Sinn Féin’in siyasi mücadelesi: IRA’dan ayrılma ve bağımsızlık

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Bir asırlık iç mücadelelerden sonra Sinn Féin tam bağımsızlığını kazandı ve İrlanda’nın hem kuzeyinde hem güneyinde siyasi etkisini güçlendirdi. Kuzey İrlanda’nın en büyük, İrlanda Cumhuriyeti’nin ise en büyük ikinci partisi olan Sinn Féin’in bağımsızlığına giden yolda neler yaşandı?

İrlandalı oyun yazarı, şair ve romancı Brendan Behan, herhangi bir yeni İrlanda cumhuriyetçi örgütünün gündemindeki ilk maddenin “bölünme” olduğunu söylüyor. 1905’te kuruluşundan bu yana, İrlandalı ve Kuzey İrlandalı cumhuriyetçilerin partisi olan Sinn Féin (SF) 117 yılda bazıları çok radikal olan en az yedi büyük değişim geçirdi. Bazı değişimler sonucunda partinin bugünkü halinin 60 yıl önceki haliyle bağlantısı olup olmadığında dair tartışmalar mevcut. Bununla birlikte, günümüzün Sinn Féin’i, kendisini selefinin küllerinden yeniden hayat bulan efsanevi Anka kuşu olarak tanımlıyor.

Ne anlama geliyor?

Adı “Kendimiz” anlamına gelen Sinn Féin’in tüm versiyonları, İrlanda cumhuriyetçiliğinin kurucu babası Wolfe Tone tarafından belirlenen aynı amaca sahipti: “Siyasi kötülüklerimizin kaynağı olan İngiltere ile bağı koparmak ve İrlanda’nın bağımsızlığını savunmak.”

Ancak bu amaca nasıl ulaşılacağına dair şiddetli tartışmalar bölünmelere neden oldu.

20. yüzyılın büyük bir kısmında, ayaklanma ve silahlı mücadele argümanının dominasyonu sebebiyle hareketin siyasi ayağı olan SF, silahlı kanadı olan İrlanda Cumhuriyet Ordusu’nun (IRA) güdümüne girdi.

İngiltere’nin 1921 Antlaşması ile kurduğu Dublin’deki Dáil ve Belfast’taki Stormont Parlamentoları boykot etme kararıyla SF’nin IRA güdümündeki konumu pekiştirildi. Yine de, çekimserlik politikası ve cumhuriyetçilik ilkeleri her zaman belirli bir desteğe sahipti.

Örneğin 1955 Britanya genel seçimlerinde SF, Kuzey İrlanda’da 152 bin oy aldı ve iki sandalye kazandı. Bu destekle güçlenen IRA, 1956’da silahlı bir hareket başlattı. 1959 genel seçimlerinde ise oyları 63 bine düştü. Bu durum, kuzey milliyetçilerinin cumhuriyetçi siyaseti sevdikleri ancak cumhuriyetçi şiddeti sevmediklerine dair tartışmaları başlattı. Silahlı hareketin başarısızlığı ve siyasi reddin ardından, 1960’lardaki cumhuriyetçi liderler silahsız harekete, Marksizm ve sol aktivizme döndüler.

1969’da Belfast’taki Katolik bölgeleri “birlikçi” çetelerin kanlı saldırılarına karşı savunmayı başaramayan Marksist liderlerden ayrıldıktan sonra ortaya çıktı. Sonraki on yıl boyunca SF, IRA kampanyası için bir halkla ilişkiler biriminden biraz daha fazlası oldu. Dönüm noktası, 1981 açlık grevlerinden sonra, hareketin seçimlere girmesi ve açlık grevcisi Bobby Sands‘e verilen siyasi destek oldu.

Bobby Sands

Daha sonra SF her düzeyde yapılan seçimleri kazandı. Martin McGuinness gibi bilinen IRA liderleri, önemli yetkileri olan kamu temsilcileri oldular. SF Başkanı Gerry Adams milletvekili olarak atandı. Çok hızlı bir şekilde siyasi ve askeri kanatlar arasında gerilimler ortaya çıktı. SF üyeleri televizyonda IRA cinayetlerini savunmak zorunda kaldı. Hareketin kontrolü için yavaş, gergin ve zaman zaman tehlikeli bir mücadele verildi ve siyaset öncelik kazanmaya başladı. IRA’ya karşı, şiddetin cumhuriyetçiliğin bir ilkesi değil, bir taktik olduğuna dair argümanlar sunuldu. Bu durum, bazıları ikili SF/IRA üyeliği avantajına sahip siyasi savunucuların, hareketi bölmeden askeri kanat üzerinde kontrol sağlamak için 1997’ye kadar manevra yapmasını gerektirdi. 1998’de Hayırlı Cuma Anlaşması’nın onaylanmasıyla SF, “tamamen barışçıl ve demokratik yollara” imza attı ve hareketin içerisinde domine eden kanat oldu.

Daha sonra görev, SF’yi eski şöhretinden kurtarmak oldu. İrlanda’nın kuzeyinde milliyetçi seçmenleri ikna etmesi kolaylaştı ve SF, 2003’te en büyük millliyetçi parti haline geldi. IRA figürlerinin aday listelerinden kademeli olarak çıkarılması ve “temiz ciltler” olarak adlandırılan yeni neslin aday gösterilmesiyle SF, 2020 yılında İrlanda’nın güneyinde 1923’ten bu yana en iyi sonuçları elde etti. Dublinli Mary Lou McDonald’ın başkan, kuzeyden Michelle O’Neill’in başkan yardımcısı olması Sinn Féin’in modernleşen yapısını gösterdiği söyleniyor.

1970’lerin ve 1980’lerin sık sık tekrarlanan hedefi olan “32 il sosyalist cumhuriyeti” artık parti politikasında bulunmuyor. SF Maksimum desteği alabilmek için konumunu radikal soldan merkez sola çekti. Böylece İrlanda’nın her iki bölgesinde de anketlerde birinci sırayı elde eden SF, güneyde en yakın rakibinin 10 puan, kuzeyde ise DUP’un yedi puan önünde bulunuyor.

Anketler, O’Neill’in 5 Mayıs’taki meclis seçimlerinde birinci bakan olmaya hazır olduğunu gösteriyor. Benzer şekilde, SF’nin 2025’teki seçimden sonra Dublin’deki en büyük parti olması bekleniyor.

Kaynak: Guardian

Derleyen: Kağan Korkmaz

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus