Sporu kullanarak insan hakları ihlallerini aklamaya çalışan ülkelerin düzenlediği organizasyonlar artıyor – Gazeteci Karim Zidan: “2022, spor ile politikanın en çok kesişeceği yıl olacak”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Karim Zidan, The Guardian’a, 2022’de Pekin’in ev sahipliği yapacağı Kış Olimpiyat Oyunları, Katar’ın düzenleyeceği Dünya Kupası ve Suudi Arabistan’ın spora yaptığı yatırımlar üzerinden, bu yılki “sportswashing” (insan hakları ihlallerini düzenlediği spor organizasyonu ile aklamaya çalışan ülke veya kurum) stratejilerini yazdı. Medyascope Spor Servisi olarak bu makaleyi sizinle paylaşıyoruz.

Gazeteci Karim Zidan: “2022, spor ile politikanın en çok kesişeceği yıl olacak”

2022 yılı, Pekin’de düzenlenecek Kış Olimpiyat Oyunları ve Katar’ın ev sahipliği yapacağı Dünya Kupası nedeniyle otoriter rejimlerin, ülkelerinde yaşanan insan hakları ihlallerini maskelemeleri açısından akılda kalan bir yıl olacak.

Bu yıl içinde Çin, Katar ve Suudi Arabistan, yılın önemli spor olaylarına ev sahipliği yapacak. “Sportswashing” kavramı, popülerliğini 2018’den beri Uluslararası Af Örgütü üzerinden artıran bir terim oldu. Terim otoriter rejimlerin, spor yoluyla ülkelerindeki politikalardan dikkati uzaklaştırmak ve uluslararası algılarını pozitife çevirmeye çalışmaları anlamına geliyor. Bu çerçevede en geleneksel örnek, 1936 Berlin Yaz Olimpiyat Oyunları.

Bu konu uzun süredir gündemde olmasına rağmen 2022, yılın en önemli iki spor organizasyonunun Çin ve Katar’da düzenlenecek olması nedeniyle daha sıcak şekilde konuşuluyor.

4 Şubat’ta başlayacak Kış Olimpiyat Oyunları’na ev sahipliği yapacak olan Çin, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde Müslümanlar’ın ve azınlık grupların yaşadığı şartlar ile Hong Kong ve Tayvan üzerinde kurduğu baskının üzerine, bir de Peng Shuai’nin özgürlüğüne dair endişeler sebebiyle eleştiri oklarının hedefinde.

ABD, Birleşik Krallık, Kanada ve Avustralya, Çin’deki insan hakları ihlallerini sebep göstererek Pekin Kış Olimpiyatları’na diplomatik boykot uygulayacak. Yani sporcular ülkelerini temsilen mücadele edecek ancak devletler, Pekin’de diplomatik temsilci bulundurmayacak.

(Çevirmenin notu: Makalenin yazıldığı 5 Ocak tarihinin ardından Yeni Zelanda, Danimarka, İsveç, Belçika, Hollanda, Avusturya, Estonya ve Slovenya da, Çin’e diplomatik boykot uygulayan ülkeler arasına katıldı.)

2024 Yaz Olimpiyat Oyunları’na ev sahipliği yapacak Fransa ve İtalya, diplomatik boykota katılmazken Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, boykotu “hata” olarak tanımladı. Çin ise diplomatik boykot uygulayan ülkelerin aldıkları aksiyonun karşılığını göreceklerini belirtti.

Kış Olimpiyatları’nın ardından gözler, kasım ayında başlayacak 2022 Dünya Kupası’na çevrilecek. Şubat 2021’de The Guardian’ın ortaya çıkardığı bir araştırmaya göre, 2010’dan beri Hindistan, Pakistan, Nepal, Bangladeş ve Sri Lanka’dan Katar’a çalışmaya gelen 6,500 işçi hayatını kaybetti. Üstelik bu araştırma, Kenya ve Filipinler’den gelen işçileri kapsamıyor.

Bu işçilerin bir kısmı dünya kupası için inşa edilen stadyumların yapımında hayatını kaybetti. Ayrıca 100’den fazla mülteci çalışanın yedi ay boyunca maaşlarını alamadığını ortaya koyan bulgular var. İfade özgürlüğünün kısıtlanması, homoseksüelliğin suç sayılması, kadın ve azınlıklara yönelik şiddet, Katar’daki diğer önemli insan hakları ihlalleri.

Stadyum inşaatları sırasında yaşanan problemlere rağmen FIFA Başkanı Gianni Infantino, 30 Aralık tarihinde 2022 Dünya Kupası’nın futbol ve toplum için bir kutlama olduğundan, FIFA olarak sesi yeterince çıkamayanları dinlemenin yanı sıra, futbolun küresel gelişimine verdikleri önemden bahsetti.

Çin ve Katar ile benzer bir politikayı, son yıllarda spor yatırımlarını artıran Suudi Arabistan da izliyor. Son olarak Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) önderliğindeki bir konsorsiyum, İngiltere Premier League’in önemli ekiplerinden Newcastle United’ı satın aldı. Bu yatırım, Suudi Arabistan’ın ülkedeki insan hakları ihlalleri ve başta Cemal Kaşıkçı cinayeti gibi olayları “spor üzerinden aklama fırsatı” olarak yorumlandı.

Formula 1 takviminde yer almak için yapılan 10 yıl – 650 milyon dolarlık anlaşma, “Saudi International” golf organizasyonu, ev sahipliği yapılan önemli dövüş geceleri, Suudi Arabistan’ın öne çıkan diğer spor yatırımları. Asya ülkesi bu organizasyonların yanı sıra, 2030 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapabilmek için Boston Consulting Group ile anlaştı.

UFC’nin Çeçen diktatör Ramazan Kadirov, NBA’in Ruanda’daki katliamdan sorumlu tutulan Paul Kagame ile ilişkisi, NFL’in Çin’le yaptığı beş yıllık anlaşma akla gelen bazı diğer problemli örnekler. Tüm bu örnekler, otoriter rejimlerin spor üzerinden geliştirdikleri “sportswashing” stratejisine yönelik eğilimi ortaya koyuyor. Bu çerçevede 2022, spor ile politikanın yollarının en çok kesiştiği yıllardan biri olacak.

Kaynak: The Guardian

Çeviren: Sedat Efekan Özener

Editör: Doğa Üründül

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus