Çerçeve yasa Meclis’te 467 oyla kabul edildi 

ANKARA (Medyascope) – TBMM Genel Kurulu’nda çerçeve yasa mesaisi 12 saat sürdü, teklif bir günde milletvekilinin kabul oyuyla Meclis’ten geçti. 563 milletvekilinin katıldığı oylamada 467 “evet” oyu verildi. YENİ Parti, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisi Genel Başkanları partileri adına konuştu, oylamaya katıldı. Özgür Özel çözümün sorumluluğunu aldığını söyleyerek “evet” diyeceğini açıkladı, Ekrem İmamoğlu Özel’e destek mesajı paylaştı. AKP’li Abdullah Güler, ilk imzacısı olduğu kanunu kamuoyuna anlatmak yerine Özgür Özel’in eleştirilerine “yalan, dedikodu” diye yanıt verdi. 

Çerçeve yasa Meclis’te
Çerçeve yasa Meclis’te 467 oyla kabul edildi 

Çerçeve yasa adıyla bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’na geldi. Adalet Komisyonu’nda 18 saatlik mesaiyle kabul edilen teklifin Genel Kurul görüşmeleri, komisyona kıyasla daha sakin tamamlandı. Teklifin tamamına dair oylama sırasında hem iktidar, hem muhalefet sıraları tamamen doluydu. 

Genel Kurul’un çerçeve yasa mesaisi ise 12 saat sürdü. Teklif için 562 milletvekili oy kullandı. Çerçeve yasa 467 milletvekilinin kabul oyuyla Meclis’ten geçti. 87 ret ve yedi çekimser oyu verildi. Oylama sona erdiğinde imza sahipleri hatıra fotoğrafı çektirirken, DEM Parti milletvekilleri zafer işareti yaparak selamladı.

Milli Güvenlik Kurulu’nun örgütün tasfiyesini teyit ettiğine yönelik karar vermesi halinde, bu kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla bu kanun yürürlüğe girecek. 

Genel Başkanlar konuştu

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan teklifin tümü üzerine verilen sözlerde partilerine adına konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Genel Kurul salonunda hazır bulundu ancak konuşmayı MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız yaptı. AKP Grup Başkanı Abdullah Güler konuşurken, CHP adına söz hakkını milletvekilleri İnan Akgün Alp ve Oğuz Kaan Salıcı kullandı.

Liderler oylamaya da katıldı. Bahçeli ve Dervişoğlu, görüşmeleri gün boyu salondan takip etti. 

İYİ Parti’den her aşamada muhalefet

Devlet Bahçeli, komisyon görüşmelerinin sabaha kadar sürmesine atıfla “18 saat izleyeceğiz” diyerek Genel Kurul’a geçti. Bahçeli salona gelen ilk lider oldu. Müsavat Dervişoğlu da görüşmeler başlarken salonda hazır bulundu. İYİ Parti milletvekilleri sıralarına Türk Bayrağı resimleri koydu ve atkılar taktı. 

Teklifin görüşmeleri boyunca İYİ Parti her aşamada itirazlarını ortaya koydu. İlk olarak teklifin Anayasa’ya aykırılık içerdiğini ve görüşmelerine başlanmaması için grup önerisi sundu. Öneri reddedilirken Adalet Komisyonu Başkanı ve AKP Milletvekili Cüneyt Yüksel Anayasa’ya aykırılık iddiasının komisyonda görüşülerek reddedildiğini ifade etti. 

İYİ Parti Grubu, 12 maddelik kanunun her maddesi için ayrı ayrı tekliften çıkarılması ve değişiklik yapılması önerileri sunarak kürsüden söz hakkını kullandı. Bütün önerileri reddedilirken 5’inci maddenin görüşmeleri sırasında İYİ Parti’li Selçuk Türkoğlu yedi bin 500 şehidin adını okumaya başladı. 

Konuşma süresi bittiğinde Türkoğlu kürsüden ayrılmadı. Oturumu yöneten Meclis Başkanvekili Celal Adan “Sen orayı işgal ediyorsun, şehitler bizim” diyerek müdahale etti. İYİ Parti’li Katip Üye Rıdvan Uz’un önerisi üzerine Adan oturuma beş dakika ara verdi. Ara verildiğinde Dervişoğlu kürsüye geldi, Türkoğlu’nun alnından öptüğü ve sarılarak İYİ Parti sıralarına götürdü.

Özgür Özel Kürt sorununu tanımladı, “evet” diyeceğini açıkladı

Çerçeve yasa Meclis’te 467 oyla kabul edildi 

Özgür Özel, Genel Kurul’dan önce milletvekilleriyle kapalı grup toplantısında bir araya geldi ve ne tutum alacaklarını değerlendirdi. Bir saatlik toplantıdan çıkan milletvekilleri karara ilişkin bilgi paylaşmadı. Günlerdir tartışılan kararı Özel, Genel Kurul konuşmasında duyurdu. Özel, parti yöneticileriyle birlikte “evet” diyeceğini, milletvekillerinin ise seçildiği bölgelerin sesini dinleyeceğini söyledi. 

Konuşmasına açık açık yazılmasa da Kürt meselesini konuşmak üzere Meclis çatısı altında olduklarını söyleyerek başlayan Özel “Kürt meselesi yalnızca bir terör meselesi, bir güvenlik meselesi, bir örgütün silah bırakması meselesi değildir. Eşit yurttaşlık, hukukun üstünlüğü, demokratik temsil, özgür siyaset ve birlikte yaşama meselesidir. Herkesin kendi kimliğiyle, diliyle, kültürüyle ve inancıyla kendisini bu ülkenin eşit yurttaşı hissedebilmesi meselesidir. Aynı zamanda Edirne’deki, İzmir’deki, Trabzon’daki, Manisa’daki yurttaşlarımızın güven içinde yaşaması, evladını teröre kurban vermemesi meselesidir” diye konuştu.

“Cumhuriyetimiz, üniter devlet yapımız, ülkemizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğü kırmızı çizgimizdir” diyen Özel, Kürt sorununun demokratik çözümünün bu ilkelerin güvencesi olduğunu kaydetti. Soruna seçim takvimine veya anketlere bakarak değil, ilkesel yaklaştıklarını vurgulayan Özel, çözümün şiddetle değil siyasetle, TBMM’nin demokratik meşruiyetiyle çözülmesi gerektiğini belirtti. 

“Toplumsal uzlaşma yangından mal kaçırır gibi kurulamaz”

2015’te sona eren çözüm sürecini hatırlatan Özel “Biz işine gelince ‘çözüm’, işine gelmeyince ‘terörist’ diyen, bir süreci önce masaya koyup sonra buzdolabına kaldıran, Dolmabahçe’de görüştükleri rahmetli Sırrı Süreyya Önder‘i hapse atıp sonra arkasından timsah gözyaşı dökenlerden hiç olmadık” dedi. Özel, iktidarın süreci kapalı kapılar arkasında yürüterek toplumsal mutabakat fırsatını kaybettiğini ifade etti:

“Komisyonda oluşan ortak iradeye rağmen özel görüşmeler, özel takvimler, özel siyasi hesaplara sıkıştırılmaya çalışılan bir süreç yürütülmüştür. ‘Üç kişinin bildiği metin’ diye bir metin kutsanıp Meclis’ten, Adalet ve Kalkınma Partili vekillerden dahi gizlenmiş, bir telaş ve bir panikle son sürece girilmiştir. Komisyonda itiraz eden, soru soran, eleştirilerini dile getiren milletvekillerinin üzerine yürümeye kadar iş vardırılmış; yani bir süreç yönetmek, bir devlet yönetimi anlayışı göstermek yerine farklı bir telaş, farklı bir panik, bilinmeyen bir ruh hali bütün Meclis’in, bütün milletin gözü önünde yaşanmıştır. Barış, hukuk milletin gözünden kaçırılarak yazılamaz. Toplumsal uzlaşma, yangından mal kaçırır gibi kurulamaz. Millet sonunda kendisine bilgi verilecek bir sürecin seyircisi değildir. Millet bu ülkenin sahibidir, ta kendisidir.” 

“Hayır deme hakkını, barış hakkının önüne koymuyoruz”

Süreç devam ederken en ağır saldırılara uğradıklarını ve “hayır” deme hakkına sahip olduklarını vurgulayan Özel, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasını, belediyelere yönelik operasyonları, CHP’ye mutlak butlan kararını hatırlattı. Özel “Günlerdir bu teklife ‘hayır’ dememiz için binlerce öneri, eleştiri, hatta tepki alan bizleriz. Ama hepinize şunu hatırlatıyorum: Yarın bu ülkeyi yönetecek olan da, toplumsal barışa olan inancımızla sorumluluk alan da biziz. Kolaya kaçmayan, devlet ciddiyetiyle karar veren de bizleriz” diye konuştu. 

Maruz kaldıkları süreçlerde  kendilerine “Bu şartlarda o masada neden oturuyorsunuz” dendiğini belirten Özel “Bu çağrıları yapanların öfkesini de kaygısını da anlıyorum. Evet, bu yasaya ‘hayır’ deme hakkına en çok biz sahibiz. Ama bu hakkı milletin barış hakkının önüne koymayan da bizleriz” dedi. Komisyon masasından kalkmadıklarını, onun Erdoğan’ın değil milletin barış umutlarının masası olduğunu ifade eden Özel “O masa Türkiye’de yaşayan etnik kökeni ne olursa olsun bütün gençlerin iyi bir gelecek umudunun masasıdır. Öfkemizi milletin geleceğinin önüne koymadık, koymayacağız” dedi. 

Özel, bu süreçte komisyon raporuyla kayda geçirilen demokratikleşme adımlarının atılmadığına dikkat çekerken “Burada komisyonun iradesini hiçe sayan, meseleyi yüzeysel ele alan, özensiz bir metin var. Burada yargının bütün yetkisini yürütmeye devreden bir yetki var. Yasamanın üstlenmesi gereken sorumlulukları yürütmeye veren, istismara açık yetkiler düzenleyen bir metin var” diyerek teklifi eleştirdi. 

“Çözüm sorumluluğunu biz üstleneceğiz”

Teklifte tartışılan hak yoksunluğu konusunda da değinen Özel “Bu süreçten sonra siyasete dahil olma meselesini bile, bugünkü yürütmenin elinde koz olarak tutan veya bu meseleyi halen daha birtakım müzakerelerin parçası kılan bir anlayış var” dedi. Erdoğan’ın barış umutlarını heba etmek istediğini ancak YENİ Parti’nin buna fırsat vermediğini savunan Özel, yurttaşların uyarılarını ve endişelerini dikkate aldıklarını vurguladı. 

Özel “Ortak geleceği inşa etmek için barışın önünü açacağız. Biz ölüm değil, hayat olsun diye; korku değil, umut olsun diye bu sorumluluğu alacağız” derken kararını açıkladı: 

“Erdoğan iktidarının başaramadığı demokratikleşmeyi, kalkınmayı, adaleti ve hukukun üstünlüğünü de biz başaracağız. Çünkü bu iktidarın bunu yapmaya niyeti yoktur. Bu iktidarın koltuğundan başka düşündüğü yoktur. Terör örgütünün feshi, silahların bırakılması ve infaz düzenlemeleri çatışmayı sona erdirmenin konusudur. Önemlidir ama yeterli değildir. Ama asıl hedefimiz demokratik çözümdür. Barışı samimiyetsizliğe, çıkarcılığa teslim etmeyeceğiz. Bugün silah faslının kapanması için bir kapı aralanıyor. Biz o kapıyı kapatan taraf olmayacağız. AK Parti’nin yapmak istemediğini demokratlar olarak biz yapacağız. Onların kaçtığı çözüm sorumluluğunu biz üstleneceğiz. Bugünkü tutumumuz, bugün ‘evet’ diyorsak gencecik çocuklarımızın kanı bir daha toprağa düşmesin diyedir. Bir anne daha evladının tabutuna sarılmasın diyedir.”

Sürecin başından bu yana şehit aileleri ile gazilerin gözünün içine bakamayacakları bir şey yapmayacaklarını söylediğini hatırlatan Özel “Kırmızı çizgilerimiz nettir. Atatürk, Lozan Antlaşması, devletin birliği ve ülkenin bölünmez bütünlüğü ile anayasanın güvence altına aldığı Cumhuriyet’in temel nitelikleri. Bunlar tartışma veya pazarlık konusu yapılamaz, buna asla izin vermeyiz. Bu anlayışla; iktidara değil ama milletimize güvenerek, bu metne kefil olmadan ama barışın sorumluluğunu taşıyarak, iktidarın hesabına karşı durarak ama Türkiye’nin geleceğinin önünü açacak bir sorumluluğu üstleniyorum” diye konuştu. 

İmamoğlu’ndan Özel’e destek mesajı

500 günü aşkın süredir tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da sosyal medyadan paylaştığı mesajla Özel’e destek verdi. İmamoğlu çerçeve yasaya ilişkin beklenen mesajı, Özgür Özel’in aldığı kararın altına imza attığını, Mansur Yavaş’ın uyarı ve tespitlerine katıldığını ve Selahattin Demirtaş’ın bütünleştirici barış temennilerini kıymetli bulduğunu söyleyerek verdi: 

“Bu mesele günlük siyasi hesaplara, kapalı kapılara ve kişisel ikbal arayışlarına bırakılamaz. Sürecin güvencesi şeffaflık, TBMM, hukuk ve milletin iradesidir. Barışı siyasi hesaplara teslim etmeyeceğiz. Siyasi hesaplara duyduğumuz güvensizliğin de barış umudumuzu esir almasına izin vermeyeceğiz. Türkiye’nin bunu başaracak gücü vardır. Barışın da huzurun da Cumhuriyetin de sahibi millettir.” 

İlk atışma Sevr Anlaşması’ndan

Çerçeve yasa teklifi üzerine konuşmalara geçilmeden önce grup başkanvekilleri konuştu. Genel Kurul’daki ilk atışma ise Sevr Anlaşması nedeniyle yaşandı. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Osmanlı topraklarının paylaşılmasını öngören Sevr Anlaşması’nın 106’ıncı yıldönümünde teklifin görüşmelerinin yapıldığına dikkat çekti. Bugünün özellikle seçildiğini savunan Çömez “Çünkü hain terör örgütünün savunduğu şekliyle, Sevr’i geri getireceğiz diyenlerle aynı masaya oturdunuz. Bu bir utanç vesikasıdır” dedi. 

AKP Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül, Sevr’in yıldönümü ithamına “Bugün bizim için anlamlı olan gün Çanakkale’de destanı yazılan Anafartalar destanıdır. Nasıl bin yıl önce Sultan Alparslan ile bu kapılar açıldıysa, Türk, Kürt, Alevi, Sünni’siyle kıyamete kadar Çanakkale’de omuz omuza şehit olmuşların kardeşliği için yapılan bir mücadeledir. Sevr emperyalistlerin projesiydi. Bu oyunu gazi Meclis bu kağıt parçasını aldı ve yırttı. Bugün Gazi Meclis emperyalistlerin kardeşliğimizi bozma çabasını da bugün çıkaracağı kanunla paçavraya çevirecek, tarihin çöp tenekesine atacaktır” diye yanıt verdi. Çömez ise “Çanakkale’de bizim aramızda hainler yoktu, teröristler yoktu. Bu ülkeyi bölmek isteyenler yoktu, arkasındaki emperyalist kitleler yoktu” diyerek tepkisini sürdürdü. 

Saadet Partisi’nden şartlı destek

Çerçeve yasa Meclis’te
Çerçeve yasa Meclis’te 467 oyla kabul edildi 

Grup başkanvekillerinin ardından, teklifin tümü üzerine siyasi parti grupları adına yapılan konuşmalara geçildi. Muhalefet partileri adına konuşmalar yapılırken AKP sıraları boş kaldı. 

Yeni Yol Grubu adına önce Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan kürsüye çıktı. Arıkan teklife “şartlı destek” sunduklarını açıkladı. Saadet Partisi’nin “çerçeve yasaya destekçi veya karşı” ikilimine hapsedilemeyeceğini belirten Arıkan “Burada mesele sadece bir terör örgütünün tasfiyesi değil, terörü yeniden üreten zeminin bütünüyle ortadan kaldırılması meselesidir” dedi. 

Yeni Yol Grubu adına ikinci konuşmacı olarak kürsüye çıkan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen, hak ve özgürlüklerin müzakere alanının Meclis olduğunu vurguladı. Sürecin başarılı olma ihtimalinin geçmişe kıyasla kuvvetli olduğunu belirten Ekmen, uygulamadaki eksikliklere dikkat çekti.

Dervişoğlu’ndan “cumhuriyete yönelik kalkışma” tepkisi

Çerçeve yasa Meclis’te 467 oyla kabul edildi 

Sürecin başından bu yana karşı çıkan İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, teklifte “silahsızlanma, dağılma, entegrasyon sıralamasını fiilen tersine çevrildiğini” söyledi.  “Meclis sürecin başındaki gibi sadece bir tescil makamına indirgenmiştir” diyen Dervişoğlu, “teklifi Kürtleri PKK ile eşitlemeye çalıştığı için” cumhuriyete yönelik bir kalkışma olarak değerlendirdi. Dervişoğlu şu ifadeleri kullandı: 

“Önce silahın doğrulanabilir biçimde toplanıp imha edilmesi ve yönetici kadronun çözülmesinin ardından hukuki adım atılabilir. Bu yöntem devleti, örgüt karşısında neredeyse eşit bir sözleşmeci taraf durumuna taşımıştır. İmza atanlara ve oy vereceklere soruyorum: Denetleyemeyeceğiniz bir yasayla tek bir kişiye daha fazla yetki ve daha az sorumluluk verdiğinizi anlamıyor musunuz?”

Sürecin muhataplarını “Öcalan’ı Kürtlere kayyum atamaya çalışmakla” suçlayan Dervişoğlu “Öcalan’ı makbul bir siyaset gurusu gibi kim pazarlamıştır” diye sordu. Yasa teklifiyle AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “tam yetkili ama sorumsuz” kılındığını söyleyen Dervişoğlu, amacın Erdoğan’ı ömür boyu cumhurbaşkanı yapmak olduğunu iddia etti. 

CHP’den “tereddütsüz katkı”

Çerçeve yasayı destekleyen CHP Grubu adına konuşan İnan Akgün Alp, yasayla siyasi kültürün gelişeceğini ve bunun sorunları demokrasiyle çözmeye vesile olacağını ifade etti. Alp, komisyon raporunun altıncı bölümünde tanımlanan yasal düzenlemeyle kritik eşiğin  yedinci bölümündeki demokratikleşme adımları için başlangıç oluşturacağını söyledi. Komisyonda belirlenen hedeflerin devlet politikası olduğunu belirten Alp “Biz bu politikaya tereddütsüz katkı vereceğiz” dedi.

CHP’li Oğuz Kaan Salıcı ise süreci “Kürt meselesinin silahlardan arındırılması için tarihi bir eşik” olarak niteledi. Salıcı, seçim döneminde CHP’nin DEM Parti ile hareket ettiği gerekçesiyle suçlandığını hatırlatarak iktidar sıralarına “Bu ülkeye bir özür borcunuz yok mu” diye sordu. 

MHP’li Yıldız’dan “af değil” vurgusu

MHP’li Feti Yıldız ise sürecin başlamasında ve ilerlemesinde Bahçeli’nin adımlarının önemine dikkat çekti. “Yüreğimizle, gönlümüzle Terörsüz Türkiye’nin yanındayız” diyen Yıldız, komisyon raporunda müstakil ve geçici yasal düzenlemelerin, af veya cezasızlık algısına yol açmadan, kapsayıcı olması gerektiği şerhi düşüldüğünü hatırlattı. 

Kanunun bir af niteliği taşımadığını vurgulayan Yıldız “Bazı arkadaşlarımız maalesef kanunun gerekçesini ve lafzını okumadan bunun bir af olduğunu iddia edecek kadar gerçekten uzağa düşmektedir. Devam eden soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkumiyet hükümleri, bütün sonuçlarıyla varlığını korumaktadır. Suçun vasfına, mahkumiyet kararına ve ceza sorumluluğuna ilişkin herhangi bir değişiklik öngörülmemektedir” ifadelerini kullandı.

Bakırhan’dan “ortak vatan, ortak gelecek” mesajı

Çerçeve yasa Meclis’te 467 oyla kabul edildi 

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, sözlerine 3 Mayıs 2025’te hayatını kaybeden TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder’i anarak başladı. “Acı ve inkar dolu sayfaları kapatmak üzereyiz” diyen Bakırhan, Kürt sorununun ilk kez gerekçesi yazılmış, müzakere edilebilir, olağan bir yasa diliyle konuşulduğunu söyledi. Parlamentonun meseleyi siyaset ve müzakere sorumluluğuyla çözme kararlılığı ile karşı karşıya olduğunu kaydeden Bakırhan “Tarihe geçecek günler, güçlü bir irade gerektirir, bu irade bugün bu Meclis’te vardır” dedi. 

Sürecin Türkiye’yi büyüteceğini ve refaha kavuşturacağını söyleyen Bakırhan şu ifadeleri kullandı:

“Yüz yıldır size ‘Bölüneceğiz’ korkusu anlatıldı, yine anlatılmaya devam ediyor. Oysa bu ülkeyi bölünmeye en çok yaklaştıran şey çatışmanın kendisiydi. Kürtler ayrılmak isteseydi Meclis’in çatısı altında olmazdık arkadaşlarımızla birlikte. Biz buradayız; çünkü vatan ortak, gelecek ortaktır. Evlatlarını yitiren ailelere de sesleniyorum: Evlatlarınızın hatırasına gösterilecek en büyük hürmet, emin olun, başka hiçbir evladın ölmemesi ve zarar görmemesidir. Acılarınızı asla tartmayacağız, asla yarıştırmayacağız. Acı hangi evde olursa olsun, Şırnak’tan Tekirdağ’a hepimizindir. Bu ülkedeki her acıyı yüreğimin en müstesna köşesinde taşıyorum. Tek bir amacımız var o da başka acıların yaşanmamasıdır.”

Süreci kimliklerin eritilmesi değil, varlıklarının hukukla buluşması olarak tanımlayan Bakırhan, Kürtçe “Agir bi agir venamire” sözlerini söyledi ve “Ateş ateşle söndürülmez” anlamına geldiğini belirtti. Bakırhan, yeni yasama yılında Meclis’in istikametinin demokratikleşme olması gerektiğini vurgulayarak “Bu yasayı ne gözü kapalı kutsuyoruz, ne de gözü kapalı reddediyoruz. Anadil, eşit yurttaşlık ve yerel demokrasi başta olmak üzere, demokratik talepler unutulmamıştır. Bunlar sürecin olmazsa olmazıdır. Barışa giden yolun taşlarıdır. Fakat ilk aşamanın ölçütleriyle nihai çözümün ölçütlerini birbirine karıştırmamalıyız” diye konuştu. 

Bakırhan süreçte Erdoğan, Bahçeli ve Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un da hakkını teslim ettiklerini söyledi. Tuncer Bakırhan’ın konuşması AKP, MHP ve DEM Parti sıralarından alkışlandı

Abdullah Güler’den “yalan, dedikodu” savunması

Çerçeve yasa Meclis’te 467 oyla kabul edildi 

Bakırhan’ın ardından konuşan Özgür Özel, teklifin içeriğini ve getiriliş biçimini eleştirdi ancak çözüm sorumluluğunu üstlenerek “evet” diyeceğini açıkladı. Daha sonra AKP Grup Başkanı Abdullah Güler kürsüye geldi ve konuşmasında teklifin içeriğini Özel ve Dervişoğlu’na “yalan, dedikodu” diye yanıt vererek anlattı. 

Teklifi eleştirenlerin, komisyon raporunu okumadığını iddia eden Güler, Özel’in “Metni üç kişi biliyor” iddiasına şöyle yanıt verdi: 

“Raporu üç kişi biliyormuş. Kardeşim raporu okumazsan kimse bilmez. ‘Kanun garip yerlerde hazırlandı. Nerede hazırlandığı bilinmiyordu’ gibi ucuz, maalesef nezaketsiz ifadeleri reddediyorum. 50 yıllık bir meseleye ben bütün samimiyetimle, bütün gayretimle bir şey yapmaya çalışıyorum. Eksiğim olabilir, yanlışım da olabilir. Sen ne diyorsun yani görelim. Açın elinizdeki bilgiyi, birikimi görelim. Bu kanun her yönüyle Terörsüz Türkiye hedefi noktasında gerçek manada bir Türkiye modelidir. Bu toprakların evlatlarının çalışmasıdır. Bununla gurur duyun, bir sevinin. 

Süreci desteklemeyenleri “Yıllar önce olduğu gibi, birilerinin ekmeği buradan kesilecek. Birileri buradan siyasi menfaat elde edemeyecek. Yok olacaklar belki” diye suçlayan Güler, samimi bir çaba ortaya koyduklarını söyledi. 

Sataşma olduğu gerekçesiyle Güler’in ardından YENİ Parti’li Murat Emir söz aldı. Emir, teklifin kamuoyundan ve milletvekillerinden gizlenerek hazırlanıp Meclis’e sunulduğu eleştirisini sunarken “Biz tanıklıklarımızı söylüyoruz” dedi. Emir’e konuştuğu sırada Güler oturduğu yerden “Yalan, dedikodu” diye yanıt verdi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş