Milletvekili dokunulmazlığı nasıl kaldırılıyor? Sürece dair bilmeniz gereken her şey 

ANKARA (Medyascope) – Meclis’in fezlekeleri siyasetin gündeminden düşmüyor. Peki milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması süreci nasıl işliyor? Dokunulmazlık kaldırılmadan yargılamaya izin veren “suçüstü” istisnası ne anlama geliyor? Bütün aşamalar, hukuki gerekler, siyasi sonuçlar, geçmiş deneyimler, Kemal Kılıçdaroğlu’nun desteğiyle 2016’da Selahattin Demirtaş ve HDP’lilerin tutuklanması ile CHP’ye mutlak butlan kararının ardından Özgür Özel’e yönelik iddialar haberimizde.

Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Milletvekili dokunulmazlığı süreci, cumhuriyet savcılıklarının hazırladığı fezlekelerle başlar ve TBMM’de Karma Komisyon’a sevk edilir.
  • Fezlekelerin incelenmesi sonrasında, Komisyon, yasama dokunulmazlığının kaldırılmasını ya da erteleme talebini TBMM Genel Kurulu’na sunar.
  • Genel Kurul’da gizli oyla alınan karar, milletvekilinin yargılanıp yargılanamayacağını belirler.
TBMM Genel Kurulu

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, aralarında CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel’in de olduğu 12 milletvekili için hazırlanan yeni soruşturma dosyalarını TBMM’ye gönderdi. CHP’li belediye başkanlarına yönelik operasyonlarda bir süredir okların Özel’e döndüğü tartışılırken, dokunulmazlığının kaldırılabileceği yorumları mutlak butlan kararının ardından daha sık yapılıyor.

Peki Özgür Özel’in veya başka milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması mümkün mü? Meclis’te süreç nasıl işliyor, bir milletvekilinin yargılanmasının önü nasıl açılıyor?

Yasama dokunulmazlığına anayasal güvence

Anayasa’nın 83. maddesiyle milletvekilleri, Meclis çalışmalarındaki oy, söz ve düşüncelerinden dolayı “yasama sorumsuzluğu” ile mutlak şekilde korunuyor. Buna göre suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclis’in kararı olmadıkça tutulamıyor, sorguya çekilemiyor, tutuklanamıyor ve yargılanamıyor.

Bu madde milletvekili dokunulmazlığını koruma altına alırken, Anayasa’nın 84. maddesi “milletvekilliğiyle bağdaşmayan bir görev veya hizmeti sürdürmekte ısrar eden milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine, yetkili komisyonun bu durumu tespit eden raporu üzerine Genel Kurul gizli oyla karar verir” hükmüne yer veriyor. 

TBMM İçtüzüğü’nün “Yasama dokunulmazlığı ve üyeliğin düşmesi” başlıklı dokuzuncu kısmında ise sürecin nasıl işleyeceği detaylarıyla tarifleniyor. 

Fezlekeler Meclis’e nasıl ulaşıyor?

Dokunulmazlığın kaldırılması için süreç cumhuriyet savcılıklarının hazırladığı soruşturmalarla başlar ancak savcılık suç şüphesi ortaya çıktığında doğrudan işlem yapamaz.

Milletvekilleri hakkında hazırlanan fezlekeleri savcılık öncelikle Adalet Bakanlığı’na gönderir. Bakanlık, usul eksiklikleri incelendikten sonra fezlekeyi Cumhurbaşkanlığı’na sunar. Cumhurbaşkanlığı, fezlekeyi resmi bir yazı ile TBMM Başkanlığı’na iletir.

İlk adres Karma Komisyon

TBMM İçtüzüğü’nde belirlenen usullere göre, fezlekeler TBMM Başkanlığınca, Anayasa ve Adalet komisyonları üyelerinden kurulu Karma Komisyon’a havale edilir. Karma Komisyon’da fezlekeleri incelemek üzere öncelikle hazırlık komisyonu oluşturulur. 

Karma Komisyon’daki siyasi partilerin hazırlık komisyonuna verebileceği üyeleri arasında kura çekilerek beş kişilik hazırlık komisyonu kurulur. Milletvekili hakkındaki fezlekeyi önce hazırlık komisyonu inceler, gerekirse milletvekilini de dinler ancak tanık dinleyemez. Hazırlık komisyonu göreve başlamasından itibaren en geç bir ayda raporunu verir. Bu rapor Karma Komisyon’da bir ayda sonuçlandırılır.

Bu incelemenin ardından Karma Komisyon milletvekili için rapor hazırlayarak ya dokunulmazlığın kaldırılmasını ya da kovuşturmanın milletvekilliği sıfatı sona erene kadar ertelenmesini talep eder. Karma Komisyon’un raporu kovuşturmanın ertelenmesi yönündeyse, rapor TBMM Genel Kurulu’nda okunur. 10 gün içinde yazılı itiraz olmadığı takdirde rapor kesinleşir. 

Karma Komisyon’dan TBMM Genel Kurulu’na

Karma Komisyon dokunulmazlığın kaldırılmasını talep etmişse veya itiraz edilmişse ilgili rapor TBMM Genel Kurulu’nda görüşülür. Milletvekili Genel Kurul oturumunda bizzat kendisi veya başka bir üye aracılığıyla savunma yapabilir. 

Kovuşturma ertelenmiş ve bu karar Genel Kurulca kaldırılmamış ise, milletvekilliği sıfatı devam ettiği sürece hakkında kovuşturma yapılamaz. 

Ancak Genel Kurul’da dokunulmazlığın kaldırılması onaylanmışsa suç şüphesi bulunan milletvekilinin yargılanmasının önü açılır. Milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılmasını bizzat istemesi ise yeterli değildir, karar Genel Kurul’da verilir. 

Salt çoğunlukla dokunulmazlık kalkabilir

Oylama, Karma Komisyon raporu üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasından itibaren 24 saat geçmeden yapılamaz. TBMM Genel Kurulu’nda fezlekelere dair oylama gizli olarak yapılır ve karar “basit salt çoğunluk” ile verilir. Yani Genel Kurul oturumuna katılan milletvekillerinin salt çoğunluğunun oyu yeterlidir. 

Bir milletvekili için birden fazla fezleke varsa her biri ayrı ayrı oylanır. TBMM’de alınan kararın Adalet Bakanlığı’na iletilmesiyle yargı süreci başlar.

Ceza kesinleşirse milletvekilliği düşürülür

Bir milletvekilinin dokunulmazlığı kalksa bile milletvekilliği düşmez. Milletvekilliği haklarından yararlanmaya, maaş almaya, Meclis çalışmalarına katılmaya devam edebilir. Dokunulmazlığının kaldırılması sadece hakkında kovuşturma yapılabileceği anlamına gelir. Ama kovuşturma sonucu ceza alır ve cezası kesinleşirse, milletvekilliği düşürülür. 

Anayasa’nın 85. maddesi de dokunulmazlığının kaldırılması veya milletvekilliğinin düşmesine karar verilmesi halinde itiraz yolunu düzenliyor. Buna göre, Genel Kurul kararının alındığı tarihten itibaren yedi gün içinde kararın Anayasa’ya, kanuna veya Meclis İçtüzüğü’ne aykırı olduğu iddiasıyla iptal için Anayasa Mahkemesi’ne başvurulabilir. Anayasa Mahkemesi, kararın iptali istemini 15 gün içinde kesin karara bağlar.

Yasama dokunulmazlığına “suçüstü” istisnası

Milletvekillerinin yargılanması için dokunulmazlığının kaldırılması gerekiyor ancak Anayasa’nın 83. maddesi iki istisna hali tanımlıyor:

“Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14. maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır. Ancak, bu halde yetkili makam durumu hemen ve doğrudan doğruya Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bildirmek zorundadır.”

Anayasa’nın 14. maddesinde “temel hak ve hürriyetlerin, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamayacağı” hükmü yer alıyor. Ancak bu haller için soruşturmanın milletvekilliğinden önce başlaması koşulu var.

Öte yandan “ağır cezayı gerektiren suç hali” durumunda, yasama dokunulmazlığı olsa dahi milletvekilinin yargılanması, hatta tutuklanması mümkün olabiliyor. Bu istisna hali, güncel politik gelişmeler söz konusu olduğunda daha sık hatırlatılıyor. 

AKP-MHP salt çoğunluğu sağlıyor

600 sandalyeli TBMM’de göreve devam eden 592 milletvekili var. 14 Mayıs seçimlerinde 263 sandalye kazanan AKP’nin milletvekili sayısı transferlerle 276’ya ulaştı. 50 milletvekili olan MHP’de sayı istifalarla 46’ya indi. Ancak altın kaçakçılığı soruşturması nedeniyle istifa ettirilen Basri Sönmez, İsmail Akgül ve Mustafa Demir ile disipline sevk edildiğinde istifasını açıklayan Ramazan Kaşlı, Devlet Bahçeli’ye bağlılık mesajları verdi. 

Öte yandan Cumhur İttifakı ortakları HÜDA-PAR’ın 4 ve DSP’nin 1 milletvekili bulunuyor. Bu tablo dikkate alındığında, dokunulmazlık oylamasında gerekli olan salt çoğunluğu Cumhur İttifakı kolaylıkla sağlıyor. 

DEM Parti’nin 56, İYİ Parti’nin 29, Yeni Yol Grubu’nun 21, Yeniden Refah Partisi’nin 4, TİP’in 3, DBP’nin 2, EMEP’in 2, DP’nin 1 milletvekiliyle temsil edildiği TBMM’de şu an 10 bağımsız milletvekili bulunuyor. CHP’nin güncel sandalye sayısı ise 137. 

Dokunulmazlık oylamasında CHP bölünür mü?

Nimet Özdemir’in istifasıyla CHP’nin milletvekili sayısı 137’ye düşerken mutlak butlan kararıyla göreve gelen yönetim dokuz milletvekilini de partiden ihraç etmek istiyor. Ancak atanmış genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu “arınma” çağrıları yaparken, olası bir dokunulmazlık oylamasında CHP’nin ortak tutum almaması şaşırtıcı olmayacak.

Zira Parti Meclisi’nin yetkisinde olmasına rağmen atanmış Merkez Yönetim Kurulu dokuz milletvekilini tedbirli olarak kesin ihraç istemiyle disipline sevk ederken Parti Sözcüsü Müslim Sarı, “arınma siyasetine katkı sağlamak” için iddianamelerde adı geçen milletvekilleri hakkında süreç başlatıldığını söyledi. 

Sarı’nın “Biliyorsunuz ceza davaları devam ediyor. Önümüzdeki süreçte bu arkadaşlarımız da kendilerini ispat etmek ve yargı karşısında savunmak durumunda kalacaklar. Aklanıp gelecekler. Bizim aklandıktan sonra bütün arkadaşlarımıza kapımız açık kalmaya devam edecek” sözleri dikkat çekti. Bu sözler, atanmış yönetimin CHP’li milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasını istediği, hatta buna destek olacağı şeklinde yorumlandı. 

Özgür Özel hakkında 58 fezleke var

CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel hakkında, Karma Komisyon’a sevk edilen 58 fezleke bulunuyor. Özel hakkında açıklamaları nedeniyle “cumhurbaşkanına hakaret”, “suç işlemeye alenen tahrik”, “kamu görevlilerine görevleri nedeniyle hakaret ve tehdit” gibi çok farklı suçlamalarla açılmış soruşturmalar bulunuyor. 

CHP Genel Merkezi’ne yönelik 24 Mayıs’taki polis müdahalesinin ardından Meclis’e yaptığı yürüyüş nedeniyle Özel’a “toplantı ve gösteri yürüyüşleri yasasına muhalefet”, “görevli memura direnme ve kasten yaralama” suçlamalarıyla soruşturma açılmıştı. Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in malvarlığına dair iddiaları gündeme getirdiğinde “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymakla” da suçlandı. 

Ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in etkin pişmanlık ifadelerine dayanarak Özel hakkında hazırlanan dosyaları da yetkisizlikle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi. İlgili dosyada Özel’in, mutlak butlanla yok hükmünde sayılan CHP kurultayı sürecinde “Siyasi Partiler Kanunu’na aykırılık” ve “rüşvet almak” suçlarını işlediğine dönük iddialar yer alıyor. 

Özel dokunulmazlığının kaldırılacağını düşünüyor mu?

Son süreçteki operasyonların hedefi olduğu yorumu yapılırken Özel’e dokunulmazlığının kaldırılması veya tutuklanmasına dönük sorular da soruldu. İki yeni fezlekeye Özel’in ilk yanıtı “Bizim ona bağışıklığımız, aşımız var” oldu. 

BirGün TV’nin tutuklanma ihtimaline dair sorusuna Özel “Şimdi beklemiyorum. Zira beni ne diye tutuklayacaklar? Neyle suçlanıyorum ben? AK Parti’yi yenme suçu.” diye yanıt verdi

Ancak Özel, Medyascope’un yeni parti kurulursa dokunulmazlıklarının kaldırılacağı iddiaları ve tutuklanırsa kimin öncülük edeceği sorusunu ise şöyle yanıtlamıştı: 

“19 Mart yaşandığında benden böyle bir performans kimse beklemiyordu. Ama bütün zor şartlar, bütün krizler kendi liderini ve kendi çözümünü yaratır. Ülkesini, partisini seven milyonlarca insanın bir adım önüne birisi çıkar. Orada benim bir endişem yok.”

31 Mart 2026’daki grup toplantısında ise Özel “Bugün yazdırtıyor, ‘Özgür Özel’in dokunulmazlığı kalkabilir.’ Daha ne şantaj yapacaksınız? Daha ne tehdit edeceksiniz? Biz bunlara kanacak, sinecek, duracak olsak Atatürk’ün koltuğuna mı talip olurdum” diye çıkışmıştı

Kılıçdaroğlu’nun AKP’ye “Anayasa’ya aykırı ama…” jesti ve Demirtaş’ın iddiası

Dokunulmazlıkların kaldırılması gündeme geldiğinde akıllara ilk olarak 2016’daki anayasa değişikliğiyle yaratılan istisnai durum ve dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutumu geliyor. AKP’li 317 milletvekilinin bulunduğu yasama döneminde, 40 milletvekiliyle MHP de dokunulmazlıkların kaldırılmasına destek verdi. Ancak referanduma gitmeden Meclis’te anayasa değişikliği yapmak için 367 milletvekilinin oyuna ihtiyaç vardı.

Kılıçdaroğlu “Anayasa’ya aykırı ama evet diyeceğiz” sözüyle tarihe geçti. CHP’nin 133 ve HDP’nin 59 milletvekiline sahip olduğu tabloda anayasa değişikliği 376 oyla kabul edildi. Anayasa’ya geçici madde eklenerek, o tarihte mevcut bütün fezlekeler için dokunulmazlıklar kaldırıldı. 20 Mayıs 2016’da kabul edilen değişiklikle, Anayasa’nın 83, 84 ve 85. maddeleri bir kereliğine “askıya alındı.”

152 milletvekili için 800 fezleke bulunurken bu sürecin faturası HDP’lilere kesildi. HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da aralarında olduğu dokuz HDP milletvekili 4 Kasım 2016’da gözaltına alındı. Bu süreçte toplam 16 milletvekili tutuklanırken, AİHM kararlarına rağmen halen cezaevinde tutulan Demirtaş ve Yüksekdağ’ın tutukluluk süresi 10 yıla ulaştı.

Demirtaş tutuklanmadan önce Cumhuriyet Gazetesi’ne verdiği demeçte, Kılıçdaroğlu’nun dokunulmazlıklarla ilgili Genelkurmay Başkanlığı’ndan dolaylı olarak brifing aldığını iddia etti:

“Böyle bir durumda Kılıçdaroğlu bize mi kıymet verecek, orduya mı? Orduya kıymet verecekti, uğraşmanın hiçbir anlamı yoktu. Çok üzücü gerçekten. Kendisinin çok büyük hata yaptığını düşünüyorum. Çünkü CHP’nin Parti Meclisi ve Merkez Yürütme Kurulu, hatta Meclis grubunun ağırlığı hayır kararı almıştı. Ama bir genel başkan kendi partisinin yönetiminin aldığı kararı bile tanımayacak şekilde ordudan gelen isteği yerine getiriyorsa bizim artık konuşacak bir şeyimiz kalmamıştır.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş