Cumhurbaşkanı Erdoğan gazetecilerin sorularını yanıtladı: “F-16 konusunda Biden ‘Elimden geleni yapacağım’ dedi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi kapsamında bulunduğu İtalya‘nın başkenti Roma‘dan dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. F16’lar konusunda Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ın “Elimden geleni yapacağım” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Güvenlik taleplerimiz yerine getirilmeyince gitmekten vazgeçtik” diyerek İskoçya’nın Glasgow kentinde yapılacak GOP26 Zirvesi’ne katılmadıklarını da söyledi.  

İtalya’nın başkenti Roma’dan dönüş yolunda uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Biden ile samimi ve yapıcı bir havada toplantı yaptıklarını belirterek şunları söyledi: 

“Ekonomide ikili ticaret hacminde 100 milyar dolar hedefimize ulaşırız ve bu yolda yürürüz”

“Afganistan, Suriye, Libya ve Doğu Akdeniz konularında işbirliğimizi güçlendirmenin yanı sıra, özellikle de ekonomik ilişkilerimizi çok daha yoğun bir şekilde devam ettirme kararı aldık. Bunun için de arkadaşlarımıza gerekli talimatları verdik. Hazine ve maliye bakanlarımıza, muhataplarıyla çok daha sık görüşmelerini söyledik. Böylece inşallah ekonomide ikili ticaret hacminde 100 milyar dolar hedefimize ulaşırız ve bu yolda yürürüz.”

“F16 konusunda olumsuz bir yaklaşım görmedim”

ABD Başkanı Biden ile NATO ittifakı ve stratejik ortaklıklarda atılacak adımlarla ilgili istişarede bulunduklarını belirten Erdoğan F-35’lere ilişkin şöyle konuştu:  

“F-35 konumuz var. Malum bizim 1 milyar 400 milyon dolarlık yaptığımız bir ödeme var. Bununla ilgili olarak da F-16 tedarikini müzakere ettik. Bu konuda da kendilerinden olumsuz bir yaklaşım görmedim. Tam aksine, yine bununla ilgili de savunma bakanlarımız birbiriyle görüşecekleri gibi dışişleri bakanlarımız da muhatapları ile görüşerek inşallah iki ülke ilişkilerini ilgilendiren bu hassas konuyu da neticelendirmeyi umuyoruz. Biden ‘Çok kısa zamanda netice alamayabiliriz. Biliyorsunuz iki farklı bölümden, Temsilciler Meclisi ve Senato’dan geçiyor. Malum, durum 50-50 ama ben elimden geleni yapacağım’ dedi. Ben de kendisine ‘Bunu başarabileceğinize inanıyorum ve bu konuda şu anda ağırlığın sizde olduğunu görüyorum’ dedim. İnşallah savunma bakanlarımız da görüşmeleri devam ettirecekler. Bugünkü toplantıya katılan arkadaşlarımızın bu işi yakın markajda tutmasıyla inşallah bunu nihayetlendirirsek, burada iki tane önemli başlığımız olacak; biri tedarik, biri de elimizdeki F-16’ların modernizasyonu. Bunların da o arada inşallah yapılma durumu söz konusu olacak.”

“Aramızdaki bütün konularla ilgili ortak bir mekanizma kurulması konusunda mutabık kaldık”

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’ndan sonra Biden ile ilgili olumsuz görüşlerinin devam etmediğini söyleyen Erdoğan, “Tabii, şartlar atmosfere göre değişiyor. BM sırasında farklı beklentilerimiz vardı. O farklı beklentiler olmayınca, olay biraz daha farklı bir duruma doğru gitti. Bu görüşme için medya da ‘20 dakikalık bir görüşme olacak’ diyordu. Bizim görüşme 1 saat 10 dakika sürdü. Medyanın bizimle nasıl uğraştığını anlayın. Yani kendilerince ‘Kabul etmeyecek, görüşmeyecek’ de derler, 20 dakikaya da indirirler! BM Genel Kurulu’nun olduğu dönemden bu yana farklı bir sürecimiz oldu. Şimdi tabii bizim Türkevi tam BM’nin çapraz karşısında. İnşallah gün ola, harman ola. Misafir ederiz, orada da görüşmemizi yapabiliriz, o da olur. Niye olmasın. Ayrıca güvenlik, savunma, ticaret, terörle mücadele ve bölgesel konular başta olmak üzere aramızdaki bütün konularla ilgili ortak bir mekanizma kurulması konusunda mutabık kaldık, anlaştık” dedi. 

“Eğer karşımızda bir terör örgütü olan PKK/PYD/YPG varsa, ne gerekiyorsa yaparız”

Terör örgütleriyle mücadelede geri durmanın söz konusu olmadığını vurgulayan Erdoğan, “Karşımızda bir terör örgütü olan PKK/PYD/YPG varsa, ne gerekiyorsa biz bunu yaparız. Bundan da taviz vermeyiz. Bundan sonraki süreçte de NATO’da müttefiksek, NATO müttefiki olarak bizim ittifak halinde olduğumuz ortağımızın böyle bir şeye tevessül etmemesi gerekir. Yine aynı şekilde bundan sonraki süreçte de Türkiye’nin temel önceliklerinden olan bu meselede beraber çalışmamız gerektiği hususunda bugün de mutabakata vardık. Orada da kendilerinin olumsuz bir yaklaşımı olmadı” diye konuştu.

“Taleplerimiz yerine getirilmeyince biz de Glasgow’a gitmekten vazgeçtik”

Erdoğan, Glasgow’da düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP26) kapsamındaki liderler zirvesine katılmama kararının gerekçesini ise şöyle açıkladı:  

“Glasgow’daki Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği konulu liderler zirvesi için talep ettiğimiz güvenlik protokolü standartları vardı. Bunlar uluslararası bütün ziyaretlerimizde bize ve diğer bütün liderlere her zaman uygulanan protokoldeki standartlardı. Ancak bize bunların son anda karşılanamayacağı söylendi. Daha sonra bizim geri çevrilen talebimizdeki standartların başka bir ülke için istisnai olarak sağlanabildiğini öğrendik. Bu diplomatik teamüllere de uymuyordu. Bunu kabul edemezdik. İlgili birimlerimiz net bir duruşla görüşmelerini sürdürdü. Sağ olsun Boris Johnson da süreçle ilgilendi. İlk başta sorununun çözüldüğünü ifade etti. Fakat son anda bize geri dönüp İskoçya tarafının zorluk çıkardığını söyledi. Taleplerimiz yerine getirilmeyince biz de Glasgow’a gitmekten vazgeçtik. Nihayetinde bu sadece kendi güvenliğimizle ilgili değil, ülkemizin itibarıyla da ilgili bir meseleydi. Biz milletimizin itibarını korumakla mükellefiz. Hiçbir yerde ülkemizin saygınlığına, izzetine halel gelmesine müsaade etmeyiz. Daha adil bir dünyayı ancak eşitlikçi bir yaklaşımla kurabileceğimizi de böylece bir kez daha göstermiş olduk.”

“Fransa görüşmelerinin merkezinde Libya vardı”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’la görüşmesinde beş-altı ana başlık olduğunu ve görüşmenin merkezinde Libya’nın yer aldığını vurgulayan Erdoğan, konuya ilişkin şunları söyledi:

Libya ile ilgili Berlin Konferansı’nın bir benzerini Paris’te yapmak istiyor. Bu bir yerde durumdan vazife çıkarmak gibi oluyor. Bizim oraya ısrarla eşbaşkan olarak gelmemizi istiyor. Dedim ki ‘Berlin’de zaten biz bu konferansı yaptık. Kaldı ki buraya bazı davetleriniz var, mesela Yunanistan, mesela İsrail, mesela Kıbrıs Rum Kesimi. Bunların katılacağı bir Paris Konferansı’na biz katılamayız’ dedim ve sonrasında Macron, ‘Bir çalışma yaptırsak bunun üzerinde, özel temsilciler belirlesek’ dedi. Ben de ‘Şartımız bu, bir defa bunlar olmayacak. Eğer Yunanistan buraya gelecekse, özel temsilci falan da göndermeye gerek yok. Burada çok ısrarcı durumundaysanız özel temsilcileriniz kim, bunları da görelim ama burada Yunanistan, İsrail ve Kıbrıs Rum Kesimi olacak olursa bunu zaten yapamayız’ dedim. Birincisi bu. Şimdi o da isimler verecek, biz de isimler vereceğiz, arkadaşlar aralarında görüşme yapacaklar. Fakat tabi bu şartlarımız yerine gelmedikten sonra olmaz.”

“Afganistan’da Afganistan halkını yalnız bırakmak gibi bir düşüncemiz yok”

Erdoğan, Afganistan’da yaşanan gelişmeler konusunda şu değerlendirmeyi yaptı:  

“Afganistan ile ilgili de malum, askerimizi çektik, askerimiz artık orada yok. Tabii bunların sıkıntıları var; orada zaman zaman Fransızlar olabilir, bunların oradan alınması gibi… Dedik ki biz şu anda Katar’la çalışıyoruz, bir gayretimiz var ve bizim Afganistan’da Afganistan halkını yalnız bırakmak gibi bir düşüncemiz yok.”

“TURCOVAC’ta inşallah bu yıl sonuna kadar üretime tam manasıyla geçtiğimizde aşıyı dünyayla paylaşacağız” 

G20 zirvesinde aşı milliyetçiliği konusunun da gündeme geldiğini ve yerli aşı TURKOVAC’ın üretimine başlanmasıyla beraber aşıya erişim sağlayamayan ülkelerle aşının paylaşılacağını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:  

“Aşı konusunda biz şu anda bir iddiayla ortadayız. Bizim iddiamız TURKOVAC ve biz TURKOVAC’ta inşallah bu yıl sonuna kadar üretime tam manasıyla geçtiğimizde burada herhangi bir kıskançlık yapmadan bunu dünya ile paylaşacağız. Dünya ile bunu paylaşırken de adeta ‘Siz yapmadınız ama biz yapıyoruz’ mesajı vereceğiz. Bu yaklaşımımızı çok kısa zamanda ürettiğimiz elektronik solunum cihazlarında da gösterdik. O solunum cihazlarını üretmeye başladığımız andan itibaren buna sahip olmayan Afrika ülkeleri başta olmak üzere birçok ülkeye gönderdik. Bunu da yaparken hasbi yaptık, hesabi yapmadık. Aynı şekilde biz yurtdışına ciddi manada oksijen tüpü de gönderdik. Bütün bunlar gerçekten o anlarda çok çok büyük önem arz etti. Tabi TURKOVAC seri üretime girdikten sonra biz inşallah dünyada dengeleri biraz değiştiririz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus