DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, bu yıl ikincisi düzenlenen “DEVA Kadında Zirvesi”nde konuştu. Savaşın en çok kadınları ve çocukları etkilediğini, güvenlik meselesinin sadece erkeklere bırakılmayacak kadar ciddi bir iş olduğunu söyleyen Babacan, “Toplumun her kesiminden kadınlar, bugünkü otoriter zihniyete geçit vermeyeceklerini gösterdiler” dedi.

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü haftası nedeniyle yapılan ve bu yıl ikincisi düzenlenen “DEVA Kadında Zirvesi”nde konuştu. Babacan, İstanbul Sözleşmesi’nden bir gece yarısı kararnamesiyle çıkan iktidarın, hesaplarının tutmadığını söyledi ve “Her mahalleden kadın bu pervasızlığa karşı ses çıkardı. Toplumun her kesiminden kadınlar, bugünkü otoriter zihniyete geçit vermeyeceklerini gösterdiler. Kadınların kararlı mücadelesinin, iktidardaki otoriter zihniyete karşı galip geleceğini biliyorum” diye konuştu.
Büyük bir göç dalgasına yol açan savaşın en çok kadınların ve çocukların hayatlarını yaşanılmaz kıldığını belirten Babacan, Ukrayna’da cinsel şiddet ve sömürü riskinin tırmandığını, Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan çatışmaların durdurulmasını ve görüşmelerin uluslararası hukuka uygun olarak barışçıl bir çözümle sonuçlanmasını dilediğini söyledi.
“Güvenlik sadece erkeklere bırakılmayacak kadar ciddi bir iş”
DEVA Partisi’nin Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Başkanı Yasemin Bilgel’in, tüm siyasi partiler arasında bu konulardan sorumlu tek kadın genel başkan yardımcısı olduğunu belirten Babacan, “Dış politika ve dış güvenlik meseleleri sadece erkeklere bırakılmayacak kadar ciddi bir iştir. Emperyal hayaller gibi hırslara kapılmayan kadınlar, sorunların barışçıl çözümlerini kavrayabiliyor. Kadınlar, tüm tarafların güvenlik ihtiyacını dikkate alan yeni çözümler geliştirebiliyor. Gücün bir korku aracı olarak kullanılmaması gerektiğini biliyor. Kadınlar yönetişimde daha fazla temsil edildiğinde, uzlaşmaya dayalı ve barışçıl dış politika kolaylaşıyor” diye konuştu.
“W-20’nin kurulmasını bizzat önerdim”
Türkiye’nin 2015 yılında G-20 dönem başkanlığına seçilmesini sağladıklarını söyleyen Babacan, “W-20’nin (Woman, Kadın-20) kurulmasını bizzat önerdim. Cinsiyete dayalı adaletsizlikleri önlemeyi, kadınların iş gücüne katılımını artırmaya ve iş yaşamında ücret farklarının ortadan kaldırılmasını hedefledik. O gün bugündür, G20 ülkelerinin kadın örgütleri hem kendi ülkelerinde hem de G20 masasında çalışan kadınların hak taleplerini dillendiriyor. Sistem işliyor. Bir dokunuşla, tüm dünya kadınlarının faydalanacağı bir kazanım elde ettik” diye konuştu.
“Şiddete karşı çıkmak güçlü olmaktır”
Babacan, “milletin kaderinin tek bir şahsa teslim edilmesine de, milletin seçtiklerinin insan haklarını ve anayasayı çiğnemesine de razı gelmedi” diyerek yazar Halide Edip Adıvar’ı andı. Adıvar’ın “Dünyanın genel eğilimi şiddetten yana oldukça, şiddeti teşvik etmek için cesarete ihtiyaç yoktur. Tek başına şiddete karşı çıkmak ise güçlü olmaktır” sözünü hatırlatan Babacan, “Tüm dünyayı tehdit eden emperyal hevesler uğruna şiddete başvuranlara karşı hep beraber hatırlatalım. Şiddete karşı çıkmak güçlü olmaktır” dedi.








