişti.

Manchester United’a karşı 6-1’lik sonuç Tottenham’a çok sayıda ClubElo puanı kazandırdı, ancak oyunun oynandığı koşullar göz önüne alındığında, (Anthony Martial 28. dakikada skor 2-1 iken oyundan atıldı), bu sonuç belki de o kadar şaşırtıcı değil.

Mağlubiyetler açısından, Chelsea’nin 2006’da Middlesbrough’a karşı aldığı 3-0’lık mağlubiyet, Mourinho’nun maçtan sonra kabul ettiği üzere kişisel tarihinin en kötü mağlubiyetiydi (ClubElo sadece lig ve Avrupa maçlarını hesaba katar).

Portekizli çalıştırıcı maçtan sonra verdiği demeçte de mağlubiyeti şöyle yorumlamıştı: “Kaybettiğin zaman, her zaman kötü bir gündür, özellikle de çok şey kaybetmediğinde. Chelsea’de geçirdiğim zaman içinde, bu Premier Lig’deki üçüncü yenilgi ve bunun en kötüsü olduğunu söyleyebilirim.”

Jose Mourinho’nın ClubElo’ya göre aldığı en kötü mağlubiyetler

Özellikle, buradaki kötü sonuçların çoğu evden uzakta ve Mourinho’nun takımının birden fazla golle kaybetmesinden kaynaklanıyor. Mourinho’nun son on yılda aldığı en kötü sonuç, geçen sezon Tottenham’ın Avrupa Ligi’nden eleyen Dinamo Zagreb’e deplasmanda 3-0’lık mağlubiyeti oldu.

Bu, Mourinho için herhangi bir mağlubiyetten daha kırıcıydı. Maçtan sonra şunları söyledi: “Takımım, sadece futbolun temellerini değil, hayatın temellerini, yani işimize saygı duymayı ve her şeyini vermeyi yerine getiremeyen bir takım. Üzgünüm.”

Mourinho’nun kendisi muhtemelen en büyük kazanç ve kayıplarla pek ilgilenmeyecek. Doğru ya da yanlış, birçok kişiye göre mirası, kupa dolabının boyutuna ve ne kadar dolu olduğuna göre belirlenecek. Şimdiye kadar kazandığı kupanın büyük kısmı 2002 ve 2013 yılları arasında, 2007-08 Chelsea’deki sekiz maçlık dönem (dördüncü sezonu) eli boş bitirdiği tek yıldı.

Roma’daki iyi başlangıç sonrası Mourinho’nun destekçileri, bu sezonun kupa ile sonlanabileceğini umuyorlar. En son 2016-17’de kazandığı Manchester United ile Avrupa Ligi, Lig Kupası ve Community Shield’deki meşhur “üçlü kupa”‘dan sonra bu sezon hiçbir şey kazanamaması halinde kariyerinin kupasız en uzun dönemini geçirmiş olacak.

Jose Mourinho’nun çalıştırdığı takımlar

Mourinho’nun başarıları ve sonuç rekorları, onun altında oynayan oyuncular olmadan bir hiç. Sonuç olarak, tüm müsabakalarda kullandığı 383 futbolcu bulunuyor.

John Swift ve Andre Vilas Boas gibi bazıları (Mourinho’nun yardımcılığını da yapan teknik direktör Andre Villas-Boas ile karıştırılmamalı), sadece bir dakika sahada kalabildi. Ricardo Carvalho ve Paulo Ferreira ise sırasıyla 10 ve altı sezon boyunca Portekizli için oynadı.

Benfica’dan başlayarak Mourinho en yetenekli kadroyla kutsanmadı, ancak bazı önemli isimleri vardı. Merhum Robert Enke, o zamanlar sadece 23 yaşında özel bir kaleciydi. Savunmada, İspanyol Carlos Marchena, 230 kez oynadığı ve iki LaLiga şampiyonluğu kazandığı bir kulüp olan Valencia’ya taşınmadan önce Os Encarnados (Kırmızılar) için tek sezonda yer aldı. Eski Celtic ve Nottingham Forest forvet oyuncusu Pierre van Hooijdonk da öne çıkan diğer isim oldu.

