Bilim Akademisi’nden ekonomi politikaları hakkında açıklama: “TL’nin değersizleşmesi şuurlu bir stratejinin değil, sürdürülemeyen kötü ekonomi politikalarının bir sonucu”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Bilim Akademisi, döviz kuru krizi ve ekonomi politikaları hakkında yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada eylül ayından bu yana izlenen para politikasını eleştiren Bilim Akademisi, şu görüşlere yer verdi: 

“Eylül ayından bu yana izlenen para politikasıyla körüklenen TL’deki muazzam değer kaybı aralık ayı ortası itibarıyla açık bir döviz kuru krizine dönüşmüştür. Eldeki kriz dünya konjonktürünün değil, yakın dönemde ülkemizde uygulanan para politikasının zaten zayıf olan iktisadi temeller ile birleşmesinin doğrudan sonucudur. Bu zayıf iktisadi temellere rağmen bu şiddette bir kriz makul bir para politikası ile önlenebilir bir sonuç iken, para politikasının kendisi krizi tetikleme ve derinleştirme aracı olmuştur.”

“İktidar ve Merkez Bankası gelişmeler karşısında âciz kalıyor

Bilim Akademisi, iktidarın ve Merkez Bankası’nın döviz piyasasındaki gelişmeler karşısında âciz kaldığını ve uygulanan politikada, kurdaki kontrolsüz yükselişin enflasyonda hızlı bir artışa yol açtığının göz ardı edildiğini belirtti. Açıklamaya göre iktidarın iddiasının aksine, Türk Lirası’nın değersizleşmesi şuurlu bir stratejinin değil, sürdürülemeyen kötü ekonomi politikalarının bir sonucu. Böylesi bir kriz ortamında Türkiye’de üreticilere kalıcı bir rekabet gücü kazandırılmasının imkânsız olduğu belirtilen açıklamada, “Ekonomi biliminin kuramları ve ampirik bulguları göz ardı edilerek uygulanan bu politikalarda ısrar edilmesi durumunda, ülke çapında peş peşe şirket iflas ve kapanmalarının ve işten çıkarmaların yaşanması beklenmelidir” denildi. 

Kamu kurumları toplum nezdinde saygınlıklarını yitiriyor”

Açıklamada, iktidar ekonomi politikasını değiştirmediği takdirde 2022 yılında kamu bütçe açığının gayri safi yurtiçi hasılaya oranının bütçede öngörülen yüzde 3,5’in çok daha üzerine çıkmasının kaçınılmaz olduğunun altı çizildi. Toplum nezdinde saygınlıklarını yitiren kamu kurumlarının siyasi baskı altında görevlerini yapamaz hale geldiği ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinin toplumun bütün kesimlerince sorgulandığı dile getirilen açıklamada, kalıcı çözüm için akla uygun politikalara ihtiyaç duyulduğu belirtilerek şu önerilere yer verildi: 

“Fiyat istikrarının yanı sıra sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümeye ulaşmak ve cari dengede kalıcı iyileştirmeleri gerçekleştirmek için uygulanacak politikaların iktisadi akla uygun, diğer gelişmekte olan ülke deneyimlerinden ders çıkartmış ve Türkiye özeline uyumlulaştırılmış olması gerekir. Ülkemizde bu tür politikaları tasarlayacak yetkinlikte iktisatçılarımız vardır.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus