Murat Yetkin yazdı: 12 maddede Erdoğan-Putin görüşmesinin şifreleri

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Gazeteci Murat Yetkin, YetkinReport’ta çıkan yazısında, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in dünkü (29 Eylül) görüşmesini 12 maddede değerlendirdi. Yetkin’in yazısından öne çıkan başlıklar şöyle:

  • “Erdoğan-Putin görüşmesinin yüz yüze yapılması, aslında Erdoğan bakımından ABD Başkanı Joe Biden’la neden etrafında başka kimse olmadan görüşmek istediğini de bir ölçüde anlatıyor. Görüştükleri dışarıya sızmasın ya da muhatapların anlaştığı kadarıyla ekiplerle paylaşılabilsin istiyor. Rus sistemi lider gücü üzerine kurulu ama ABD sistemi için bunu söylemek mümkün değil. Özellikle şu sıralar Beyaz Saray ve Pentagon arasında alenen yaşanan fikir ayrılığı sürerken. Erdoğan’ın Roma’da 30-31 Ekim’de yapılacak G20 Liderler Zirvesi sırasında Biden ile görüşeceği konuşuluyor; Erdoğan bu görüşmenin de ‘üçüncü şahıslar olmadan’ yapılması isteğini böylece Putin örneğiyle göstermiş oluyor.
  • Türkiye açısından Suriye’deki PKK varlığı ne kadar rahatsız ediciyse, Rusya ve Suriye rejimi açısından da cihatçı örgütlenmeler o kadar rahatsız edici. Bunlar El Kaide, IŞİD ve Heyet Tahrir ül Şam ile sınırlı değil, Türkiye’nin desteklediği Suriye Milli Ordusu içindeki bazı unsurlar da buna dahil. Afganistan’da Taliban’ın yönetimi yeniden ele geçirmesiyle Rusya (ve Çin de) Orta Asya’da, Türk-Müslüman kökenli halklar arasındaki cihatçı faaliyetlerin artmasından endişe ediyor.
  • Putin açısındansa Türkiye gibi bir NATO ülkesine S-400 gibi stratejik bir silah sistemi satmış olmak, sadece Rus silah sanayii açısından değil, NATO’da çatlak çıkarmak bakımından da başarıdır. Bunda NATO müttefiki Türkiye’ye stratejik silahların satışına yanaşmayan ABD yönetimlerini asıl sorumlu tutmak mümkün. Cumhurbaşkanının Güvenlik ve Dış Politikalar Danışmanı İbrahim Kalın’ın, ABD Başkanı’nın Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ile görüşmesinin ardından yayınlanan mülakatında ‘Blöf yaptığımızı sandılar’ demesi önemlidir. Ama bu sayede Türkiye’deki savunma sanayii yeni sıçramalar yapmayı başardı. Polonya ve Romanya gibi NATO üyesi ülkelerin de TB-2 dahil Türk malı silah sistemlerine ilgi duyması dahi bunun göstergesi.”

Yetkin’in yazısının tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus