Kılıçdaroğlu: “Dokunulmazlıkların kaldırılmasını isterim, ilkem budur”

İSTANBUL (Medyascope) – CHP’nin atanmış Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararından daha önce haberinin olmadığını söyledi, partiyi arındıracağını vurguladı. Kılıçdaroğlu, Selahattin Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılmasına “evet” oyu verdiği için pişman olmadığını söyledi. Kılıçdaroğlu, “Milletvekili fezlekeleri Meclis’e geldiğinde dokunulmazlıkların kaldırılmasını isterim” dedi.

Haberin özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Kemal Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararından haberi olmadığını ve partiyi arındırmayı hedeflediğini açıkladı.
  • Kılıçdaroğlu, Selahattin Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılmasına pişman olmadığını vurguladı.
  • İki belediye başkanının kendisine kayyum kabul etmeyeceğini belirttiğini söyledi.
  • Veysi Uyanık’ın ihraç edilmemesinin nedenini itirafçı olmasıyla ilişkilendirdi.
Ruşen Çakır yorumladı: Kılıçdaroğlu tam olarak ne yapmak istiyor?

Atanmış CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu mutlak butlan kararının ardından ilk kez Sözcü TV’nin yayınına katıldı. Kılıçdaroğlu’na soruları Barış Terkoğlu, Senem Toluay Ilgaz ve Aslı Kurtuluş Mutlu sordu.

Kılıçdaroğlu yayın öncesinde soruları gazetecilerden talep ettiği iddiasına yönelik, “Hiçbir zaman soruları talep etmedim. Öyle bir şey yok” dedi.

Gazetecilere, “Mutlak butlan kararını kabul etmeseydim ne olurdu?” diye soran Kılıçdaroğlu, “Buraya valilik bir kaymakamı kayyum olarak atardı. Siz bunu ister misiniz? Kaldı ki sadece ben gelmiyorum. Eski yönetim olduğu gibi geliyor. Benden niye korkuyorlar? Hangi gerekçeyle korkuyorlar? Çünkü ben arınmayı yapacağım diye korkuyorlar. Bu partide her türlü eleştiri yapılır. Bu partinin kültüründe ciddi bir itiraz kültürü vardır. Hiçbir zaman bu partide kirli ilişkilere yer verilmemiştir” dedi.

“İki belediye başkanı yanıma geldi”

Kurultay daha mahkeme aşamasındayken yanına üç kişinin geldiğini, kendisine “Ne yapacaksınız?” diye sorduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “İki şey var: Kayyumu kabul etmediğimi iki belediye başkanı ve eski bir milletvekiline söyledim. Ben onlara şunu söyledim: Eğer partiye mahkeme kayyum atarsa ben buna itiraz ederim. Çünkü 100 yıllık partiyi kayyum yönetemez. Ama mahkeme mutlak butlan kararı verirse ben mecburum gitmeye. Buna bir şey diyemem. Mahkeme, ‘Partiyi hiç kimsenin şaibe iddia edemeyeceği bir kurultay yapın’ diyor. Bitti, bu kadar basit’ dedim” diye konuştu.

“Mutlak butlan kararı çıkacağından haberim yoktu”

Mutlak butlan kararı çıkacağından haberi olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Ben böyle bir kararın çıkacağını bilsem video yayımlar mıyım? Ben belli dönemlerde videolar çekiyordum zaten. Eğer benim bir gün mahkemeye gittiğimi, yargıçla konuştuğumu kanıtlarsanız ben yarın sabah Genel Başkanlığı bırakıyorum” dedi.

Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararından bir gün önce yayımladığı videoda “arınmaktan” bahsettiğini hatırlatarak, “Daha önce de arınmaktan bahsettim. Partinin kirlilikten arınması lazım nokta. Bugün de aynı şeyi söylüyorum. Bu parti kirliliği kabul etmez. Tarihte bize komünist dendi, faşist dendi, dinsiz parti dendi. Ama hiçbir zaman, hiçbir dönemde partinin ahlaki üstünlüğüne yönelik hiçbir söz söylenmedi. Partinin temel özelliği ahlaki kültürünün yüksek olmasıdır. CHP’li birisi konuştuğunda herkes dikkatle dinler, çünkü bilirler ki bu kişinin ahlaki üstünlüğü vardır. Ahlak üzerinden bütün eleştiriler dikkate alınmalıdır. Parti asla kirliliği kabul etmez” diye konuştu.

Özgür Özel’i eleştirdi

“Erdoğan ile işbirliği yaptınız mı?” sorusuna Kılıçdaroğlu şu cevabı verdi:

“Erdoğan’ı her zaman eleştirdim. Özgür Bey dedi ki, ‘Erdoğan ile müzakere edeceğiz’. Neyi müzakere edeceksiniz? Erdoğan ile işbirliği, diğerleri ile işbirliği yapıldığı söyleniyor. Erdoğan ile bir kişi iki saat ne görüşür? Çıktıktan sonra da ‘Partinin sorunlarını görüştük’ deniliyor. CHP Genel Başkanı, AKP’nin önemli bir aktörüyle partinin sorunlarını nasıl görüşüyor? Ey Özgür Özel sen ne görüştün, CHP’nin nelerini görüştün sen?”

“Niye dava açmıyorsunuz?”

Barış Terkoğlu’nun “Sizin kurultayı kaybetmenizden sonra mı yolsuzluk ve rüşvet alındı?” sorusuna Kılıçdaroğlu, “Gazeteci olarak şunun üzerinde durmuyorsunuz. Hazine’den gelen parayla belediyeden gelen para aynı şey olur mu? Bir cepten alıp bir cebe… Garibana sor, ‘Öyle şey olmaz’ der. Hiçbir gazeteci çıkıp ‘Sayın Özel bunu nasıl söylüyorsunuz?’ demiyorsunuz. Herkes orayı unutuyor. Belediye parayı verdim diyor değil mi? Kim diyor? Parayı veren adam diyor? O genel başkan yardımcılarından tazminat davası açan var mı? Siz niye sormuyorsunuz arkadaş? ‘Gidip rüşvet verdim’ diyorlar. Niye takip etmiyorsunuz? Para aldım, yalan söyledim desem siz benim hakkımda dava açmaz mısınız? Genel başkan hangi gerekçeyle dava açmaz? Meclis’te 250 bin dolar poşet içinde bulunmuş. Haberi yazan hakkında dava açıldı mı? Ben bunu sormak zorundayım” cevabını verdi.

Barış Terkoğlu’nun, “O güne kadar ona sahip çıkmak ‘Namus borcumuzdur’ dediğiniz, bütün topluma ‘Devletin ikinci adamı yapacağınızı’ söylediğiniz isim nasıl oluyor da siz kurultayı kaybettikten sonra ‘arınılması gereken’ Ekrem İmamoğlu oluyor?” sorusuna Kemal Kılıçdaroğlu, “Ben sadece Ekrem Bey için demedim. Arınmayı ben Ekrem Bey için değil, parti için söylüyorum ben. Ekrem Bey mi sadece tutuklu?” dedi.

İBB iddianamesini okumamış

Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kendisine “Saray kayyumu” ifadesini kullanmasına dair Kılıçdaroğlu, “Ben Ekrem Bey’in içinde bulunduğu psikolojik durumu biliyorum. Ona cevap vermek gibi bir niyetim yok” dedi. İBB iddianamesini okumadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “İBB iddianameleriyle ilgili olarak, ya ben hukukçu değilim. Hani ben ‘tamamını okudum’ dersem sizlere doğruyu söylememiş olurum. Ama hukukçu bir komisyon kurduk. Sadece İBB değil, bütün belediye başkanlarıyla ilgili. Tutuklu belediye başkanlarıyla, iddianameler gelecek o komisyon inceleyecek. İnceliyor da zaten, bazılarından incelemeye de başladı. Dolayısıyla komisyon bana özet getirir. Ben bütün iddianameleri okuma şansım yok zaten” diye konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu gazetecilere, “Kamuoyunu yönlendiren sizsiniz, ben değilim” diyerek ithamda bulundu:

“Kamuoyunu yönlendiren sizsiniz, ben değilim. Siz gazetecisiniz değil mi, takipte bulunacaksınız. Az önce söyledim. Rüşvet verdim diyor. Niye dava açılmıyor? Niye sormuyorsunuz? İftira atılan kişi dava açmak zorunda ya.”

38. Olağan Kurultay’ının tarafı olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, “Davanın tarafı değilim. Benim davayla ilgim yok. Ben gidip de kim para verdi, kim para vermedi… Nereden bileyim? İfade verenler değişimciler. ‘Parayı verdim diyenler’ de onlar. Mahkeme de ‘Parayla pulla kurultay satın alınırsa ben de iptal ederim’ diyor” dedi.

“Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılmasına evet dediğim için pişman değilim”

Özgür Özel’in dokunulmazlığını kaldırılmasıyla ilgili fezleke hazırlanması sorusuna da cevap veren Kılıçdaroğlu, “Milletvekili fezlekeleri Meclis’e geldiğinde dokunulmazlıkların kaldırılmasını isterim. Benim ilkem budur. Dokunulmazlıklar kaldırılsın kişi aklansın. Selahattin Bey’de biz verdiğimiz dokunulmazlık kararının arkasındayım. Pişman değilim. Demirtaş siyasi tutuklu, evet. Düşünceleri nedeniyle bir insanın tutuklanmasına her zaman karşı çıktım. Haksızlık yapıldığını biliyorum” diye konuştu.

24 Mayıs’ta CHP Genel Merkezi’ne polisin müdahale etmesiyle ilgili de konuşan Kemal Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

“Üzüldüm. Hangi güç CHP milletvekillerinin Genel Merkez’e girilmesini engelleyebilir? İcra memurunun oraya girmesi, kararı tebliğ etmesi lazım. Polisin girmesini, şiddet uygulamasını asla doğru bulmam. Genel Merkez’den dışarıya taş atılmasını asla doğru bulmam. Adnan Beker’in orada ne işi var? Cumhurbaşkanlığı seçiminde bana oy vermediğini açıklayan isim o. Partili olmayanların orada ne işi var? Siz partinin kapısına nasıl barajlar, masalar, sandalyeler koyarsınız? Bunlar olmaz. CHP Genel Merkezi’ne polisin zorla girmesine ortam hazırlıyorsunuz?”

Barış Terkoğlu’nun “Erdoğan’ın göz kırpmasıyla Akın Gürlek butlan kararına, göreve gelmenize etki etmiş midir?” sorusuna Kemal Kılıçdaroğlu, “Akın Gürlek ile arka kapı diplomasisi yürütmedik. Mutlak butlan kararıyla hiçbir alakam yok. Erdoğan’ın izniyle Akın Gürlek’in karar etki edip etmediğini mahkemede yargıçlara sormak lazım. Butlan siyasidir, karar siyasi değildir. Adlidir. Bu karar iktidarın yargıya müdahalesiyle alınan bir karar mı değil mi bilmiyorum” dedi.

Veysi Uyanık’ı neden ihraç etmedi?

Veysi Uyanık’ın kadroda kalmaya devam edeceğini belirten Kılıçdaroğlu, “CHP’nin tarihi bana arındırma görevini verdi. Partiyi arındıracağım, kararlıyım. Başlangıcındaki ahlaki kodlara dönmek zorundayız. Ancak Veysi Uyanık’ı ise ihraç etmedik. Çünkü itirafçı oldu. Doğruları söyledi. Ondan ihraç etmedik. Para pul işlerine girenleri partide tutmayacağız. İhraç edeceğiz” diye konuştu.

Olağan kurultayın dört-beş ay süreceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Eski delegelerle zaten yapamazsınız. Mümkün değil. Mahkeme kurultayı iptal etmiş. Oradan da başımıza mutlak butlan çıkacak. Mahalleden itibaren seçimi yaparsınız, gelirsiniz kurultayı yaparsınız. Bu kadar basit” dedi.

“Partiye sızan FETÖ’cüler kim?”

“FETÖ” ithamıyla ilgili de konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, “O dönem yasaklı değillerdi, televizyonları vardı vs. Ekrem Bey de orada spor programı sunuyordu, hiç böyle bir şey demedik ona. Neden FETÖ dedim? Özgür Bey şöyle bir açıklama yaptı: ‘Bizim de kendisinden bir destek talebimiz oldu. CHP’nin yurtdışı ofislerinden çok sayıda başvuru alıyoruz. MİT’ten burada sızma olmaması için destek istedik.’ Ben de buna dikkat çektim. Ben de diyorum ki kim partiye sızan FETÖ’cüler? Geçmişte milletvekili, Parti Meclisi üyesi yaptıklarım sonradan FETÖ’cü çıktı, özür diliyorum. İnsani bir duyum bu. Kimse gidip MİT’ten parti üyeleri için bilgi alamaz” diye konuştu.

“Sorun çıkmazsa İmamoğlu aday adayımız olabilir”

“Ekrem İmamoğlu cumhurbaşkanı adayınız mı?” sorusuna Kemal Kılıçdaroğlu şöyle cevap verdi:

“Bizim adayımızı yetkili organlar belirler. Burası AK Parti değil, MHP de değil. Burası CHP. CHP’de herkes düşüncelerini söyler. Zamanı gelir, anayasa değişmezse, mecburen bir cumhurbaşkanı adayı belirlersek kim çıkarsa.”

“Ekrem İmamoğlu aday adayı mı?” sorusuna Kılıçdaroğlu, “Ekrem İmamoğlu’na 15,5 milyon kişinin oy vermesine saygı duyuyorum. Ama CHP’nin cumhurbaşkanı adayı mı, aday adayı mı diye bir şey diyemem. Bilmiyorum. Sorun çıkmazsa, adaylığı önünde bir engel çıkmazsa aday adayımız olabilir” diyerek cevap verdi.

“Troller bunu yapıyor dediniz ama partinizde yol arkadaşlarınız; Zeybek, Kayışoğlu, Başarır… Size proje dediler. Bile bile seçim kaybettiğinizi söylediler” sorusuna Kılıçdaroğlu, “Hiçbir zaman 13 seçim olmadı. Kaç seçim oldu? Gazetecisiniz siz. Olmadı efendim. 2010 anayasa, referandum. 211 genel seçim… 13 seçim bile olmadı, referandum bu” cevabını verdi.

“Niye bana CHP Genel Başkanı yazmıyorsunuz?”

Kılıçdaroğlu, “Sokağa da çıkarım. Her yere de çıkarım. Adam mı öldürdüm. Adam mı kestim? Ahlakı savunuyorum. Niye sokağa çıkamayayım?” diye sordu.

Hiçbir zaman aday olmadığını ifade eden Kemal Kılıçdaroğlu, “Hep aday yaptılar. Ben partideki arınma bittikten sonra oturmak istiyorum. Siz mesela Erdoğan’a bu soruları soramazsınız. Bana diyorsunuz ki ‘Erdoğan mı sizi destekliyor.’ Ayıp. Siz niye bana CHP Genel Başkanı diye yazmıyorsunuz. Neden yazmıyorsunuz?”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş