İSTANBUL (Medyascope) – CHP’nin atanmış genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun MYK’sı İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik dahil beş kişiyi disipline sevk etti. Ruşen Çakır, “CHP’de ihraçlar duracağa benzemiyor” başlıklı yayında MYK kararlarını, bu kararların amacını değerlendirdi.
Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- CHP’nin atanmış genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MYK toplantısında Özgür Çelik dahil beş kişiyi disipline sevk etti.
- CHP, üç il yönetimini feshetti ve beş il başkanlığı için yeni atamalar yaptı.
- Ruşen Çakır, ihraç sürecinin devam edebileceğini ve CHP içinde bir çekişme yaşandığını vurguladı.
- Disiplin süreçlerinin, atanmış CHP’nin siyasi etki yaratmada zorlandığını gösterdiği belirtildi.
CHP’nin atanmış genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu MYK’sını topladı. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile birlikte beş kişiyi ihraç talebiyle tedbirli olarak disipline sevk eden MYK, üç il yönetimini feshetti. Ayrıca beş il başkanlığı için atama yapıldı. Kararın ardından il başkanları il örgütlerine çağrı yaptı. CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya da görevden alınarak yerine atama yapıldı.

Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, atanmış yönetimin Parti Sözcüsü Müslim Sarı’nın gayet sakin bir şekilde ihraç kararını anlattığını fakat açıklamanın sosyal medyada ilgi görmediğini vurguladı. Çakır, Sarı’nın “kıyım” sürecinin devam edebileceğini ima ettiğini söyledi.
İhraçlar devam eder mi?
Müslüm Sarı’nın, “Bütün bu adımları biz rövanşist bir duyguyla yapmıyoruz” sözlerini de değerlendiren Çakır, “Şimdi bu rövanşizm değilse nedir rövanşizm? Rövanşizm nedir? İntikam. Şimdi burada kaybedilmiş bir kurultay, hatta birkaç kurultay söz konusu. Bunun rövanşını alıyorlar” dedi.
Kılıçdaroğlu ve ekibinin, Özgür Özel ve arkadaşlarının CHP’den hemen ayrılmasını istemediğini ifade eden Çakır, “Çünkü onların elinde en büyük malzeme o. İktidardan aldıkları desteği sürebilmesi için, orada bir CHP için mücadele, kavga, çekişme olayının yaşanıyor olması lazım. Ayrılanlar ayrıldıktan sonra bu kalmayacak. Artık atanmış CHP, sadece CHP adıyla onlar kalacak. Onlara da çok da fazla bir ilgi olmayacak. İktidar medyası sahip çıkabilir vs. ama toplumsal anlamda şu anda bir karşılıkları gözükmüyor” diye konuştu.
Kaybeden kim?
Çakır, atanmış CHP’nin siyaset üretemediği için rövanşist adımlarla güç gösterisi yaptıklarını vurguladı, bu nedenle parti içindeki bazı yöneticileri, belediye başkanlarını ve milletvekillerini kendi yanlarına çekmeyi hedeflediklerini söyledi.
Ruşen Çakır şöyle devam etti:
“Böyle giderse CHP’de bu tasfiyeler, ihraçlar ve dolayısıyla kıyım süreceğe benziyor. Özgür Özel ve arkadaşları pes eder mi? Etmeyecekleri ortada. Önceki gün Özgür Özel ile konuştuğumuzda son ana kadar partide kalmak istediklerini söyledi. Kurultay ama tek şartları olağanüstü kurultaydı. Şimdi ortada 20 Temmuz diye bir tarih var, Yargıtay kararı beklentisi var. Ama gördüğüm kadarıyla bir haftada MYK kararı ve yeni ihraçlar da yaşanırsa Özgür Özel’in arkadaşlarını CHP’de tutmaya gücü yetmeyebilir. Sonuçta o ayrışma artık kaçınılmaz olabilir ve sonunda bu ayrışmanın en büyük kaybedeni de Kılıçdaroğlu ve diğer atanmış CHP olacağını tekrar ısrarla vurgulamak istiyorum.”







