ANKARA (Medyascope) – CHP’nin eski Genel Sekreteri Önder Sav, mutlak butlan kararının ardından Özgür Özel’in grup toplantısına katıldı. “Bunu içime sindirmemi kimse beklemesin” diyen Sav, mahkeme kararıyla partinin yönetilemeyeceğine dikkat çekti. Sav “Partinin şemsiyesini deldirtmemeye çalışmak zorundayız. İster yargı gücüyle olsun, ister başka nedenlerle olsun. Partinin şemsiyesi hepimize lazım” dedi.
Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Eski CHP’nin Genel Sekreteri Önder Sav, mutlak butlan kararının ardından Özgür Özel’in toplantısına katıldı.
- Sav, mahkeme kararının anayasa ve yasalara aykırı olduğunu belirtti.
- Yeni bir parti düşünmediğini ancak delegelerin haklarını kullanmaktan geri durmayacağını belirtti.
Bilmeniz gerekenler
İlgili bağlantılar
- Erdoğan’dan Haniye’nin öldürülmesinin ardından ilk açıklama: “Bu suikast, Filistinlileri sindirmeye yönelik bir alçaklık”
- HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar: “HDP’nin karşısına siyasetle çıkamıyorlar, yargıyla, baskıyla, polisle sindirmeye çalışıyorlar ama yürüyüşümüz devam edecek”
- Avukat Erdal Doğan: “Yaşadığımız siyasi iklimde korkutma, sindirme çabasının başladığını düşünüyorum”
- ABD başkanlık seçimi: Biden ve Trump aday olmak için gerekli delege sayısına ulaştı

CHP’nin eski Genel Sekreteri Önder Sav, seçilmiş genel başkan Özgür Özel’in istinafın tedbir kararıyla görevinden uzaklaştırılmasının ardından yaptığı ilk grup toplantısına katıldı. Mutlak butlan kararının ardından Özel’in genel merkezdeki eylemlerine ve Güvenpark’taki bayramlaşma etkinliğine de katılan Sav, 16 yıl sonra ilk kez grup toplantısına geldiğini söyledi.
“İçime sindiremem”
Meclis’te gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sav, mutlak butlan kararına dair şunları söyledi:
“Cumhuriyet Halk Partisi çok badireler atlatan bir partidir. Darbelerle kapatıldı, darbelerle siyasi faaliyetlerine ara verildi, barajın altında kaldı. İsmet Paşa genel başkanlıktan ayrılmak durumunda kaldı. Genel başkanlık yarışları oldu. Çok şey oldu ama parti binasının mahremiyetine hiç girilmedi. İlk defa parti binasının mahremiyetine, polis marifetiyle girildi. Bunu bizim gibi yıllarını oraya vermiş partililerin içine sindirmesi mümkün değildi. Ben o binada Cumhuriyet Halk Partisi’nde kırılmayacak bir rekoru yaşayan, 10 yılı aşkın genel sekreterlik yapmış bir siyaset adamıyım. Benim bunu benimsememi, içime sindirmemi kimse beklemesin.”
Bir hukukçu olarak mutlak butlan kararının Anayasa’ya, yasalara, Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğuna dikkat çeken Sav “Bizim tüzüğümüze de aykırı yönleri vardır. Mahkeme karar vermiştir; ‘Biz istediğimizi yaparız’ mantığı pek kolay içe sindirilecek bir mantık değildir” dedi.
Sav, CHP’nin dünyanın en köklü partilerinden olduğunu ve içeriği tartışmalı bir mahkeme kararıyla yönetilemeyeceğini ifade ederek “Partinin şemsiyesi delinirse herkes sağanak altında kalır. Partinin şemsiyesini deldirtmemeye çalışmak zorundayız. İster yargı gücüyle olsun, ister başka nedenlerle olsun. Partinin şemsiyesi hepimize lazım” diye konuştu.
“Delege sindirme politikası”
Sav, olağanüstü kurultay için delegelerin imza vermesiyle ilgili “İlk günde yarıdan fazla imzanın toplanması bir yerlere mesajdır. Devlete de, yargıya da, diğer partilere de mesajdır; iktidar partisi başta olmak üzere” dedi. Tedbir kararı olduğu için kurultayın toplanamayacağı yorumlarını geçerli görmeyen Sav, kurultay yapılması önünde hiçbir engel olmadığını söyledi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kurultay delegelerinin hesap hareketlerini istemesine ilişkin ise Sav “Onu da çok trajikomik buluyorum. Hangi akla hizmet böyle bir iş yapıldı? Delegeleri biraz sindirme politikası olarak görüyorum. İmza toplayan insanları gerileteceklerini zannediyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi üyesini geriletecek güç daha anasından doğmamıştır. Ne yaparlarsa yapsınlar, o delege gelir, çatır çatır haklarını kullanır” diye konuştu.
“Yeni partiyi düşünmüyorum bile”
Delege imzalarına rağmen kurultay yapılmazsa yeni parti seçeneğini nasıl yorumladığı sorusuna Sav şöyle yanıt verdi:
“Hiç onu düşünmüyorum bile. Koca Cumhuriyet Halk Partisi’ni öyle yok sayarak bir yere varılacağını da düşünmüyorum. Çaresizliğe itilmek istenebilir insanlar. Ama önemli olan siyasette çaresizlikleri aşarak çare yaratmaktır. O çarenin de yaratılacağını düşünüyorum. Bu tür sorulara muhatap olmaktan dolayı da üzüntü duyuyorum. Meseleleri hukukla inatlaşarak, tüzükle inatlaşarak, partinin yerleşmiş gelenekleriyle inatlaşarak yönetemezsiniz. Hukuka uygun, hukukun üstünlüğüne uygun, kendi tüzüğünüze uygun kuralları uygulayarak yürütürsünüz.”








