CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’ndan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Kavala ve Demirtaş tepkisi: “Anayasal suçtur”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Avrupa Konseyi’nin Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş hakkındaki kararlarını tanımayacakları yönündeki sözlerini eleştirerek, “Cumhurbaşkanının bu kararlara saygı göstermesi lazım. Eğer sözleşmeden çıkmak istiyorsa bir yasa getirir, Parlamentoya getirir ve çıkar. Ancak sözleşme burada olduğu sürece Cumhurbaşkanının ‘Bu kararları tanımıyoruz’ demesi mümkün değildir. Demesi nedir? Anayasal düzene karşı suçtur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan iki günlük Katar ziyaretinden dönerken gazetecilerin sorularını yanıtlamış ve Avrupa Konseyi’nin Kavala ve Demirtaş hakkında verdiği kararın sorulması üzerine şu yanıtı vermişti:

“Biz bildiğimizi okuruz. Konsey bildiğini mi okur, okusun. Onlar ne okuyor, dinleriz, görürüz. AİHM’ninkini de, Konsey’inkini de dinleriz. Dinledikten sonra da biz üzerimize düşeni yaparız. Gereği neyse bunu yapacağız. Ben, Türkiye Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanı olarak bu makamda bulunduğum sürece üzerime düşen görevi dört dörtlük yaparım. Acaba şu ne der, bu ne der, bunlara hiç bakmam. Benim aldığım terbiye bu, yetişme tarzım bu. Ölene kadar da aynen bu istikamette devam ederim, devam edeceğim.”

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi geçen ay Kavala’nın 30 Kasım’a kadar serbest bırakılmaması halinde konsey üyesi Türkiye hakkında taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) uymadığı gerekçesiyle ihlal prosedürü başlatacağını duyurmuştu. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Osman Kavala ile ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına uymadığı için Türkiye’ye yönelik ihlal sürecinin başlatılmasına karar verdi. Selahattin Demirtaş’la ilgili ise hükümetin sunduğu eylem planını değerlendirip Demirtaş’ın derhal serbest bırakılmasını istedi.

CHP’li Sezgin Tanrıkulu, Erdoğan’ın bu yaklaşımı üzerine Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf bir ülke olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Demirtaş ve Kavala’yla ilgili bir karar verdi. Bu kararın mahkemelerce yerine getirilmesi lazım. Ancak şu ana kadar getirilmedi. Sözleşmenin 46. maddesi çok açık. 46. madde, sözleşmenin gereği yerine getirilmezse, kararın gereği yerine getirilmezse Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin devreye gireceğini söylüyor. Dolayısıyla sözleşme böyleyken sonuçta hem idari makamların, hem yürütme organının, hem de sayın cumhurbaşkanının bu kararlara saygı göstermesi lazım. Eğer sözleşmeden çıkmak istiyorsa bir yasa getirir, parlamentoya getirir ve çıkar. Ancak sözleşme burada olduğu sürece sayın cumhurbaşkanının ‘Bu kararları tanımıyoruz’ demesi mümkün değildir. Demesi nedir? Anayasal düzene karşı suçtur. Ayrıca suç olmanın daha da ötesinde, bu kararı yerine getirmeyen idari makamları ve yargı makamlarını suça teşvik etmektir. Dolayısıyla cumhurbaşkanına düşen görev anayasayı ve tarafı olduğumuz sözleşmeleri korumak ve onlara uygun bir hukuk düzeni yaratmaktır.”

“GAP’tan rant sağlamadığı için vazgeçildi”

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesi üzerinde konuşan CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Güneydoğu Anadolu Projesi’nin (GAP) rant sağlamadığı için sürdürülmediğini söyledi.

Tanrıkulu, 1970’li yıllarda planlanan GAP’ın her iktidar tarafından seçim yatırımı olarak kullanıldığına, AKP iktidarının da her seçim öncesinde GAP için bitiş tarihi vermesine rağmen projenin hâlâ tamamlanmadığına dikkat çekti. AKP’nin yatırım ve üretimden uzaklaşarak ranta ve güvenlik politikalarına döndüğünü söyleyen Tanrıkulu, “Sizin siyasi ayağınız güvenlik bürokrasisi oldu, ekonomik ayağınız ve sosyal ayağınız da kayyumlar ve diğer çıkar çevreleri oldu” dedi.

Dünya Eşitsizlik Raporu’nun küresel milyarderlerin servetini yüzde 75 artırdığına ilişkin verilerini de paylaşan Tanrıkulu, Türkiye’de en yoksul yüzde 50’nin gelirden aldığı pay yüzde 12 iken en zengin yüzde 10’un gelirden aldığı payın yüzde 54 olduğunu belirtti ve konuşmasını şu sözlerle bitirdi: “Hırsız evin içindeyse, kilit işe yaramaz. Hırsızları evden çıkaracağız, bağımsız yargı önünde adil biçimde hesap soracağız, helalleşmeyeceğiz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus