İSTANBUL (Medyascope) – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, barış sürecine dair çerçeve yasa çalışmalarının mutabakatla ilerlemesi gerektiğini vurguladı; iktidarın ekonomi ile tarım politikalarını ve çocuklara yönelik yasa teklifini sert sözlerle eleştirdi.
Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, barış sürecinin çerçeve yasa çalışmalarının mutabakatla ilerlemesi gerektiğini vurguladı.
- Tarım ve ekonomi politikalarını eleştiren Hatimoğulları, çiftçilerin ekonomik zorluklarla karşı karşıya kaldığını belirtti.
- Hatimoğulları, çocuklara yönelik yasa teklifini eleştirerek, bu düzenlemenin çocukları korumadığını savundu.
- Hukuk ve demokrasi açısından dönüşün sadece fiziksel geri dönüşle sınırlı olmadığını ifade etti.
- Yasa çalışmalarının şeffaf yürütülmesi gerektiğini ve yeni sürprizlerle sürecin uzatılmaması gerektiğini belirtti.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında Türkiye gündemini ve barış sürecini değerlendirdi.
Hatimoğulları sözlerinin başında YENİ Parti’yi tebrik ederek, “Yola YENİ Parti ismiyle devam eden Sayın Özgür Özel’e ve partinin tüm üyelerine tebriklerimizi iletiyorum. YENİ Parti’nin ülkemizin demokrasisine, hukukuna katkı sunacağına olan inancımızı belirtmek isterim” diye konuştu.
Tarım ve ekonomi politikalarına eleştiri
Hatimoğulları, yurttaşların en temel sorununun beslenme ve gıdaya erişim olduğunu belirterek, Türkiye’de uygulanan tarım politikalarının milyonlarca yurttaşı ve üreticiyi olumsuz etkilediğini söyledi.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine dikkat çeken Hatimoğulları, gübre fiyatlarının yüzde 63, mazot ve enerji maliyetlerinin yüzde 40, gıda fiyatlarının ise yüzde 36 arttığını ifade etti. Buna karşın çiftçinin ürününü geçen yılın fiyatına ya da daha düşük fiyata satmak zorunda kaldığını belirten Hatimoğulları, “Üretici nasıl ayakta kalacak?” diye sordu.
İktidarın insanları soğana muhtaç hale getirdiğine dikkat çeken Hatimoğulları, çözüm olarak ise yalnızca ithalatın sunulduğunu söyledi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e de seslenen Hatimoğulları, uygulanan ekonomi politikalarını eleştirerek, “Yazdığınız klasik reçeteler artık tutmuyor. İki yıldır emekçinin, yoksulun kemerini sıkıyorsunuz ama bu politika tutmayacak” dedi.
Hatimoğulları, üreticinin desteklenmesi gerektiğini belirterek taban fiyat garantisi verilmesini ve girdi maliyetlerinin doğrudan sübvanse edilmesini istedi.
Gülistan Doku soruşturması ve çocuklara yönelik yasa teklifi
Hatimoğulları, Gülistan Doku’nun izini sürmek yerine delillerin karartıldığı ve kamu gücünün bazı kişileri korumak amacıyla kullanıldığı ağır gerçeklerle karşı karşıya olunduğunu söyledi.
Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve beraberindekilerin tutuklanmasının sıradan bir gelişme olmadığını belirten Hatimoğulları, bunun Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanlığı döneminin özeti niteliğinde olduğunu ifade etti. Devlet gücünü kullanarak suç işlediği iddia edilen herkesin hesap vermesi gerektiğini söyledi.
Hatimoğulları, Meclis gündemindeki çocuklara ilişkin yasa teklifini de eleştirerek düzenlemenin çocukları korumadığını, aksine onlara daha uzun süreli hapis cezaları getirdiğini savundu.
Son altı ayda 36 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini belirten Hatimoğulları, çocukların neden okulda değil de fabrikalarda ve tarlalarda çalıştığının tartışılmadan cezaların ağırlaştırılmasının adalet olmadığını ifade etti.
“Dönüş, sınır kapısından geçmekten ibaret değildir”
Hatimoğulları, çerçeve yasa çalışmalarında son düzlüğe girildiğini belirterek bunun tüm Türkiye’yi ilgilendiren tarihi bir konu olduğunu söyledi. Bütün siyasi partilerin, barışın kapısını açacak bir yasanın çıkarılması için elini taşın altına koymasının son derece önemli olduğunu ifade etti.
Abdullah Öcalan’ın son yapılan görüşmede kardeşlik hukukunu gözeten yasal bir zeminin gerekliliğini vurguladığını aktaran Hatimoğulları, süreçteki muhataplara da çağrıda bulundu.
“Dönüş” meselesinin dar yorumlanmaması gerektiğini belirten Hatimoğulları, Odessa Destanı‘ndaki “Eve varmakla eve dönmek aynı şey değildir” sözünü anımsatarak dönüşün yalnızca fiziksel bir geri dönüş anlamına gelmediğini söyledi.
Hatimoğulları, dönüşün sürgündekilerin ülkesine, KHK ile görevlerinden ihraç edilenlerin mesleklerine, kayyım atanan belediyelerde iradesi elinden alınan seçilmişlerin görevlerine ve yargılananların siyasal hayata dönmesi anlamına geldiğini ifade etti.
Çerçeve yasadan beklentilerinin, bugünkü geçiş sürecini düzenlerken aynı zamanda yarının demokratik düzenini güvence altına almak olduğunu söyledi.
“Süreç yeni sürprizlerle uzatılmamalı”
Hatimoğulları, çerçeve yasanın mevcut gerçeklikleri göz ardı etmeyen ve ortaklaşılmış bir formülü içermesi gerektiğini söyledi. Yasanın, Abdullah Öcalan’ın süreci ileriye taşıyabilmesinin olanaklarını açması gerektiğini ifade etti.
Öcalan’ın özgür yaşama ve özgür çalışma koşullarının acilen hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Hatimoğulları, gazetecilerin, siyasetçilerin ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin İmralı’ya giderek görüşebilmesinin sağlanması çağrısında bulundu.
Hatimoğulları, İmralı Heyeti’nin gerçekleştirdiği ziyarette mutabık kalınan tüm hususların yasaya yansıtılması gerektiğini söyledi.
Sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, hiçbir şeyin oldubittiye getirilmemesi ve yeni sürprizlerle sürecin uzatılmaması gerektiğini ifade etti.







