Anayasa Mahkemesi’nden cezaevinde intiharda ihmal başvurusuna ret

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Anayasa Mahkemesi (AYM), cezaevinde hayatına son veren tutuklunun babasının, gerekli tedbirler alınmadığı yönündeki başvurusunu reddetti. Bir üye hâkim ise karşı oyunda delillerin tam olarak araştırılmadığına dikkat çekti.

AYM, cezaevinde intihar eden tutuklunun babasının yaptığı başvuruya dair kararını açıkladı.

Başvuru, yaşamının korunması için gerekli tedbirler alınmamasıyla tutuklunun intihar etmesi ve bu olay hakkında yürütülen ceza soruşturmasının etkisizliği nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği hakkındaydı.

Mahkeme başvuruyu oyçokluğu ile reddederken üye hâkim Selahaddin Menteş karşı oyunda, delillerin tam araştırılmadığına, gerekli tedbirlerin alınmadığına dikkat çekti.

İhmali davranış itirazı reddedildi

Karara yansıyan bilgilere göre C.A., hakkında yürütülen soruşturma kapsamında 14 Ekim 2016’da tutuklanarak Maltepe 1 Nolu L Tipi Cezaevi’ne götürüldü. Oda yerleşimi raporunda genel sağlık durumunun iyi olmadığı, bilinç sorunu olabileceği için acil doktor muayenesi gerektiğine dair değerlendirmeye yer verildi. Raporda C.A.’nın kendisine ve çevresine zarar verme riski düşük olarak belirtildi. Kendisiyle yapılan görüşmeye dair raporda ise şaşkınlık, kafasını tutamama, dengesizlik gibi durumların olduğu kayda geçti. C.A. 15 Ekim 2016’da tutulduğu koğuşta ayakkabı bağcığı ile hayatına son verdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Başsavcılık “otopsi raporuna göre C.A’nın cezaevine girdiği ilk andan itibaren uyuşturucu etkisi altında olduğu ve bu ruh halinin etkisiyle intihar ettiği ve ölüme başkasının karıştığına dair delil tespit edilemediği” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

C.A.’nın babası, kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçuna işaret etti ve kurum personelinin ihmalle ölüme neden olduklarına dair değerlendirme yapılmadığını belirterek karara itiraz etti. Hâkimlik itirazı reddetti.

Üye hâkimden karşı oy

AYM’ye başvuran baba, oğlunun psikolojik sorunları olduğunun fark edilmesine rağmen tedbir alınmadığını, kendisine zarar vermesine neden olacak eşyaların verildiğini, kamera kayıtlarının tamamının incelenmediğini, soruşturmadaki delillerin cezaevi görevlilerince elde edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, infaz koruma memurları hakkında etkili bir ceza soruşturması yürütülmediğini ileri sürdü.

Yaşam hakkını ihlali iddiasını kabul edilemez olduğuna hükmeden Yüksek Mahkeme, “Ceza İnfaz Kurumu (CİK) yetkililerinin kurumda tutulduğu yaklaşık 25 saatlik sürede kendisine zarar verici bir davranışta bulunmayan C.A.’nın intihar edeceği konusunda gerçek bir risk olduğunu bildiklerinin veya bilmelerinin gerektiğinin söylenemeyeceği, dolayısıyla -ayakkabısı ile bağcığına el koymak da dahil- özel önlemlere başvurmadıkları gerekçesiyle CİK yetkililerine kusur atfedilemeyeceği” kararına vardı.

Üye hâkim Selahaddin Menteş, oyçokluğu ile alınan bu karara katılmadı. Menteş, karşı oyunda savcılıkça verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlarda delillerin tam araştırılmadığı, doktor muayenesine ihtiyaç duyduğu tespit edilen C.A.’nın doktorla görüştürülmediği, kendine zarar vermesini önlemek amacıyla önlem alınmadığını belirtti. Menteş, iddiaların gereken özen ve derinlikle incelenmemesi nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığının korunması hakkının ihlal edildiği görüşünde olduğunu belirtti.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus