900 kilogramlık balkabağı yetiştiren Kaliforniyalı çiftçi: “Balkabağıma sarılıyorum ve ‘Tamam, küçük kaplumbağam’ diyorum, büyümeye devam et”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Leonardo Urena, Kaliforniya-Napa’lı bir çiftçi. Bir şaraphanesi ve bir çiftliği var. Çiftliğinde her sene dev balkabakları yetiştirerek yarışmalara katılıyor. 2019’da dev balkabağı yetiştirme rekorunu yaklaşık 986 kilogram ağırlığındaki balkabağı ile kırdı. Fakat ertesi yıl Minnesotalı bir adam, Urena’nın kendisine verdiği bir tohumla yetiştirdiği balkabağı ile Urena’nın rekorunu kırdı. Urena, The Guardian’a balkabağı yetiştiriciliği serüvenini anlattı.

Leonardo Urena, sadece bir özel numune içeren küçük bir plastik torbayı göstermek için avucunu açtı. Pürüzsüz ve beyaz bir tohum, henüz dikkat çekici değil ama olacak çünkü dev bir balkabağı filizlendirme potansiyeline sahip. Urena, “Onlara sihirli tohumlarım diyorum” dedi gülümseyerek, “Çünkü dev balkabakları yetiştiriyorlar.”

Urena’nın “sihirli” tohumlarından biri

Urena, doğanın belirlediği sınırları test eden seçkin bir küresel çiftçi grubunun parçası ve Kaliforniya-Napa’da bir şaraphane ve çiftlikten oluşan Hudson Ranch’in üretim müdürü. 

Deneyimli çiftçi, çeşitli meyve, sebze ve çiçekler yetiştiriyor. Urena’nın çiftliğinde mini su kabaklarından pancarlara kadar pek çok ürün bulunsa da en dikkat çekicileri yüzlerce kilo ağırlığındaki balkabakları. 

Urena’nın bitkileri onun ailesi gibi

Urena, tüm bitkilerine ailesinin bir parçası gibi davranıyor ve başarısının sırrı bu olabilir. Napa/Sonoma sınırına yaslanmış 2 bin 200 dönümlük arazideki çiftlikte, özenle sarılmış üzüm asmaları, meşe yüklü tepeler ve balkabaklarının yetiştiği bir bahçe bulunuyor. Bahçede sıra sıra çiçekler, sulu parlak domatesler ve bir su kabakları tüneli var. 

Bu yıl, Urena, yaklaşık 900 kilogram ağırlığındaki Kaliforniya’nın en büyük balkabağı ile Half Moon Bay’deki Safeway Dünya Şampiyonası’nda birinci oldu. Fakat ekim ayının başlarında yapılan Super Bowl yarışmasında Vaşington eyaletinden bir balkabağı onun balkabağını geçti. Urena, en son 2019’da balkabağı rekorunu yaklaşık 986 kilogram bir balkabağı ile kırdığında 15 bin dolar ödül kazanmıştı. 

Urena ve rekor kıran balkabağı Half Moon Bay Balkabağı Festivali’nde

Balkabağının takma adı: “Kaplumbağa”

Urena, “Kaplumbağam. Yavru kaplumbağam, bu benim favorilerimden biri” dedi, bir eliyle kocaman balkabağını okşayarak. Balkabağının tepesi Urena’nın büyürken onu sıcak tutmak için üzerine koyduğu bir battaniyenin sayesinde yemyeşil. Urena balkabağının ortasından çıkan boyun benzeri bir gövde için kaplumbağa adını kullanıyor. Balkabağına yakından bakarsanız küçük bir yüzü bile var.

Kaplumbağa büyümeyi ve rekabet etmeyi bitirmiş olsa da işi henüz bitmedi. Büyük gövdesinin içinde bir gelecek yatıyor. Genetik kodlar, dev balkabaklarını mümkün kılan şey. Urena, balkabağı tohumlarını dünyanın dört bir yanındaki çiftçilerle paylaşacak. Balkabağı tohumlarının dev balkabakları olmasını umuyor. 

Urena, sihirli tohumlarını çiftçilere ücretsiz veriyor

Urena’nın sihirli tohumları satılık değil, onları başka çiftçilere ücretsiz olarak veriyor. Bunun, zanaatın öncüsü, mükemmel tohumları üretmek için onlarca yıl harcayan Howard Dill adındaki çiftçinin onuruna yaptığını söylüyor. Şimdi “Kabak Kralı” olarak bilinen Dill, 2008’de öldü ancak tohumları hala yaşıyor. Dill bu işe başladığında, 250 kilograma yakın bir balkabağı yetiştirmek başarıydı.

Minnesotalı bir adam, Urena’nın rekorunu, Urena’nın kendi ürettiği bir tohumdan yetişen bir balkabağıyla kırdı

Minnesotalı bir adam, geçen yıl, Safeway Dünya Şampiyonası’nda yaklaşık bin kilogram ağırlığındaki dev bir balkabağı ile Urena’nın rekorunu kırdı.

Urena buna üzülmedi. Çünkü çiftçiler ve onların yarattıkları birbirine bağlıdır. Koltuğunu çalan balkabağı Urena’nın kendi topladığı bir tohumdan geldi. Urena bunu kendi balkabağının kardeşi gibi gördüğünü belirterek “Kutlarım çünkü bu benim tohumum. Ailenin bir parçasının bir numara olduğunu görmek gibi” dedi.

Ancak doğru tohumla bile dev kabaklar yetiştirmek kolay değil. İşler ters gidebiliyor ve hassas ve balkabağının yumuşak cildindeki küçük bir hasar bile balkabağının rekabet etmesini engelleyebiliyor.

Half Moon Bay Balkabağı Festivali’ndeki finalistler

Yaprak bitleri nedeniyle Urena’nın balkabakları maksimum kilosuna ulaşamadı

Kabaklar günde 22 kilogram büyüyebiliyor ve yaklaşık dört ay sonra maksimum kilosuna ulaşıyor.

Bu yıl Urena’nın balkabakları olabilecekleri maksimum büyüklüğe ulaşamadı çünkü minik siyah yaprak bitleri, balkabakları yetişirken büyümelerini sağlayan şekerin bir kısmını emdi. Urena’nın bahçeleri organik ve Urena arılar ve uğur böcekleri gibi faydalı böcekleri korumak konusunda son derece hassas. 

Bitkilerin gelişimini etkileyen birçok doğal unsur var

Tabii bitkiler için yaprak bitleri dışında başka tehlikeler de var. Güçlü bir fırtına ekinleri söküp atabilir, kemirgenler bitkilerin yok olmasına neden olabilir ve Kaliforniya ikliminde sıklıkla görülen yangın ve kuraklık ekinlere zarar verebilir. Bunların hepsi mücadele edilmesi gereken etmenler. 

Geçtiğimiz sene Kaliforniya’daki Napa Vadisi zehirli gri pusla kaplandığında Urena, değerli bitkilerinin yapraklarının solduğunu izlemek zorunda kaldı. Urena, “Yaprakları ve bitkileri kurtarmak için elimizden geleni yaptık ama bazen yapabileceğimiz bir şey kalmıyor” dedi. 

Bu yıl, Urena’nın bulunduğu bölgede daha az duman vardı. Ancak bölge bu yıl çok az yağış gördü ve yıkıcı bir kuraklığa saplandı. Dev bal kabakları suya aç bitkiler ve Urena’nın bitkileri bahçedeki bir su kuyusundan su alıyor. Aslında altı tohum ekmeyi planlayan Urena bunu yarıya indirdi. “Bu sene üç tohum ektim. Ancak üç güzel balkabağı ile sonuçlandı” dedi.

“Dev balkabakları yetiştirmek spor yapmaya benziyor”

Dev balkabağı yetiştirmek rekabetle alakalı değil. Bunun bir spor olarak tanımlayan Urena, dostluk ve işbirliğine dayandığını söyledi. Urena, dev kabak yetiştiriciliğini “Tartılara her gittiğimizde, biz yetiştiricilerin sahip olduğu bir aile birleşimi gibi oluyor. İyi bir spor çünkü içinde kıskançlık ve rekabet yok” şeklinde tarif ediyor. Urena, topraktan geçindiği ve ondan bir şeyler yarattığı için kendini şanslı hissediyor ve bunu doğaya geri vermeyi umuyor. Yeni gelenlere başlamaları için tohum vermeye her zaman hazır ve daha fazla gencin bu zanaatla ilgilenmesini umuyor.

Urena’nın bu işe başlamasını sağlayan şey başka bir yetiştiricinin ona karşı olumlu davranışları olmuş. Üzerinde yaşadığı ve çalıştığı arazinin sahibi Lee Hudson’ın 2000 yılında ön verandada bir tane dev bal kabağı olmasının güzel olabileceğini düşünmesi üzerine Urena ekim yapmaya başlamış. Tohum aramak için Napa’daki en yakın fidanlığa gitmiş ama tohum yerine kendisine bir telefon numarası verilmiş. Yerel “usta yetiştirici” Pete Glasier, Urena’nın aramasına dönerek ona balkabağı yetiştirmeye başlayabilmesi için yeterli miktarda “sihirli” tohum vermiş.

Urena, Lee Hudson hakkında “O zamanlar kendime olan saygım çok düşüktü ve kendime inanamıyordum ancak o hayatımı tamamen değiştirdi” diyor.

Urena’nın bahçesi

Bitkileriyle sohbet ediyor

Urena Amerika’ya çalışmaya geldiğinde henüz çok gençti. Orta Meksika’da küçük bir kasabada doğan babası, o gençken ölmüş ve Urena geniş ailesine destek olmak istemiş. Çocukken, ne zaman alışveriş için bir başka köye gitse, güzel meyve ağaçlarıyla çevrili bir meyve bahçesinin yanından geçermiş. Çok geçmeden de bahçenin yaşlı sahibinin bitkilere nasıl baktığını izlemek için gizlice içeri girmeye başlamış.

“Onlarla konuşurdu” diye hatırlıyor Urena. “Nasılsın Bay Guava ağacı? Elma ağacım, portakal ağacım” diye konuşurdu. Hepsine ‘günaydın’ diyerek ve meyvelerine, onların güzelliğine hayran kalarak”.

Güzellik ve merak ona ilham verdi ve şimdi bunu içinde taşıyor. “Bitkilerimle de konuşuyorum” dedi. Onlara güzel olduklarını söylüyor ve ürettikleri güzel meyveler için teşekkür ediyor. Belki de bu yüzden her yıl Urena’nın balkabağı büyüyor.

“Çadıra giriyorum ve balkabağına sarılıyorum ve ‘Tamam, küçük kaplumbağam’ diyorum. Büyümeye devam et”

Urena, yarışmalarla ilgili duygularını ise şöyle anlatıyor: 

“Çadıra giriyorum ve balkabağıma sarılıyorum ve ‘Tamam, küçük kaplumbağam’ diyorum. Büyümeye devam et. Ölçüleceğini biliyorum, herkes seni alkışlayacak.Yarışmada rakamları görmüyorsunuz çünkü sahnedesiniz, sayıları sadece kalabalık görüyor. Kalabalıktan büyük bir çığlık duyduğunuzda balkabağınızın bir numara olduğunu anlıyorsunuz”.

Derleyen: Emine Bıçakcı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus