UEFA Şampiyonlar Ligi: Tottenham Hotspur 1-1 Sporting Lizbon | Tek mutlu Tottenham taraftarı Marcus Edwards

UEFA Şampiyonlar Ligi beşinci hafta karşılaşmasında Tottenham Hotspur evinde Sporting Lizbon’u ağırladı. Son dakikada Spurs’ün golü ofsayt gerekçesiyle iptal edilince taraflar beraberlikle yetindi. Maçı takip eden PFSA Lisanslı Futbol Analisti Alper Şahin, müsabakanın öne çıkanlarını sizin için kaleme aldı.

Tek mutlu Tottenham taraftarı Marcus Edwards

Premier Lig’deki son iki maçında Kuzey Londralı taraftarları üzen Tottenham (Spurs), Portekiz Ligi’nde son 5 maçta sadece 1 maçtan mağlup ayrılan formda Sporting Lizbon’u Şampiyonlar Ligi gecesinde ağırladı. 1 milyar sterlinlik stadyum projesinden sonra transfer döneminde muhafazakâr davranması öngörülen Spurs, beklentilerin aksine bu sene kadrosunu Richarlison (52 milyon sterlin) ve Romero (45 milyon sterlin) gibi önemli isimlerle güçlendirdi. Buna rağmen, Richarlison ve Kulusevski’nin sakatlığı, Antonio Conte’yi bu maç öncesi düşündürüyordu. Öte yandan 37 yaşındaki formda teknik direktörü Rúben Amorim ile modern futbol örnekleri sergileyen Sporting, kendinden emin şekilde Tottenham’ın çimlerine ayak basıyordu.

Portekiz’deki ilk maçta 90. dakikada gol perdesini aralayan Sporting, uzatma dakikalarında attığı goller ile Tottenham’ı 2 -0 mağlup etmişti. Her ne kadar Conte maç sonu açıklamalarında, mağlubiyeti son 10 dakikadaki performans düşüklüğüne bağlasa da, işin Tottenham için düşündürücü olan yanı, Sporting’in oyunu belli bölümlerde tamamen domine etmesiydi. 

Bu maça baktığımızda uzun süreli sakatlığından dönen Lucas Moura, Son ve Harry Kane’e hücum hattında eşlik ediyordu. Konuk yeşil-beyazlılar ise Trincao, Paulinho ve Edwards ileri 3’lüsü ile maça başladı. Her iki teknik adamın da 3-4-2-1 formasyonunu tercih etmeleri gözlerden kaçmadı. Maçın ilk 45 dakikasında oyunun bütün fazlarında üstünlük kuran taraf, Portekiz temsilcisiydi. Geriden oyun kurmada efektif olan Sporting, hücumun geçiş fazında gayet iyi organize olurken serbest atışlarda da çalışılmış aksiyonları sahaya yansıttı. 

13. dakikada sol kanattan atılan dışbükey korner atışında, Sporting kaptanı Coates altı pas önünde topla buluştu ama kafa vuruşu az farkla dışarı çıktı. 15. dakikada ise Tottenham, Kane’in bağlantı oyununda Lucas Moura’yı defans arkasına kaçırmayı başardı ama ilk dokunuş kendi standardının altında olan Brezilyalı oyuncu topu ayağından açtı ve gecenin başarılı ismi Antonio Adán kale çizgisini hızlıca terk ederek pozisyonu bertaraf etti. 20. dakikada kapıyı ikinci kez çalan Sporting, Paulinho’yu atılan hat kıran pas ile defans arkasına kaçırdı fakat Paulinho’nun şutu kaleyi bulmadı. 22. dakikada Paulinho sırtı dönük koşu ile topu Edwards’a çıkardı, küçük adımları ile Pierre-Emile Højbjerg’den sıyrılan Edwards, yaklaşık 25 metreden yerden düzgün bir şut ile Hugo Lloris’i avladı. 

Spurs akademi mezunu Marcus Edwards, Kuzey Londra’da gol sevincini Sporting Lizbon forması ile yaşarken, Tottenham’ın eski oyuncusu olan İngiliz yorumcu Jermaine Jenas, “Kanıtlaması gereken çok şey olan Edwards golü buldu” dedi. Öyleyse Marcus Edwards’a bir parantez açalım. 2015’te Tottenham altyapısına gelen Marcus, U18 ve U23’te birçok maça çıktı. Premier Lig 2’de 28 maçta 17 gol katkısı yapan Edwads, gelişimine katkı olması için Excelsior Rotterdam’a kiralandı. Tottenham A Takımı için yeterli görülmeyen oyuncu, Vitória Guimarães’e bonservisi elinde gitti ve 96 maçta 34 gol katkısı ile Sporting’in yolunu tuttu. Kendisi Premier Lig kalitesinde mi değil mi? Kendisi bu soruya en güzel cevabı, Kuzey Londralılara attığı gol ile verdi. Aslında sorulacak en doğru soru şu; Antonio Conte’nin yedek kulübesinde Edwards kalitesinde bir oyuncu var m? Ben bu soruyu cevaplarken zorlanıyorum. Bakalım 23 yaşındaki sol ayaklı ve İngiliz pasaportlu bu genç yetenek, Sporting Lizbon’a ne kadar para kazandırarak transfer olacak. (Küçük bir not: Sporting, geçen yaz döneminde Matheus Nunes gibi ortalama bir oyuncuyu 40 milyon sterline Wolves’a sattı) 

İlk 45 dakika Sporting Lizbon’un oyun ve skor üstünlüğü ile sonuçlandıktan sonra, Tottenham ikinci yarıya bambaşka başladı. 48. dakika ile 63. dakika arası topa sahip olmada %67’ye %33’lük bir üstünlük kurdu. Taraftar rüzgarını da arkasına alan Spurs oyunu Sporting Lizbon’un 1. bölgesine itti. Özellikle orta saha ve hücum oyuncuları arasındaki kopukluk sorununu çözen Conte, Højbjerg ve Bentancur gibi oyunculara ceza sahasına doğru geç koşu attırarak, hücum bölgesinde sayısal üstünlüğü kazandı. Örneğin 52. dakikada sol kanattan gelen atakta ceza sahasındaki altı oyuncu, gölün habercisiydi. Harry Kane, ceza yayının önüne sırtı dönük oyunuyla hükmederek, Son’u stoper/bek ve iki stoper arasına attığı toplar ile koşturdu. 69. dakikada Tottenham’ın sol kanat beki pozisyonunda oynayan Perisic topu, Doherty’e açtı ve yine Adán topu bertaraf etti. İlk defa oyunu bu şekilde enine esneten Spurs, Sporting’in yumuşak karnını bir bakıma keşfetti. 75 ve 77. dakikalarda iki önemli pozisyondan yararlanamayan Portekiz temsilcisi, 80. dakikadaki korneri gol çizgisine gömülerek savununca Bentancur’un golüne engel olamadı.

Eric Dier’ın 90. dakikada yakın mesafeden kaçırdığı kafa vuruşu ile maç bitecek darken, sahneye yine Perisic – Doherty ikilisi çıktı. 90+5. (son uzatma dakikası) dakikanın son çeyreğinde, Perisic topu sağ tarafa diyagonal bir şekilde Doherty’e gönderdi. Kane öne doğru hareketlendi ve mucizevi golü attı. Tam Kuzey Londra yıkılıyor diyecektik ama VAR kontrolüne takılan gol 5 dakikalık incelemeden sonra iptal edildi ve maç 1-1 sona erdi. 

Maç önü basın toplantısında bu maçı alıp bir sonraki turu garantilemek istiyoruz diyen Conte, adrenalinin kurbanı oldu ve saha kenarındaki tepkisinden dolayı kırmızı kart görerek maç bitiminden hemen önce sahayı terketmek zorunda kaldı. Şüphesiz, grubun en kritik maçına 1 Kasım’da zorlu Marsilya deplasmanına, Conte’siz çıkmak Spurs için önemli bir dezavantaj olacak. Öte yandan Tottenham oyunundaki eksiklikleri sadece kaliteye bağlamak oyuncu grubuna haksızlık olur. İkinci yarı özellikle 50 ile 70. dakikalar arası Tottenham bize gelecek için ışık verdi. Bu ışık Şampiyonlar Ligi’nde bir üst turu ne kadar aydınlatır orası ayrı bir tartışma konusu. “Tottenham kış döneminde ya da yaz döneminde kaliteli oyuncuları getirmenin öneminin farkında olacak üst düzey bir kulüptür” yorumunu yapan Conte, 1 Kasım’da bakalım nasıl bir oyun planı ile sahaya çıkacak? 

Maç çıkışında Tottenhamlı taraftarlar buruk bir şekilde “White Hart Lane” istasyonuna doğru yönelirken, bir başka Tottenhamlı taraftar Marcus Edwards, gururlu bir şekilde ikinci evi Lizbon’a doğru Heathrow Havaalanı’nın yolunu tutuyordu. Maç sonu röportajında, bütün ailesinin ve arkadaşlarının tribünde olduğunu söyleyen Marcus, “Aslında golü kutlamayacaktım ama buraya geri dönüp bu mücadeleyi sergilemek için uzun süre bekledim ve çok fazla şey verdim” dedi.

Yazan: Alper Şahin

Editör: Doğa Üründül

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus