İSTANBUL (Medyascope) – Rusya, 18-20 Eylül’de, Şubat 2022’de Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik tam kapsamlı işgalinin bu yana ilk parlamento seçimini yapacak.
Rusya’da seçimler başlıyor. Rusya, 18-20 Eylül tarihleri arasında parlamentonun alt kanadı Devlet Duması üyelerini belirlemek üzere sandığa gidecek. Rusya-Ukrayna savaşının ardından ilk kez düzenlenen bu ilk genel seçimde, sıkı denetim altındaki siyasi sistem ve saf dışı bırakılan muhalefet nedeniyle iktidardaki Birleşik Rusya Partisi’nin parlamentodaki üstünlüğünü sürdürmesine kesin gözüyle bakılıyor.
Kremlin için seçimler neden önemli?
Siyasi analistlerin “yönetilen demokrasi” olarak tanımladığı Rusya’da seçimlerin sürpriz üretme ihtimali bulunmasa da oylama Kremlin açısından kritik bir meşruiyet işlevi görüyor.
Kremlin, savaşın dördüncü buçuk yılında sandıktan çıkacak sonuçları, Rus toplumunun hem Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e hem de savaşa koşulsuz destek vermeye devam ettiğinin kanıtı olarak sunmayı hedefliyor.
Ayrıca yetkililer, Ukrayna cephesinden dönen yaklaşık 200 savaş gazisinin bu seçimlerde aday gösterildiğini belirterek askerlerin siyasi kariyerlerinin bu seçim aracılığıyla önünün açıldığını duyurdu.
Kimler seçiliyor?
Seçmenler, Duma’nın 450 üyesinin tamamını beş yıllık görev süresi için seçecek. Sandalyelerin yarısı ülke genelindeki parti listesi oylamasıyla, diğer 225’i ise tek sandalyeli seçim bölgelerindeki oylamayla belirleniyor.
Devlet yanlısı anket şirketi VTsIOM’un ağustos sonunda yaptığı ankete göre Birleşik Rusya Partisi, katılımcılar arasında yüzde 37 destekle diğer partilerin önünde yer alırken, onu yüzde 11,6 ile Komünist Parti izliyor.
Birleşik Rusya Partisi’nin beklenen zaferinin farkı da takip edilecek konulardan biri. Parti, Duma’da hâlihazırda 310 sandalyeye sahip, anayasa değişikliklerini diğer partilerin desteği olmadan geçirebilme yetkisi veren nitelikli çoğunluğunu korumak için en az 300 sandalye kazanması gerekiyor.

Savaş karşıtı tek parti Yabloko’ya engel: “Toplum barış istiyor”
Ukrayna’daki savaşa açıkça karşı çıkan ve derhal ateşkes çağrısı yapan tek kayıtlı parti olan liberal Yabloko ise temmuz ayında seçim listelerine kaydedildikten yalnızca 12 gün sonra Yüksek Mahkeme kararıyla liste oylamasından men edildi.
Parti listesinden çıkarılmasına rağmen tek sandalyeli bölgelerde bireysel olarak yarışmayı sürdüren Yabloko adayları da yoğun polis baskısıyla karşı karşıya.
Adaylardan biri olan Grigori Grişin, yakın zamanda evine sivil polislerin geldiğini ve Telegram kanalında cezaevinde hayatını kaybeden muhalif lider Aleksey Navalni’nin adını andığı gerekçesiyle “aşırılıkçılık propagandası” suçlamasıyla karşılaştığını anlattı. Grişin, Yabloko’nun tasfiye edilme gerekçesini şu sözlerle değerlendirdi:
“Polis siyasi bir talimatı yerine getiriyor, bu bir sır değil. Yetkililer seçimlerin sınırlarını bu şekilde belirliyor. Ukrayna’daki bu çatışmada kan dökülmesine son verilmesi talebinin halk arasında çok yaygın olduğu biliniyor. Bence Rusya’daki insanların çoğu artık barış istiyor ve Yabloko bu sesi ifade etmeye yardımcı oluyordu. Bu yüzden parti listelerinden çıkarıldık ve tekil adaylar da engelleniyor.”
Sınırlı gerçek muhalefet
Duma’ya yeniden girmesi beklenen diğer dört parti -Komünist Parti ve ultra-milliyetçi Rusya Liberal Demokrat Partisi de dahil- büyük ölçüde savaşı destekliyor ve kilit konularda genellikle Birleşik Rusya ile aynı yönde oy kullanıyor.
Yüksek mahkeme, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşına karşı çıkan tek kayıtlı siyasi parti olan liberal Yabloko’yu parti listesi oylamasından men etti. Bazı Yabloko adayları, bu kararın tek sandalyeli seçim bölgelerini kapsamaması nedeniyle yarışa devam ediyor, ancak herhangi bir sandalye kazanmaları olası görünmüyor.
Bir kısım muhalefet politikacısı da “yabancı ajan” ilan edilerek seçime katılımdan men edildi.
Gözlemci yok: Golos liderine hapis, AGİT’e davet yok
Seçimlerin şeffaflığına dair endişeler ise tırmanışta.
Geçmiş seçimlerdeki ihlalleri kayıt altına alan Rusya’nın tek bağımsız seçim gözlem örgütü Golos, yıllarca süren baskıların ardından kapandı; eş başkanı Grigori Melkonyants ise “istenmeyen örgütle işbirliği” suçlamasıyla beş yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Moskova, yaklaşan oylamayı izlemeleri için Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’ndan (AGİT) gözlemcileri davet etmedi. AGİT, bunun Rus hükümetinin şeffaflık, demokratik hesap verebilirlik ve hukukun üstünlüğünü göz ardı etme eğiliminin bir yansıması olduğunu belirtti. Teşkilat ayrıca “yabancı ajan” etiketleri ve kampanya finansmanına getirilen ek sınırlamalarla sistemin 2021’e göre çok daha baskıcı hale geldiğine dikkat çekti.
Rus makamları ise seçim sürecine yönelik eleştirileri reddederek oylamanın yasalara uygun yürütüldüğünü, Batılı ülkelerin seçimi baltalamaya ve aksatmaya çalıştığını öne sürdü.