2000-2001 Benfica oyuncuları (Genç-Kariyerinin zirvesinde-Tecrübeli)

En dikkat çeken isim ise orta sahadaki Maniche. Genç Portekizli, Mourinho’nun en çok kullandığı isim oldu.

Mourinho’nun yolculuğunun bir sonraki aşaması, Temmuz 2001’de katıldığı Leiria’daki zamanıydı. Everton’dan defans oyuncusu Nuno Valente’yi, orta saha oyuncusu Tiago’yu (Chelsea ve Atletico Madrid orta saha oyuncusu Tiago Mendes ile karıştırılmamalı) ve Brezilyalı forvet Derlei’yi alarak, onları Porto’ya götürecekti.

2001-2002 Leiria oyuncuları (Genç-Kariyerinin zirvesinde-Tecrübeli)

Mourinho, 2002-03 sezonunda ilk teknik direktörü olarak Porto ile şampiyonluğu kazandığında, Portekiz’deki en iyi yeteneklerden bazılarını bir araya getirmişti. Paulo Ferreira sağ bekte ”Bay Güvenilir”di ve orta sahada Deco takımı yönetiyordu. Önde, genç Helder Postiga, Mourinho’nun Leiria’dan satın aldığı Derlei ile birlikte gol yükünü çekiyordu.


Porto’nun 2002-2003 sezonundaki oyuncularının aldığı dakikalar ve bulundukları yaşlar

Lig, Şampiyonlar Ligi ve Portekiz Süper Kupası’nı kazanan 2003-04 kadrosunda bazı yeni yüzler vardı. Güney Afrikalı Benni McCarthy (Celta Vigo’dan 11 maçta 12 gol kaydettiği başarılı bir kiralık sezonun ardından kulübe katılan), Sergio Conceicao (Porto’nun şu anki teknik direktörü) ve Jose Bosingwa (Chelsea ve Premier Lig’deki QPR için oynamaya devam etti) mevcuttu.

Porto’nun 2003-2004 sezonundaki oyuncularının aldığı dakikalar ve bulundukları yaşlar

McCarthy, kulübün başasında önemli rol oynadı. Fbref verilerine bakıldığında, 2003-04 sezonunda 2.642 dakikada hem ligde hem de Şampiyonlar Ligi’nde 24 gol atmayı başardı, bu da maç başına bir golden daha iyi bir orana karşılık geliyor (90 dakika başına yaklaşık 0,82 gol).

Mourinho, Porto’daki başarısının ardından Chelsea’ye geçti. Roman Abramovich’in büyük yatırım yaptığı transfer döneminde Chelsea, Porto’dan Ferreira ve Carvalho, Benfica’dan Tiago Mendes ile Petr Cech’i ve Didier Drogba, Arjen Robben gibi oyuncuları kadrosuna kattı.

2004-2005 Chelsea oyuncuları (Genç-Kariyerinin zirvesinde-Tecrübeli)

Premier Lig’de sadece 15 gol yiyerek ve bir mağlubiyet alarak, Mourinho takımlarının gelmiş geçmiş en iyi savunmasını oluşturdular.

Jose Mourinho’nun 2004-2005 Chelsea’si kariyerinin en iyi defansif performansını ortaya koydu

2009 ve 2010’da Mourinho’ya arka arkaya Seri A şampiyonluğu kazandıran Inter’de ise takım genelinde deneyimli oyuncularla doluydu. Kalede 29 yaşındaki Julio Cesar’ın, 37 yaşında iki yedeği vardı (Francesco Toldo ve Paolo Orlandoni).

Arkada da bir ton kıdemli yetenek vardı. Lucio, 2009-10’da Mourinho’nun yönetiminde tek bir sezon oynamak için katıldı ve Walter Samuel, Ivan Cordoba, Javier Zanetti ve Marco Materazzi ile dakikaları bölüştü. Orta sahada da isimler bitmiyordu. Wesley Sneijder ve Thiago Motta, sırasıyla 33 ve 30 yaşındaki Patrick Vieira ve Dejan Stankoviç ile birlikte rotasyonu paylaşıyordu.

Ön hat da gereğinden fazla oyuncuya ev sahipliği yaptı. Mario Balotelli ve Marko Arnautovic’in önünde tecrübeli Goran Pandev, Samuel Eto’o ve Diego Milito vardı.

2009-2010 Inter oyuncuları (Genç-Kariyerinin zirvesinde-Tecrübeli)

Nerazzurri’deki başarılı performansının ardından Mourinho, daha da büyük bir oyuncu grubuna sahip bir takım olan Real Madrid’e geçti. Real’deki ilk yazında Mesut Özil, Angel Di Maria, Sami Khedira ve Chelsea’den Ricardo Carvalho’ya yatırım yaptı.

2010-2011 Real Madrid oyuncuları (Genç-Kariyerinin zirvesinde-Tecrübeli)

Mourinho’nun elindeki hücum yeteneğinin hacmi göz önüne alındığında, görev süresi boyunca ortaya koyabildiği istatistikler şaşırtıcı değil. Genel olarak, tüm müsabakalarda maç başına ortalama 2.67 gol attılar ve Mourinho’nun en iyi ikinci hücum takımı olan Porto’dan belirgin şekilde daha iyiydiler.

Jose Mourinho en golcü dönemini Real Madrid ile yaşadı

2013-14’te Chelsea’ye dönen Mourinho, kulüpteki ilk döneminde oldukça önemli olan Cech, John Terry ve John Mikel Obi ile tekrar bir araya geldi. Ayrıca Chelsea’nin kadrosunda bugün dünyanın en iyi hücum oyuncularından bazıları vardı: Mohamed Salah, Kevin De Bruyne, Romelu Lukaku ve Eden Hazard.

Bunlardan Hazard kayda değer bir süre oynadı. Salah, De Bruyne ve Lukaku, toplamda sadece 674 dakika süre aldı.

2013-2014 Chelsea oyuncuları (Genç-Kariyerinin zirvesinde-Tecrübeli)

Mourinho’nun 2014-15 sezonunda şampiyon olan takımında birçok yeni yüz vardı. Kulüp efsaneleri Ashley Cole, Frank Lampard ve Michael Essien, bir önceki sezondan sonra, sınırlı oynama fırsatları olan Lukaku ve De Bruyne ile birlikte kulüpten ayrıldı. Didier Drogba da Stamford Bridge’e dönen isim oldu.

2014-2015 Chelsea oyuncuları (Genç-Kariyerinin zirvesinde-Tecrübeli)

Şampiyonluk Mourinho’nun dört yıllık yeni bir sözleşme almasını sağladı. Ancak 2015-16 sezonunun başında kötü sonuçlar yüzünden Aralık 2015’te kulüpten ayrıldı. Mourinho kısa süre sonra Mayıs 2016’da ve 2016-17’de Manchester United’a taşındı. Lig Kupası, Avrupa Ligi ve Community Shield’i yani “Büyük Üçlü’yü” kazandı.

United’da yönettiği oyuncuların çoğu onun için yeniydi. Sadece Chelsea’deki ikinci sezonundan Juan Mata ve Mourinho’nun 2008-09’daki ilk Serie A şampiyonluğunda 25 gol atan Zlatan Ibrahimovic, daha önce birlikte çalıştığı oyunculardı.

2016-2017 Manchester United oyuncuları (Genç-Kariyerinin zirvesinde-Tecrübeli)

Mourinho’nun en genç ilk 11’ini oynattığı yer Manchester United’dı ve ortalama yaşı sadece 22,4 idi. Golcü pozisyonunda (20) Joel Pereira, beklerde Demetri Mitchell (20) ve Timothy Fosu-Mensah (19) ile stoperde Eric Bailly (23) ve Phil Jones (25) bulunuyordu. Orta sahada Axel Tuanzebe (19), Paul Pogba (24) ve Scott McTominay (20) üçlüsüydü. Önde Josh Harrop (21), Jesse Lingard (24) ve Wayne Rooney (31) vardı.

Jose Mourinho’nun kullandığı dizilişler

Formasyon açısından, Mourinho her kulüpte farklı varyasyonlardaki dizilişleri kullanmaya çalıştı ve genellikle hem antrenmanlarda hem de maçlarda değişikliklere gitti. Porto’da genellikle 4-3-3’ü benimser ve 4-4-2 dizilişe geçerdi. Chelsea’de ”elmas” genellikle başlangıç dizilişiydi ve gerektiğinde 4-3-3’e geçiyordu.

Inter döneminde 4-2-3-1, sık kullanmaya başladı. Bu diziliş ile hücum ve savunma dengesini sağlayabiliyordu. 

Sonuç olarak, Mourinho’nun en yaygın dizilişi 4-2-3-1’ti ve Tottenham’da ve Roma teknik direktörü olarak en güvendiği taktiksel yerleşim oldu

Özellikle Mourinho, hiçbir zaman arkada üçlü savunma taraftarı olmadı ve bunu sadece belirli oyunlarda rakibin tehdidini etkisiz hale getirmek için kullandı.

Şimdilik 4-2-3-1, Mourinho’nun varsayılan oyun tarzı olmaya devam ediyor.

Jose Mourinho’nun oyuncuları

Mourinho’nun 1000 parçalık yapbozunun son kısmı, altındaki oyuncuların bireysel performansları. Bununla ilgili veriler nispeten azdır ancak Mourinho’nun en çok gol atan ve asist yapan oyuncularına ve onun en çok oynayan takımına bakmak mümkün.

En golcü oyuncusu Cristiano Ronaldo oldu

Golcülere gelince, Cristiano Ronaldo, Mourinho yönetiminde son derece üretkendi ve sadece üç sezonda tüm maçlarda 168 gol attı. Oynadığı dakikalar göz önüne alındığında, 90 dakika başına 1,06 gole çevridi. Şüphesiz üç yıllık bir süre boyunca herhangi bir forvetin en iyi gol oranıydı.

Listenin geri kalanı oldukça eğlenceli. Geçen sezon Tottenham’da Mourinho’nun Avrupa Ligi’ndeki bitiriricisi Carlos Vinicius, birkaç dakika içinde çok sayıda gol atarak adından çokça söz ettirdi. Loic Remy ve Gareth Bale, Vinicius gibi Mourinho’nun altında birkaç dakika içinde mükemmelleşen oyunculardan bazıları.

Mourinho’nun asist makineleri: Deco, Mesut Özil ve Di Maria

En çok asist yapan oyuncusu ise şu ana kadar Deco oldu. Mourinho’nun üretim merkeziydi ve Porto’da üç sezonda toplam 65 asist yaptı ve Mesut Özil’in Real Madrid’deki 90 dakikaya 0,64’lük oranının biraz üzerindeydi. Listede pek çok yaratıcı oyuncu var -Kaka, Cesc Fabregas, Wesley Sneijder- ancak en çok dikkat çeken isim, küçük bir örneklemde iyi oynayan Cesar Peixoto oldu.

En çok dakika alanlar

Mourinho için en fazla dakika oynayan oyuncuları göz önünde bulundurursak, aşağıdaki takım, tüm kulüp görevlerinde dakikalara göre en çok kullandığı oyuncuları.

Jose Mourinho’nun kariyeri boyunca en çok kullandığı oyuncular

1000 maç geride kaldı ve Mourinho şu ana kadar Roma’da güzel bir başlangıç yaptı. Kupa hasretine son verip vermeyeceği henüz belli değil ancak tarih bize Roma’yı bulduğundan daha iyi bir pozisyonda bırakacağını söylüyor, 4-2-3-1 oynayacak ve sıkıcı olması pek mümkün değil. 

Yazar: Tom Worville

Çeviren: Kubilayhan Kavrazlı

Editör: Doğa Üründül

Kaynak:https://theathletic.com/2823456/2021/09/14/jose-mourinho-from-game-1-to-game-1000/

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus