Türkiye’de yüksek enflasyon, dünyada resesyon – Prof. Dr. Mehmet Şişman: “Enflasyonla büyüme sürdürülemez”

Temmuz ayı enflasyon oranları açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) enflasyonu yıllık yüzde 79,6 ve aylık yüzde 2,37; bağımsız araştırmacılardan oluşan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise yıllık yüzde 176 ve aylık yüzde 5 olarak açıkladı. Küresel riskleri, resesyonu, dünyada enflasyonla mücadeleyi ve yüksek enflasyonla büyüyen Türkiye’yi, Marmara Üniversitesi İktisat Fakültesi, Uluslararası İktisat Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Şişman, Medyascope için değerlendirdi. ABD ve Avrupa’nın resesyonu göze alarak faiz artırmasının, Türkiye’den sermaye çekilmesi ve ticarette yavaşlama anlamına geldiğini söyleyen Şişman, “Enflasyonla büyüme, orta ve uzun vadede sürdürülemez” dedi.

İktidar, muhalefet ve halk, Türkiye ekonomisinin en önemli sorununun enflasyon olduğu konusunda fikir birliği içindeyken, çözüm yolları konusunda ayrışıyor. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati ve Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, ihracata dayalı büyümeyi tercih ettiklerini sıklıkla vurguluyor. Büyümenin, enflasyonla mücadeleye tercih edildiği ekonomi için, Prof. Dr. Mehmet Şişman, “Enflasyonla büyümenin belli bir sınırı var. Bu kısa vadede, dünyadaki şartlar da uygunsa mümkün olabilecek bir şey, orta veya uzun vadede sürdürülemez” dedi.

Resesyonist eğilim

ABD, yüzde 8,9 oran ile son 25 yılın en yüksek yıllık enflasyonunu yaşıyor. Yüzde 8’in üzerinde seyreden enflasyonla mücadele için Fed, son dört toplantısında toplam 225 baz puan faiz artırdı. Şişman, ABD’nin 2022 birinci çeyrekte yüzde 1,5 ve ikinci çeyrekte yüzde 0,9 küçülmesiyle, teknik olarak resesyona girdiğine ancak ortalama büyümeden çok önemli bir sapma olmadığına dikkat çekti ve resesyonist eğilimin devam ettiğini söyledi. 

Faiz artırımları ile Türkiye’de sermaye çıkışı ve ticarette yavaşlama

Enflasyonun, Rusya-Ukrayna savaşının ve artan petrol fiyatlarının etkisiyle hızlanarak arttığını söyleyen Şişman, esas olarak para politikalarının ve genişleyen kredi arzının belirleyici olduğunu söyledi. Avrupa Merkez Bankası (EBC) ve Amerika Merkez Bankası’nın (Fed) resesyonu göze alarak faiz artırmasının, Türkiye’den sermaye çekilmesi ve ticarette yavaşlama anlamına geldiğini belirten Şişman, “Dünyadaki para politikalarına uyum sağlayamıyoruz. Talebi yönetemezsek, ihracat fazlası yaratacak durumda değiliz” dedi. 

Seçim öncesinde yeni ekonomi politikaları

Neoliberal iktisat politikalarının dünyada çatırdağını ve bir revizyon gerektiğini söyleyen Şişman, “Türkiye, iktisat politikalarının sınırında ama politik irade bunu tersine çevirmek isterse iktisatçılar tartışırlar ve yeni ekonomi politikaları gündeme gelebilir. Ancak Türkiye bir seçim sürecine girdi. Seçim sürecinde yeni politikaların ne kadar uygun olduğu oldukça tartışmalı” diye konuştu. Şişman, parasal genişlemeye karşı faiz artırımlarının tekrar başlaması gerektiğini belirtti ve “Birdenbire devrim beklemiyoruz. Ortodoks ekonomi politikalarını kendi içinde tutarlı şekilde uygulayarak, sonra heterodoks politikalarla bunu onararak gitmemiz lazım” dedi. Politik iradenin, tartışmaya açık pek çok öneriyi, iktisat bilimi aracılığıyla kullanabileceğini vurgulayan Şişman, “Politik iradenin bunu uygulayabilmesi için önce seçim” dedi.

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus