AYM, “adil yargılanma hakkı”nın ihlal edildiği gerekçesiyle dört başvurucuya tazminat ödenmesine karar verdi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Anayasa Mahkemesi (AYM), işe iade talebiyle açılan davada gerekçeli kararın geç yazılması nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki başvuruyu yerinde bularak, taraflara tazminat ödenmesine karar verdi. AYM, anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan “adil yargılanma hakkı kapsamındaki makul sürede yargılanma” hakkının ihlal edildiğine ve bu nedenle başvuruculara ayrı ayrı net sekiz bin 750 Türk Lirası (TL)  manevi tazminat ödenmesine hükmetti. AYM Başkanı Zühtü Arslan, 2021 yılında AYM’ye 66 bin 121 bireysel başvuru yapıldığını ve bu başvuruların yüzde 73’ünden fazlasının “adil yargılanma hakkı” için olduğunu söylemişti.

 

İş akitleri sonlandırılan Atakan Enver Mısırlı, Bahar Özkan, İzzet Furkan Yazgan ve Semra Merinç, 2016’da Ankara 11. İş Mahkemesi’ne ayrı ayrı dava açtı. Mahkeme, 2017’de tüm başvurucular yönünden davaların kabulüne ve başvurucuların işe iadesine karar verdi ve dört aylık ücret tutarında tazminata, boşta geçen süredeki ücretin davalı işverenden tahsili ile başvuruculara verilmesine hükmetti. Başvurucular Temmuz 2017 tarihinde işe iade kararı verilmesine rağmen gerekçeli kararın bir yılı aşkın sürede yazılmaması nedeniyle kararların icra kabiliyeti kazanamadığını belirterek adil yargılanma hakkının ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini gerekçesiyle AYM’ye bireysel başvuruda bulundu.  

AYM, anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine, başvuruculara net sekiz bin 750 TL manevi tazminatın ayrı ayrı ödenmesine karar verdi. Yüksek Mahkeme, kararını şu gerekçelere dayandırdı:

Anılan kararda Anayasa Mahkemesi; yargılama süresinin toplamda iki yıl beş ay olmakla birlikte ilk derece mahkemesinin kararı tefhiminden (bildirme) gerekçeli kararı yazmasına kadar geçen bir yıl üç ay 29 günlük sürenin makul olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, bu durumun tek başına yargılama süresinin uzamasına neden olduğunu belirterek makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Somut başvuruda da başvurucuların işe iade talebiyle açmış olduğu davanın sonuçlarından yararlanabilmesinin, başka bir deyişle kararın kesinleşmesinin en önemli aşamalarından biri gerekçeli kararın yazılması olup bu yükümlülük başvurucunun talebine, tutumuna veya sorumluluğuna bağlı olmaksızın mahkemeye aittir.

AYM Başkanı Arslan’dan “adil yargılama” çıkışı

Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, geçen pazartesi (10 Ocak) düzenlenen “Adli Yargılanma Güvencesi Olarak Silahların Eşitliği İlkesi sempozyumunda, 2021 yılında AYM’ye 66 bin 121 başvuru yapıldığını ve bu başvuruların yüzde 73’ünden fazlasının adil yargılanma hakkına ilişkin olduğu bilgisini paylaşmıştı. Arslan, “Bu sayı ve oranlar bize adil yargılanma hakkı konusunda önemli bir meselemiz olduğunu söylüyor. Bu sebeple AYM’nin ihlal kararlarında belirtilen gerekçelerin idari ve yargısal mercilerimiz tarafından gereği gibi değerlendirilmesi, yeni ihlallerin önlenmesine yönelik gerekli adımların vakit kaybetmeden atılması zorunluluğu bulunmaktadır” demişti.  

Arslan, konuşmasında ayrıca bireysel başvuru istatistiklerinin endişe verici olduğunu vurgulayarak şunları söylemişti:

Hukuk devletinin olmazsa olmaz unsurlarından biri yargılamanın hakkaniyete uygun olarak yapılmasıdır. Yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmasından silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine kadar adil yargılanma hakkının tüm unsurlarıyla korunması gerekmektedir.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus