İSTANBUL (Medyascope, Antalya Kent Haber) – Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, eski iş yerinde cinsel taciz, tehdit ve psikolojik baskıya maruz kaldığını öne süren avukat D.N.’nin dosyasında verilen takipsizlik kararına itiraz etti. Dernek avukatları, soruşturmada mağdur lehine delillerin yeterince araştırılmadığını vurguladı.
Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, avukat D.N.’nin cinsel taciz iddialarına ilişkin takipsizlik kararına itiraz etti.
- D.N., eski işvereni tarafından cinsel taciz ve ölümle tehdit edildiğini iddia etti.
- Avukat Tozbey, müvekkilinin lehine tanıkların dinlenmediğini ve gereken delillerin toplanmadığını vurguladı.
- Savcılığın erkek egemen bakış açısıyla hareket ettiğini ve mağdurun beyanının ciddiyetle ele alınmadığını ifade etti.
- Dernek, dosyayı sadece D.N. için değil, Antalya’daki kadınlar adına da takip etmeye devam edecek.

Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği avukatları, iş yerinde sözlü taciz, psikolojik baskı ve tehditlere maruz kaldığını belirten müvekkilleri D.N.’nin dosyasında Cumhuriyet Savcılığı tarafından verilen takipsizlik kararına itiraz etti. İtirazın ardından Avukat Müjde Tozbey, soruşturma sürecine ilişkin basın açıklaması yaptı.
Antaly Kent Haber’den Nazlı Özbiçen ve Alp Hasdemir’in aktardığına göre Tozbey, hakkında şikâyette bulundukları patron avukatın nüfuzu ve sahip olduğunu öne sürdüğü bağlantılar nedeniyle soruşturmada patron avukatın gösterdiği tanıkların dinlendiğini, buna karşın mağdur avukatın beyanı ile lehine olan delillerin yeterince dikkate alınmadığını söyledi.
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği adına açıklama yapan Tozbey, Antalya Adliyesi’nde takip ettikleri soruşturma dosyasının, müvekkilinin eski iş yerinde maruz kaldığını öne sürdüğü cinsel taciz ve tehdit iddialarına ilişkin olduğunu belirtti.
Tozbey, müvekkilinin üç ay çalıştığı hukuk bürosunda eski işvereni tarafından cinsel tacize uğradığını ve ölümle tehdit edildiğini öne sürerek, patron avukatın bürosunda bulunan kılıcı müvekkilinin masasına koyup, “Ya benimle olacaksın ya da gerekeni yapacağız” dediğini aktardı. Bunun üzerine müvekkilinin Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu söyledi.
Takipsizlik kararına itiraz
Tozbey, müvekkilinden önce de aynı patron avukat hakkında cinsel taciz iddiasıyla şikâyette bulunan kadın avukatlar olduğunu belirtti. Müvekkilinin başvurusunun ardından olayın Antalya’da duyulduğunu ifade eden Tozbey, Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği olarak dosyanın takipçisi olduklarını söyledi.
Soruşturma sonunda savcılığın takipsizlik kararı verdiğini belirten Tozbey, bu karara itiraz ettiklerini kaydetti.
“Yazışmalarda duygusal ilişkiyi gösteren herhangi bir ifade yok”
Takipsizlik kararının gerekçesine değinen Tozbey, patron avukatın müvekkiliyle arasında duygusal ilişki bulunduğunu ileri sürdüğünü, bu iddianın da SGK kayıtlarına göre yanında çalışan iki kişinin tanıklığına dayandırıldığını söyledi.
Buna karşılık, müvekkili ile patron avukat arasındaki WhatsApp yazışmalarında tarafların birbirlerine sürekli “Bey” ve “Hanım” şeklinde hitap ettiğini belirten Tozbey, yazışmalarda duygusal ilişkiyi gösteren herhangi bir ifadeye rastlanmadığını ifade etti.
Müvekkili lehine tanıklık yapabilecek kişilerin dinlenmediğini söyleyen Tozbey, taraflar arasında işçi-işveren ilişkisini doğrulayabilecek tanıkların da ifadelerinin alınmadığını belirtti. Ayrıca müvekkiline gönderildiğini söylediği tehdit içerikli mesajların da incelenmediğini dile getirdi.
“Dosyayı yalnızca müvekkilimiz için değil, Antalya’daki kadınlar için de takip edeceğiz”
Tozbey, takipsizlik kararının patron avukatın gösterdiği iki tanığın beyanlarına dayanılarak verildiğini öne sürerek, karara itiraz ettiklerini ve dosyanın takipçisi olmayı sürdüreceklerini söyledi.
Dosyayı yalnızca müvekkilleri için değil, Antalya’daki kadın avukatlar ve tüm kadınlar adına da takip edeceklerini belirten Tozbey, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kamuoyuna yaptığı açıklamanın ardından dosyanın yeniden değerlendirileceğini düşündüklerini ifade etti.
Soruşturmaya yönelik eleştiriler
Basın açıklamasının ardından Antalya Kent Haber’e konuşan Tozbey, savcılığın soruşturma sürecinde erkek egemen bir bakış açısıyla hareket ettiğini düşündüklerini söyledi.
Müvekkili ile eski işvereni arasında duygusal ilişki bulunduğu iddiasının yalnızca karşı taraf tanıklarının beyanlarına dayandığını belirten Tozbey, üç aylık çalışma sürecine ait telefon yazışmalarında bu iddiayı destekleyen herhangi bir unsur bulunmadığını ifade etti.
Yazışmalarda müvekkilinin işverenine resmi bir üslupla hitap ettiğini belirten Tozbey, lehlerine tanıklık yapabilecek kişilerin bulunmasına rağmen bu tanıkların dinlenmediğini söyledi.
Tozbey ayrıca, bazı kadın avukatların eski işverenin Antalya’daki etkisi nedeniyle şikâyetçi olmaktan çekindiğini, müvekkilinin ise aylardır kemoterapi tedavisi görmesine rağmen hukuki mücadelesini sürdürdüğünü dile getirdi.
“Mağdurun beyanı esastır ilkesi uygulanmadı”

Tozbey, kamuoyunda sıkça kullanılan “mağdurun beyanı esastır” ilkesinin yanlış yorumlandığını söyledi.
Toplumda bu ilkenin, kadın ve çocukların beyanıyla erkeklerin doğrudan ceza aldığı şeklinde algılandığını belirten Tozbey, hukuken bunun doğru olmadığını ifade etti.
İlkenin, mağdurun beyanının ciddiyetle ele alınmasının ardından savcılık tarafından kapsamlı bir soruşturma yürütülmesi ve tüm delillerin araştırılması anlamına geldiğini belirten Tozbey, bu dosyada ise müvekkilinin beyanı alındıktan sonra gerekli delillerin toplanmadığını, tanıkların dinlenmediğini ve tehdit içerdiği belirtilen mesajların incelenmediğini söyledi.
Bu nedenle, “mağdurun beyanı esastır” ilkesinin bu soruşturmada gereği gibi uygulanmadığını düşündüklerini ifade etti.








