Trump’ın eski avukatı ABD Adalet Bakanı oldu

Trump'ın eski avukatı ABD

İSTANBUL (Medyascope) – ABD Genel Başkanı Donald Trump’ın eski avukatı Todd Blanche, ABD Adalet Bakanı oldu. Blanche’in Senato onayıyla bakan olması Trump için önemli bir siyasi zafer olarak değerlendirildi.

ABD Senatosu, ABD Genel Başkanı Donald Trump’ın eski kişisel avukatı Todd Blanche’ı Başsavcı olarak onayladı. Onay, 1,8 milyar dolarlık bir fondan kaynaklanan tepkilere rağmen verildi. Louisiana Senatörü Bill Cassidy, Maine Senatörü Susan Collins ve Alaska Senatörü Lisa Murkowski’nin karşı oy kullanmasının ardından belirleyici oyu Blanche lehine kullandı. Demokrat Parti’li senatörlerin tamamı adaylığı reddetti.

Senatörler neden destek verdi?

Bill Cassidy, Senato kürsüsünde yaptığı açıklamada kararını şöyle gerekçelendirdi:

“Bay Blanche mükemmel değil, bunu kendisi de söylüyor. Ama seçim mükemmellik ile Bay Blanche arasında değil. Seçim, Bay Blanche ile belki de departmanı Başkan Trump yönetiminde etkili şekilde çalıştıramayacak, belki de Bay Blanche kadar iyi olamayacak başka bir vekil başsavcı arasında.”

Trump'ın eski avukatı ABD
Bill Cassidy

Tartışmalı fon neden gündemdeydi?

Blanche’ın adaylığı haftalarca askıda kaldı. Cumhuriyetçi senatörler, Adalet Bakanlığının Trump, oğulları ve şirketlerine vergi muafiyeti sağlayacak ve 1,8 milyar dolarlık “silahlandırma fonu”* oluşturacak bir anlaşma yapmasına tepki gösterdi. Bu durum, bazı Cumhuriyetçi senatörlerin Blanche’a karşı oy kullanmasına yol açtı.

Murkowski, X hesabından yaptığı paylaşımda karşı oy kullanma gerekçesini şöyle açıkladı:

“Bay Blanche ile çok sayıda yapıcı görüşme gerçekleştirdim ve kendisini düzgün ve yetkin biri olarak görüyorum. Alaska hakkında, özellikle de kırsal bölgelerimiz hakkında daha fazla bilgi edinmek için yaptığı ziyareti takdir ediyorum. Ayrıca, vekâleten başsavcı olarak görev yaptığı dönemde eyaletimize ve ülkemize fayda sağlayacak kayda değer birçok karara imza attı. Ancak nihayetinde adaylığına karşı oy kullanacağım. Adalet Bakanlığı’nın siyasallaştırılması, hatta bir silah gibi kullanılması bu yönetimle başlamadı ancak bu yönetim döneminde hız kazandı. Epstein dosyalarının yayımlanma biçimine, Başkan’a, ailesine ve şirketlerine tanınan kapsamlı dokunulmazlık korumalarına, kürtaj karşıtı gruplara yönelik yapılan açıklamalara ve eski yönetim çalışanlarından görevdeki ABD senatörlerine kadar çeşitli kişilerin tekrar tekrar hedef alınmasına itiraz ediyorum. Ayrıca Adalet Bakanlığı’nın yaklaşık 2 milyar dolarlık, adeta bir örtülü fon niteliğindeki kaynağının —ki bunun 6 Ocak protestocularını ödüllendirmek için kullanılması muhtemeldi— yalnızca bu adaylık henüz sonuçlanmadığı ve Senato’nun elinde bir koz bulunduğu için şu anda devre dışı olduğunu çok iyi biliyorum. Oylamamızı yaptıktan sonra bu durum sona erecek ve gelecekte ne olacağını kimse bilemeyecek. Ülkenin, bu yönetimin en kötü dürtülerini denetleyecek bir başsavcıya ihtiyacı var. Bay Blanche’ın onaylanması halinde bunu başarabilmesini umuyorum ancak bunun gerçekleşeceğine dair yeterli güvene sahip değilim.”

Epstein dosyaları eleştirisi

Blanche, Adalet Bakanlığı’nın Jeffrey Epstein’a ilişkin dosyaları özensiz şekilde kamuoyuna açmasından da ağır eleştiri aldı.

Açıklanan belgelerde gizlenmemesi gereken bilgiler karartılırken, mağdurların isimleri gizlenmeden bırakıldı. Onay duruşmasında Epstein mağdurlarıyla kişisel olarak görüşmeyi ilk başta reddeden Blanche, sonrasında görüşmeyi kabul etti. Ancak mağdurlar, görüşmede Blanche’tan yeterli yanıt alamadıklarını belirtti.

Uzmanlar, davaların dayanaklarını zayıf buldu. Adalet Bakanlığı ayrıca Demokrat senatörler Elissa Slotkin ve Mark Kelly hakkında ceza davası açmaya çalıştı ve eski Federal Rezerv Başkanı Jerome Powell üzerinde baskı kurmak amacıyla soruşturma yetkilerini kullandı.

Politico’nun haberine göre Blanche, adaylığı Senatoda beklerken kürtaj karşıtı savunuculara, Adalet Bakanlığı’nın kürtaj karşıtı düzenlemeleri tüm eyaletlerde kalıcı hale getireceği sözünü de verdi.

Maine’de yeniden seçilmek için yarışan Cumhuriyetçi Senatör Susan Collins ise haftanın başında yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Todd Blanche’ın başsavcılık görevine uygunluğunu dikkatle değerlendirdim. Bu değerlendirme, Adalet Bakanlığı bütçesi görüşmelerinde, onay oturumunda ve sonrasında geçen haftalarda senatörlerin yönelttiği sorulara verdiği yanıtların yanı sıra görev süresindeki uygulamalarını da kapsıyor. Blanche’ın yetkin bir hukukçu olduğuna inanıyorum ancak Adalet Bakanlığı giderek daha fazla siyasallaştı. Blanche’ın Bakanlığın bağımsızlığını daha da zayıflatan çeşitli adımlar attığını düşünüyorum ve adaylığına karşı oy kullanmamın temel nedeni bu. Blanche, Başkan’ı, oğullarını ve aile şirketini IRS denetimlerinden koruyacak bir emrin onaylanmasını sağladı. Bu korumalar diğer Amerikalı vergi mükelleflerine tanınmıyor. Ayrıca 1,8 milyar dolarlık, Adalet Bakanlığı’nın siyasallaştırıldığı iddialarına karşı kullanılacağı belirtilen bir fonun oluşturulmasını onayladı.mKürtaj karşıtı bir kuruluşa, kürtaj ilaçlarının ülke genelindeki kadınlara posta yoluyla gönderilmesini yasaklamaya çalışacağına söz verdi. Bakanlığın, onun liderliği altında, hukuka aykırı emirlere karşı direnişi teşvik eden ancak Anayasa tarafından korunan videolar yayımlayan Senatörler Mark Kelly ve Elissa Slotkin hakkında dava açmaya çalışması da kabul edilemez. Adalet Bakanlığı’nın 1.200’den fazla eski çalışanı, Blanche’ın kurumun yapısını ve bağımsızlığını zayıflattığını savunarak adaylığına karşı çıktı. Bu nedenlerle bu adaylığa karşı oy kullanacağım.”

Blanche görevi kaybetmekten çekiniyor mu?

Blanche, bu yılın başında kendi yerine başka birinin Başsavcı olarak atanması halinde ne hissedeceğine ilişkin bir soruya nisan ayında, vekil başsavcı olarak atanmasının hemen ardından şöyle yanıt vermişti:

“Bu görevi isteyip istemediğim konusunda, ben bu görevi talep etmedim. Başkan Trump için çalışmayı seviyorum, bu hayatımın en büyük onuru. Eğer başka birini aday göstermeyi seçer ve benden başka bir şey yapmamı isterse, ‘Çok teşekkür ederim. Sizi seviyorum efendim’ derim. Bunun ötesinde herhangi bir hedefim veya isteğim yok.”

Todd Blanche kimdir?

Todd Wallace Blanche, 6 Ağustos 1974’te Denver, Colorado’da doğdu. Babası Kanadalı bir hokey oyuncusuydu ve evinin bodrumunda bir dini cemaate önderlik ediyordu. Komşu şikâyetleri sonucu cemaat imar ihlaliyle suçlandı, babası da mahkemece suçlu bulundu. Bu gelişmenin ardından aile 1987’de Florida’nın Gainesville kentine taşındı.

Blanche, New Mexico Askeri Enstitüsü’nde öğrenim gördükten sonra 1992’de Louisiana State Üniversitesi’ne kaydoldu, ertesi yıl Beloit College’a geçti ve burada basketbol ile beyzbol takımlarında oynadı. 1994’te American University’ye transfer oldu. Burada ileride eşi olacak Kristine ile tanıştı. Vaşington DC’deki ABD Savcılığı’nda stajyerlik yaptıktan sonra New York-Manhattan’daki Güney Bölgesi ABD Savcılığı’nda paralegal olarak çalıştı ve gece Brooklyn Hukuk Fakültesi’ne devam etti. Blanche 2003’te mezun oldu.

Kariyerine Davis Polk’ta avukat olarak başlayan Blanche, Güney New York Bölgesi ile Doğu New York Bölgesi mahkemelerinde geçici hâkim yardımcılığı yaptıktan sonra 2006’da Güney Bölgesi ABD Savcılığı’na döndü. Sekiz yıl boyunca şiddet suçları biriminde görev aldı ve zamanla bu birimin eş başkanlığına yükseldi; bu dönemde daha sonra Stormy Daniels davasında savcı olarak karşısına çıkacak Alvin Bragg ile birlikte çalıştı. Ardından White Plains’teki şube ofisini yönetti. 2014’te WilmerHale’e, 2017’de ise Cadwalader, Wickersham & Taft’a ortak olarak katıldı.

Blanche, Trump’ı temsil etmeden önce kayıtlı bir Demokrattı; 2024’te parti tercihini Cumhuriyetçi olarak değiştirdi.

Blanche’ın Trump’la geçmişi

Todd Blanche, 2023’te yüksek kazançlı hukuk bürosundaki ortaklığını bırakarak Donald Trump’ın kişisel avukatı oldu. Daha sonra Trump yönetiminde Adalet Bakanlığının başına geçen Blanche döneminde çok sayıda kariyer Adalet Bakanlığı avukatı görevinden ayrıldı. Bakanlık avukatları da ABD genelindeki davalarda mahkemelere yanlış beyanda bulunmakla bazı hâkimlerin eleştirilerine maruz kaldı.

Donald Trump ve Todd Blanche

Blanche, aynı zamanda Trump’ın Adalet Bakanlığı’nı siyasi rakiplerini cezalandırmak amacıyla kullanma çabalarının merkezindeki isimlerden biri oldu. Vekil başsavcı yardımcılığı ve vekil başsavcılık görevleri sırasında Adalet Bakanlığı, eski FBI Direktörü James Comey hakkında iki kez, New York Başsavcısı Letitia James ve kâr amacı gütmeyen Southern Poverty Law Center hakkında ise suçlamalarda bulundu.

Kaynak: The Guardian

*Federal hükümet kurumlarının siyasi amaçlarla kullanıldığı iddialarıyla bağlantılı fon.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş