İSTANBUL(Medyascope, ANKA) – TBMM’deki stajyer öğrencileri taciz ettikleri iddiasıyla yargılanan sanıklar Durmuş Uğurlu’ya altı yıl 16 ay üç gün, İbrahim Beşlioğlu’na bir yıl 15 ay, Recep Seven’e altı yıl üç ay, Halil İlker Güner’e bir yıl 16 ay üç gün hapis cezası verildi. Ramazan Çetin beraat etti.

TBMM’deki stajyer öğrencilere yönelik taciz davasının duruşması Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Duruşmada yargılanan sanıklar Durmuş Uğurlu’ya altı yıl 16 ay üç gün, İbrahim Beşlioğlu’na bir yıl 15 ay, Recep Seven’e altı yıl üç ay, Halil İlker Güner’e bir yıl 16 ay üç gün hapis cezası verildi. Sanık Ramazan Çetin ise tüm suçlamalardan beraat etti. Sanıkların tutuklu kaldıkları süre dikkate alınarak yeniden tutuklama kararı verilmedi. Sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmadı.
Savcı, esas hakkındaki mütalaasında beş sanık hakkında “sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı” ve “çocuğa karşı cinsel taciz” suçlarından 16 yıl altı aya kadar hapis cezası istemişti.
“Sağda solda gezdiği için uyardım ve ondan böyle bir şey kurgulamıştır”
Sanıklar, duruşmada esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yaptı. Sanık Durmuş Uğurlu, üstüne atılan suçları kabul etmediğini, iftiraya maruz kaldığını öne sürdü. Uğurlu, “İşe yönlendirmek amacıyla dokunduğum ortadadır. Benim de kızım var, eşim var. Sağda solda gezdiği için ben uyardım ve o yüzden böyle bir şey kurgulamıştır” diye savunma yaptı.
Uğurlu’nun avukatı ise müvekkilinin cinsel haz alma gibi bir amacının olmadığını öne sürerek beraatını istedi ve “Cezasızlık algısı diye bir şey yok. Bugün tam tersi insanlar asansöre binmeye korkuyor kadınlarla” dedi.
Sanık Durmuş Uğurlu’nun “sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı” suçunu işlediğine karar verildi. Sanığın suçu “kamu görevinin sağladığı kolaylıktan faydalanarak, eğitici yükümlülüğü bulunması suretiyle işlediği” gerekçesiyle cezasında yarı oranda artırıma gidilerek beş yıl hapis cezası verildi. Öte yandan, Uğurlu hakkında “çocuğa karşı cinsel taciz” suçundan da bir yıl 16 ay üç gün hapis cezası verildi. Sanık Uğurlu’ya toplam altı yıl 16 ay üç gün hapis cezası verildi. Cezada sabıkasız olduğu gerekçesiyle takdiri indirim uygulandı.

“Mesajlar cinsel saikle atılmadı”
Sanık İbrahim Beşlioğlu da mesajlarının cinsel saikle atılmadığını iddia ederek beraatını talep etti. Beşlioğlu’nun avukatı, Beşlioğlu’nun “Erkekleri yatakta tanıyamazsın” yönündeki mesajının “kaba ve ağır bir öğretici dil” olduğu şeklinde savunma yaptı. “Savcılığın cımbızla kelimeleri seçerek suç vasfı yüklemesi dosyaya sunduğumuz Yargıtay kararlarına göre suç teşkil etmez” diyen avukat, Beşlioğlu’nun beraatını, aksi kanaat oluşacak ise adli kontrolünü talep etti.
Sanık İbrahim Beşlioğlu’na “çocuğa karşı cinsel taciz” suçundan bir yıl altı ay hapis cezası verildi. Sanığın Beşlioğlu’nun “suçu kamu görevinin sağladığı kolaylıktan faydalanarak, eğitici yükümlülüğü bulunması suretiyle işlediği” gerekçesiyle cezasında yarı oranda artırıma gidilerek toplamda bir yıl 15 ay hapis cezası verildi. Sanığın sabıkası olduğu için takdiri indirim uygulanmadı.
“Soyut beyanlar dayalı cezalandırma yapılması hukuka aykırıdır”
Sanık Recep Seven de beraatını istedi. Seven’in avukatı, kamera kayıtlarına bakıldığında herhangi bir cinsel taciz eyleminin gerçekleşmediğinin ortaya çıktığını öne sürdü:
“İddiaların dedikodu olduğu anlaşılmaktadır. Şaibeli, soyut beyanlar dayalı cezalandırma yapılması hukuka aykırıdır. Bu nedenle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesini talep ediyoruz. Toplum ve medya baskısıyla hüküm kurulamaz. Mahkemeler bağımsızdır. Dosyada bulunan delil durumuna göre değerlendirme yapılması gerekir”
Sanık Recep Seven’e “sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı” suçundan dört yıl hapis cezası verildi. Sanığın suçu “kamu görevinin sağladığı kolaylıktan faydalanarak, eğitici yükümlülüğü bulunması suretiyle işlediği” gerekçesiyle cezasında yarı oranda artırıma gidildi. Öte yandan sanık Seven’in suçu birden fazla kez işlediği gerekçesiyle zincirleme hükümleri uygulandı. Sanığın sabıkasız olduğu gerekçesiyle de takdiri indirim uygulanarak toplam altı yıl üç ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildi.
“Karşı taraf da bana mesaj attı”
Sanık Halil İlker Güner de duruşmada yaptığı savunmada üzerine atılı suçlamaları reddetti. Şikâyetçi tarafa yönelik herhangi bir fiziksel temasının olmadığını savunan Güner, taraflar arasında mesajlaşmaların bulunduğunu ancak karşı tarafın da kendisine mesaj gönderdiğini söyledi. Güner, “Benim şikayetçi olan tarafa hiçbir dokunmam olmamıştır. Mesajlaşmalarım vardır ancak karşı tarafın da bana yönelik mesajları vardır. Adaletine güveniyorum” sözleriyle beraatını talep etti.
Güner’in avukatı da şu savunmayı yaptı:
“Müvekkilimin dokunması, öpmesi gibi herhangi bir fiziksel teması bulunmamaktadır. Mağdurenin de beyanı böyledir. Mesajlaşmalar ise iddia edildiği gibi tek taraflı değildir. Söz konusu diyaloglar karşılıklı ve rıza çerçevesi içerisindedir. Karşılıklı yazılan mesajlarda cinsel amaç ve saik bulunmamaktadır. Mağdurenin yaş grubu, hukuken olayların anlam ve sonuçlarını algılamak ve davranışlarını yönlendirmeye sahip bir dönemdir. İlgili mesajlaşmalar staj dönemi bitimi sonrasıdır. Bu sebeple ast üst ilişkisi de bulunmamaktadır. Beraat talep ediyoruz.”
Hakim, sanık Halil İlker Güner’e “çocuğa karşı cinsel taciz” suçundan bir yıl altı ay hapis cezası verdi. Sanık Güner’in suçu “kamu görevinin sağladığı kolaylıktan faydalanarak, eğitici yükümlülüğü bulunması suretiyle işlediği” gerekçesiyle cezasında yarı oranda artırıma gitti. Ayrıca suçu birden fazla kez işlediği gerekçesiyle de zincirleme suç hükümlerini kurdu. Sanık Güner’in sabıkasız olduğu gerekçesiyle cezada takdiri indirime gidildi ve toplamda bir yıl 16 ay üç gün hapis cezası verildi.
Çetin hakkında beraat kararı
Sanık Ramazan Çetin de üstüne atılı suçlamaları reddederek beraatini talep etti. Çetin’in avukatı ise savunmasında, “Müvekkilim açısından etkin bir soruşturma yürütülmediği barizdir. Savcılığın şüpheli adına lehe ve aleyhe delil toplama yükümlülüğü vardır. Soyut beyanlara dayalı bir iftira nedeniyle müvekkilim yargılanmaktadır. Bir delil bulunmamaktadır. Bu nedenlerden dolayı beraat talep ediyorum” diye konuştu.
Sanık Ramazan Çetin’in “çocuğa karşı cinsel taciz” suçundan beraatine karar verildi.
“‘Seni su gibi içerim’ derken abilik mi yapıyordu?”
Stajyer çocuğun annesi E.D, Beşlioğlu’nun savunmasına karşılık “Benim çocuğumun yaşadığı travma ne olacak? Kimseye güveni kalmadı çocuğumun. ‘Erkekleri yatakta tanıyamazsın’ derken abilik mi yapıyordu? ‘Seni su gibi içerim’ derken abilik mi yapıyordu? Şikayetçiyim” dedi.
Mağdur çocukların avukatlarından Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Cemile Didem Karaboğa da savunmasında şunları söyledi:
“‘Küçük sevgilim, sana hakim olmak istiyorum’ şeklindeki mesajların cinsel saikle atılmadığını iddia etmek en ufak tabiriyle akılla alay etmektir. Sanıkların tahliye edilmeleri cezasızlık algısını besleyen bir karardır. Sanığın eğitici sıfatını dolayısıyla tahakküm gücünü kullanarak atılı suçu işlediği hem müvekkil beyanı hem de delillerle sabittir. Mağdurların adalete olan inancının yeniden tesisi hem de bu ülkenin herhangi bir yerinde eğitici sıfatına sahip herhangi birinin bir çocuğa elini uzatmaması için emsal bir karar verilmesini bekliyoruz.”
Ne olmuştu?
TBMM’de 2024-2025 eğitim öğretim döneminde staj yapan D. isimli öğrenci, Meclis lokantasında görevli Halil İlker Güner’in kendisine cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla 4 Aralık 2025’te Ankara Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü’ne başvurdu.

Daha sonra başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, olay tarihinde 18 yaşından küçük olan dört mağdurenin TBMM’de stajyer olarak bulundukları dönemde Meclis lokantasında çalışan Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Ramazan Çetin ve Recep Seven tarafından tacize uğradıkları iddia edildi.
Sanıklar hakkında “sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı” ve “çocuğa karşı cinsel taciz” suçlarından ayrı ayrı 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.
Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 9 Şubat’ta görülen ikinci duruşmada tutuklu sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu ve Recep Seven hakkında tahliye kararı verildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine üst mahkeme sanıkların yeniden tutuklanmasına hükmetti.







