Boğaziçi Üniversitesi’ndeki protestolarda dün gözaltına alınan iki öğrenci tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi – Akademisyenler rektörlüğü istifaya davet etti, rektörlük protestocu öğrencileri “azınlık grup” olarak tanımladı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Boğaziçi Üniversitesi’ne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Prof. Dr. Melih Bulu’nun rektör olarak atanmasıyla başlayan protestolar, Bulu’nun görevden alınıp yerine Prof. Dr. Naci İnci’nin atanmasından sonra da sürüyor. Kampüse nöbet çadırı kurmak isteyen 45 öğrenci dün (22 Ekim) gözaltına alındı. 42 öğrenci dün gece serbest bırakılırken, üç öğrenci ise bugün savcılığa çıkarıldı. Öğrencilerden biri adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, iki öğrenci tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Öğrencilerin gözaltına alınmasının ardından yazılı açıklamada bulunan Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri “Meşruiyeti tartışmalı bir biçimde atanmış rektörlüğün derhal istifasını talep ediyoruz” dedi. Rektörlükten yapılan açıklamada ise protestocu öğrenciler için “azınlık grup” ifadesi kullanıldı.

Boğaziçi Üniversitesi’nden atanmış rektöre yönelik protestolar 10 aydır sürüyor. Öğrencilerin, Güney Kampüs’teki rektörlük binasının önünde kurdukları nöbet çadırı güvenlik görevlileri tarafından kaldırıldı. Nöbet çadırını dün (22 Ekim) yeniden kurmak isteyen öğrenciler ve onlara destek veren akademisyenlere üniversitenin özel güvenlik görevlileri müdahale etti. Daha sonra çevik kuvvet ekipleri kampüse girdi. Çevik kuvvetin müdahalesinde 45 öğrenci gözaltına alındı.

İki öğrenci tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi

Gözaltına alınan öğrencilerden 42’si serbest bırakıldı. Üç öğrenci ise bugün savcılığa sevk edildi. Öğrencilerden biri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. İki öğrenci ise tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi

Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri: “Atanmış rektörlüğün derhal istifasını talep ediyoruz”

Öğrencilerin gözaltına alınmasının ardından Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri yazılı açıklamada bulundu. Öğrencilerin, anayasa tarafından güvence altına alınan barışçıl protesto haklarını kullanmalarının engellendiği, “kamusal alanı işgal etmek” gibi dayanaksız bir suçlamayla zor kullanılarak gözaltına alındığı belirtilen açıklamada, “Giriş yasakları nedeniyle ‘kamusal alan’ olmaktan çıkan kampüsümüzde yaşanan olaylar konusunda atanmış rektörlüğün yaptığı açıklama gerçeği yansıtmamaktadır. Yüzlerce hoca, mezun ve öğrencinin tüm gün tanık olduğu olayların görüntü kayıtları sosyal medyada yaygın olarak paylaşılmıştır. Üniversite öğrencilerimizin kendilerini kayıtsız şartsız güvende hissetmeleri gereken, fikirlerini özgürce ifade edebilecekleri bir ortam olmalıdır. Böyle bir ortamın özel güvenlik, sivil polis ve çevik kuvvet tarafından ablukaya alınması kabul edilemez” denildi.

Atanmış rektörü bir kez daha istifaya davet eden akademisyenler, açıklamalarında şu ifadeleri kullandı:

“Eğitim-öğretim kalitesini düşürmeye ve ortak akıl zeminini yıpratmaya yönelik bu müdahaleler, tüm toplumu etkileyen bir kamu zararına yol açmaktadır. Tüm bu uygulama ve müdahalelere karşı on aydır hiç kesintisiz olarak dile getirdiğimiz akademik özgürlük, üniversite özerkliği ve şeffaf, demokratik, hesap verebilir yönetim talebimizi ısrarla yineliyor ve meşruiyeti tartışmalı bir biçimde atanmış rektörlüğün derhal istifasını talep ediyoruz.”

Rektörlük, “azınlık grup” diye nitelediğ protestocu öğrencileri “işgal” ile suçladı

Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü de konuyla ilgili yazılı açıklama yaptı. Protestocu öğrenciler için “Üniversitede eğitim-öğretim düzenini bozmaya yönelik eylemlerde bulunan bir grup öğrenci” ifadesini kullanan rektörlük, öğrencilerin çadır kurarak rektörlük binasının kapısının önünü işgal etmeyi amaçladığını ileri sürdü.

Rektörlük binası önünde oturma eyleminde bulunan öğrencilerle beş saat müzakere yürütüldüğünü iddia eden rektörlüğün açıklamasında şöyle denildi: “Yapılan tüm uyarılara rağmen eylemlerini beş saat boyunca sonlandırmayan gruba müdahale edilmiştir. Konu hakkında yapılan bir kısım haberlerde öğrencilerin haksız yere gözaltına alındığı belirtilmesi gerçeği yansıtmamaktadır. Beş saat boyunca kamusal alanı işgallerini sonlandırmaları yönünde yapılan uyarıları dikkate almayan 40 kişilik grup, müzakereyi kabul etmemiştir.”

Protestocu öğrenciler için “Boğaziçi Üniversitesi’nin 17 bin öğrencisini temsil etmeyen azınlık grup” ifadesini kullanan rektörlük, öğrencileri “kamuoyunu yanıltmak” ve “üniversitenin eğitim-öğretim düzenini bozmaya yönelik faaliyetlerde bulunmak” ile suçladı. Açıklamada, “158 yıllık bir eğitim-öğretim kurumunun itibarını kamuoyu nezdinde sarsabileceğini düşünenler yanılgı içindedir ve bu yollara başvuranlara karşın öğrencilerimiz ve mezunlarımızla Boğaziçi Üniversitesi’ne sahip çıkmaya devam edeceğiz” ifadesine yer verildi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus