Omicron varyantı Türkiye’de: “Güney Afrika’dan Türkiye’ye gelmesi 20 gün sürdü, çok bulaşıcı olduğunu düşündüğümüz Delta varyantından altı kat daha hızlı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 24 Kasım’da Güney Afrika’da tespit edilen Omicron koronavirüs varyantının 12 Aralık itibarıyla Türkiye’de de görüldüğünü açıkladı. Koca, “Şu ana kadar toplam altı vakamız tespit edildi, biri İstanbul’da beşi İzmir’de olmak üzere. Bu altı vakanın hastane ihtiyacı olmadı. Son derece belirtileri hafif, ayaktan takip edilen, herhangi bir sorunu olmayan hastalar” dedi.

Şu ana kadar tespit edilen altı vakanın beşinin bulunduğu İzmir’in Tabip Odası Başkanı Dr. Lütfi Çamlı, vaka sayısının daha fazla olabileceğini, doğru tespit için daha fazla genomik test yapılması gerektiğini vurguladı.  

“Türkiye’ye 20 günde geldi”

Medyascope‘a konuşan Çamlı, Omicron varyantının Delta varyantına göre çok daha hızlı yayıldığına dikkat çekti: “Omicron çok bulaşıcı bir varyant. Dünya Sağlık Örgütü’nün Güney Afrika’da yeni bir varyant görüldüğünü açıklaması 24 Kasım’daydı. 12 Aralık’ta da ülkemizde Omicron varyantı görüldüğü açıklandı. Ayrıca aynı sürede dünya üzerinde 50’den fazla ülkede görüldü. Dolayısıyla bu kadar hızlı yayılan bir varyantın sadece İzmir’de ya da İstanbul’da olması pek olası değil. Üstelik İzmir Valiliği, İzmir’de saptanan beş vakanın yurtdışı bağlantılı olmadığını açıkladı. Ancak sonuçta bu enfeksiyonun gelmesi için bir yurtdışı bağlantısının olması lazım.”

“Delta varyantından altı kat hızlı”

Çamlı, varyantı yayılma hızını ise şöyle açıkladı: “Bu varyantın çok yakın bir gelecekte dünya üzerindeki vakaların yüzde 50’sinden sorumlu olması bekleniyor. Çok bulaşıcı olduğunu düşündüğümüz Delta varyantından altı katı daha hızlı yayılıyor. Güney Afrika’da vaka sayıları günlük yüzlere kadar düşmüşken belli bir bölgede artış olması sonrası ‘Bu bölgede bir varyant mı var?’ diye araştırılıyor ve öyle ortaya çıkıyor. 100 olan vaka sayısı bir haftada bine, üç gün sonrasında da 3 bine çıkıyor.”

“PCR testiyle anlaşılmıyor”

İzmir Tabip Odası Başkanı Lütfi Çamlı, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından açıklanan, varyantın Türkiye’deki durumuna ilişkin ise şunları söyledi:

Bu veriler Ankara’daki Hıfzıssıhha Genel Müdürlüğü laboratuvarlarında yapılan testlerin sonucu. Omicron, PCR testlerinde çıkan bir varyant değil. PCR testi pozitif çıkıyor ancak bunun Omicron olup olmadığını anlamak için farklı bir test yapmak gerekiyor. O testler de Hıfzıssıhha laboratuvarlarında genomik test şeklinde yapılıyor. Sayın bakanın açıklamasına göre bütün Türkiye’den PCR testi pozitif çıkanların bir kısmı Ankara’ya örneklem olarak gönderiliyor. Burada ne kadar çok örnek yollarsanız, o kadar çok varyantı erken saptama durumunuz var. Biz bunu hep vurguladık. Ülkemizde başka varyantlar, belki de Türkiye’ye özgü varyantlar olabileceğini dile getirdik. O yüzden de bu genomik test dediğimiz testlerin yaygınlaştırılması gerekiyor. Sadece Ankara’da değil, Türkiye’de bunu yapabilecek altyapıya sahip 16  tane laboratuvar var. Mesela İzmir’de Ege Üniversitesi’nin laboratuvarları var. Buralarda da bu testlerin yapılması gerekiyor. Şu an ne kadar test yapıldığını bilmiyoruz. Ne kadar örneklem alındığını bilmiyoruz.”

“Hatırlatma dozu yapılmalı”

Çamlı’ya göre varyantın seyrinin net şekilde görülebilmesi için süreye ihtiyaç var: “Bu enfeksiyonun klinik özellikleri, seyri, aşıdan kaçması gibi veriler için en az iki haftaya daha ihtiyacımız var. Bunun yanında aşılar konusunda, hatırlatma dozlarının yapılması konusunda bilim insanlarının görüş birliği var. O yüzden eksik aşılarımızı ve hatırlatma dozlarımızı mutlaka yapmamız lazım. Hatırlatma dozunun süresi şu an altı ay, bunun da üç aya düşmesi gerekiyor.

İzmir Tabip Odası, dünkü (13 Aralık) yazılı açıklamasında, varyanta karşı alınması gereken tedbirleri şöyle sıralamıştı: 

1) Kamuya açık ortamlarda maske mesafe hijyen başta olmak üzere kişisel korunma önlemlerine uyumun denetimi artırılmalıdır. 

2) Kontrolsüz kalabalıkların oluşumuna yönelik önlemler alınmalıdır. Çalışma ortamları, sosyal etkinlikler, toplu taşımda bu önlemlere uyum denetimi sağlanmalıdır. 

3) Kapalı ve kalabalık ortamlara girmek isteyen 18 yaş üzeri yetişkinlerin COVID-19’a karşı yeterli düzeyde bağışık olduğunu gösteren bir sistem kurulmalıdır. 

4) Vakaların erken saptanmasına yönelik olarak yaygın test yapılmalıdır. Hızlı antijen testleri uygulamaya sokulmalıdır. 

5) Pozitif vakaların sağlıklı olanlardan ayrılması ve yakın temaslıların gerçekten tespiti ve karantinaya alınarak izlenmesi için ciddi bir filyasyon sistemi oluşturulmalı, bu uygulamalar için sağlık çalışanları desteklenmelidir. 

6) Virüs yayılımının hızının kesilmesi ve özellikle ağır hastalıktan korunmayı sağlamak için aşılama oranları yükseltilmelidir. Aşısız vatandaşlarımıza yönelik çabalar artırılmalı, eksik aşılar tamamlanmalı, hatırlatma dozları yapılmalıdır. 

7)  Özellikle risk altında olan özel grupların yeniden belirlenerek koruma altına alınması sağlanmalıdır.

8) Salgının toplumun tüm bileşenlerini içerecek şekilde koordinasyon içinde yönetilebilmesi için planlama, uygulama, denetleme ve değerlendirme çalışmalarına başta sağlık olmak üzere ilgili tüm meslek ve emek örgütleri ile akademisyenler dahil edilmelidir.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus