İSTANBUL (Medyascope) – İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba hakkında “2820 Sayılı Kanuna Aykırılık” ve “rüşvet almak” hazırlanan dosyalar yetkisizlikle Ankara’ya gönderildi. Savcılık, Özel ve Ağbaba’yı “bilgim yok” ifadesi ve yalanlanan “delege” iddiasıyla suçladı.
Haber özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP’nin genel başkanı Özgür Özel ve Malatya milletvekili Veli Ağbaba hakkında rüşvet ve kanuna aykırılık suçlamalarıyla dosyalar hazırladı.
- Soruşturma dosyaları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yetkisizlikle gönderildi.
- Özkan Yalım’ın, delege pazarlığı iddiaları dosyaya konuldu ancak Yalım’ın ifadeleri yalanlandı.
- Gökhan Böcek, Özgür Özel ve Veli Ağbaba’ya rüşvet verildiğini iddia etti, ancak Muhittin Böcek bu iddiaları yalanladı.
- Avukat Kazım Yiğit Akalın, soruşturmaların yetkisizlik sorunları taşıdığını ve temel usul kurallarının göz ardı edildiğini belirtti.

İlgili bağlantılar
- Tunceli ve Bingöl’deki yangın bölgelerine giden CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba: “Makam araçları son model, yangına müdahale eden iş makineleri 1950-60 model”
- CHP’ye topyekûn savaş nasıl başladı? | Özel hayata dair iddialar ve etkin pişmanlık ifadeleriyle tüm detaylar
- CHP’den Uluslararası Suriye Konferansı: Sorunların Suriye ile birlikte çözülebilmesi için zemin aranacak
- Akın Gürlek: “Muhittin Böcek’in oğlu ve Özkan Yalım etkin pişmanlık kapsamında ifade verdi”
- Sendikalar ve partiler neden farklı asgari ücret öneriyor?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu, CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba hakkında CHP 38. Olağan Kurultayı’nda “2820 Sayılı Kanuna Aykırılık” ve “rüşvet almak” iddialarıyla hazırladığı dosyaları Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi.
“Aziz İhsan Aktaş” dosyası olmak üzere CHP’li belediyelere yönelik soruşturmaları yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili tarafından hazırlanan soruşturmalarda, CHP’nin 38. Olağan Kurultay sürecinde Özgür Özel ve Veli Ağbaba’nın “2820 Sayılı Kanuna Aykırılık” ve “rüşvet almak” suçlarını işlediği iddia edildi.
Özkan Yalım’ın yalanlanan iddiası dosyaya konuldu
“2820 Sayılı Kanuna Aykırılık” dosyasında, Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde CHP’nin 38. Olağan Kurultay sürecine dair “salonda delege pazarlığı yapıldığına ilişkin iddialar” üzerine dava açıldığı belirtildi. “Yolsuzluk” soruşturması kapsamında tutuklanan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ve Turgut Koç’un ifadeleri üzerinden 38. Olağan Kurultay’da delegelere Özgür Özel’e oy vermesi için maddî menfaat sağlandığı iddia edildi.
Başsavcı vekili hazırladığı dosyada, Özkan Yalım’ın yalan olduğu ortaya çıkan “delegelerin çocuklarının işe alınması karşılığında Özgür Özel’i desteklediği” iddiasını gerekçe gösterdi. Yalım’ın söz konusu iddiası yalanlanmış, ismini verdiği delegelerin birinin çocuğunun 5 yaşında olduğu, diğerinin çocuğunun dahi olmadığı ortaya çıkmıştı.
Özel görüntülerin servis edilmesi sonrası Böcek ailesinin verdiği ifadeler
İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili tarafından hazırlanan diğer dosyada Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde Muhittin Böcek’in adaylık süreci üzerinden Özgür Özel ve Veli Ağbaba’ya “rüşvet almak” suçlaması yöneltildi.
Dosyada, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan ve hakkında dava açılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek’in, ailesinin özel görüntülerinin savcılık dosyasından medyaya servis edilmesi sonrası verdikleri “etkin pişmanlık” ifadelerine yer verildi.
Böcek ailesinin, cep telefonlarındaki özel görüntülerinin medyaya servis edilmesi sonrası ilk olarak Gökhan Böcek “etkin pişmanlık” kapsamında, 2, 10 ve 15 Mayıs’ta savcılıkta ifade vermişti. Gökhan Böcek, Muhittin Böcek’in Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylık sürecinde CHP Genel Merkezinde Veli Ağbaba’ya ulaştırılmak üzere tanımadığı bir kişiye 1 milyon Euro verdiğini iddia etmişti.
Gökhan Böcek, 22 Mayıs’taki ek ifadesinde ise “Genel Merkezin seçim çalışmaları için yardım talebinde bulunabileceğini ilk defa babam Muhittin Böcek söylemişti. O da bunu bir toplantı esnasında genel başkan Özgür Özel’den duymuş. Genel Başkan seçim sürecinde para lazım olabileceğinden bahsetmiş. İlerleyen süreçte beni Veli Ağbaba aradı ve önceki ifadelerimde de detaylarını anlattığım şekilde para talebinde bulundu” demişti.
Muhittin Böcek’in “bilgim yok” ifadesi gerekçe yapıldı
Muhittin Böcek ise 11 Mayıs’ta savcılıkta ifade vermiş ve oğlunun 1 milyon Euro para verilmesine ve yine 200 bin dolar para verilmesine ilişkin konular hakkında doğrudan görgüye dayalı bir bilgisinin olmadığını ifade etmişti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili, söz konusu ifadeleri sıralayıp Muhittin Böcek’in aday olmak için oğlu aracılığıyla Özgür Özel’in talebi üzerine Veli Ağbaba’ya 1 milyon Euro verdiğini iddia edip “rüşvet almak” suçunun işlendiğini öne sürdü.
Dosyalar, “yetkisizlik” kararıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı da 2024 yerel seçimleri öncesinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı sürecinde para talebi ve teslimi iddialarına ilişkin yürüttüğü soruşturmada, Özgür Özel ile Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır, Umut Akdoğan, Mustafa Erdem ve Cavit Arı hakkındaki dosyayı “yetkisizlik” kararıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na göndermişti.
“Hukuk devletinde kabul edilebilir bir karşılığı yok”
Soruşturmaları Medyascope’e değerlendiren Avukat Kazım Yiğit Akalın, dosyaların yetkisizlik sorunu taşıdığı bilinmesine rağmen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğüne dikkat çekti.
“Söz konusu iki soruşturma da, esasen en başından itibaren yetkisizlik sorunu taşıdığı bilinmesine rağmen, son dönemde sıklıkla gördüğümüz şekilde, temel usul kuralları dahi gözetilmeksizin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmüştür” diyen Avukat Akalın, “Soruşturmaların; son 1-1,5 yıldır giderek yaygınlaşan baskı, tutuklama tehdidi ve mal varlığına el koyma gibi yöntemlerle alınmış ifadelere dayandırıldığı görülmektedir” dedi.
Geçmişin hukuka aykırı dijital delillerinin bugün yasak sorgu yöntemleriyle elde edilen beyanlarla ikame edildiğini söyleyen Akalın, “Sadece beyan deliline dayanılarak, ana muhalefet partisi liderinin bu denli ağır suçlamalarla karşı karşıya bırakılması; ne yazık ki her geçen gün hukuk devletinden biraz daha uzaklaşıldığını göstermektedir. Kaldı ki söz konusu beyanların dahi yasak sorgu yöntemleriyle elde edildiği yönündeki ciddi iddialar ortadayken, bu durumun ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir” diye belirtti.
Akalın devamında şunları söyledi:
“Öte yandan, gizli olduğu açık olan soruşturma evrakının son derece hızlı biçimde servis edilmesinin, yine görev ve yetki sınırları dışında kamuoyuna açıklamalar yapılmasının da hukuk devletinde kabul edilebilir bir karşılığı yoktur.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, yürütülen sürecin olağan bir soruşturma faaliyetinden farklı saiklerle şekillendirildiği yönündeki kaygıları güçlendirmektedir.”








