Borussia Dortmund liderliği kaybetti: Penaltı, uykusuz bir gece ve medeniyet

Lider Dortmund, geçen cuma günü (28 Nisan) Bochum’da iki puan bırakarak liderlik koltuğunu Bayern’e kaptırdı. Medyascope Spor’un podcasti Bundesliga 101’den Öner Tavtay, Almanya’daki nefes kesen zirve yarışına ışık tuttu.

Maça damga vuran hakem kararları Almanya’da nasıl yankı buldu? Dortmund durumu nasıl idare etti?

Borussia Dortmund liderliği kaybetti: Penaltı, uykusuz bir gece ve medeniyet

Geçtiğimiz Cuma günü (28 Nisan) Dortmund, Bochum deplasmanında 2 puan bırakarak liderlik koltuğunu tekrar Bayern’e kaptırdı. Büyük heyecan ve drama eşliğinde geçen 90 dakikada kaçan goller ve tartışmalı pozisyonlar çok konuşuldu. Maça damga vuran ise Dortmund’dan Karim Adeyemi, Bochum’dan da Manuel Riemann’dı. Şimdi maçtan ziyade işin dramasına bir bakalım.

İstatistikler üzerinden konuşmak istersek Dortmund’un xG’si 2.87’yi bulurken toplamda 20 şutun 6’sı kaleyi buldu. Dışarı giden 14 şutun içerisinde savunmadan sekenler vardı ve bunların da gol olmaya yaklaşanları vardı. %62 topla oynama yüzdesi ve 11 korner kullanılması da Dortmund’un oyun dominasyonunu destekliyor.

Maç içerisinde en çok pozisyona giren ve xG istatistiğine en büyük katkıyı yapan Adeyemi, maçın kaderine etki eden oyuncuydu. Attığı gol dışında kaçırdığı gollerle saç baş yoldurdu. İlk yarının 26.dakikasında Riemann’dan dönen topta vurduğu zayıf şut olsun, 31. dakikada Haller’in pasını yine zayıf bir şutla dışarı göndermesi olsun ciddi fırsatları değerlendiremedi. Hücumda kaptırdığı toplar da kötü performansına ek bir katkı yaptı. Ama esas Adeyemi ile ilgili uzun süre konuşulan olay maçın 65. dakikasında Brandt’ın soldan içeri çevirdiği topta Soares in kontrolsüz bir biçimde gelişiydi. Bu gelişi gören Adeyemi kendine avantaj sağlayacak bir pozisyon aldı ve topa vurmak için hamle yapmaya kalktığı anda Soares’in müdahalesiyle ayakları yerden kesildi. Hakem Sascha Stegemann, pozisyonla hiç ilgilenmedi. Ne yardımcı hakem, ne de VAR maçın orta hakemini uyarmadı. Pozisyonun nizami olduğuna karar verilmişti. Sonra da dakikalar 90’ı gösterdiğinde Dortmund’un kullandığı korner sonrası Süle’nin şutu Masovic’in koluna çarptı ve yön değiştirdi. Penaltı itirazları çok kısa sürerken devam eden pozisyonda Hummels topu kafayla ağlara gönderdi fakat ofsayt gerekçesiyle gol geçerli sayılmadı.

Maçı anlatan ESPN yorumcularından biri Masovic’in elle oynamasının Bundesliga’da penaltı sayılmadığını ve kolun doğal konumda olduğunu söyledi. Fakat bu maç eğer bir Şampiyonlar Ligi olsa, pozisyon UEFA kurallarına göre penaltıydı. Çekilen şutu engellediği için kolun doğal konumda olmasını kurallar kabul etmiyordu. Burada da federasyonların belirledikleri kuralların karmaşası ortaya çıkıyor. Avrupa’nın tüm ülkelerindeki federasyonlar kuralları kendi çerçevesinde belirledikleri için kıtasal organizasyonlarda kafa karışıklığı ortaya çıkıyor. Bir benzeri de burada yaşandı diyebiliriz. Gelelim şimdi işin perde arkasına.

Maçtan sonra teknik direktör Terzic’in açıklamaları tahmin edildiği gibi sitemkardı. Genç teknik adam, maç içerisinde en azından 3 tane kritik pozisyon olduğunu söyledi ve bunların hepsinin şanssız şekilde aleyhlerine döndüğünü ekledi. Pozisyona gösterdiği tepki sebebiyle de özür dileyen Terzic, pozisyon ani gelişse de yardımcı hakemlerin veya VAR’ın hakemi uyarmamasından dolayı üzüntü duyduğunu belirtti. “Bu belki de hayatımda başıma gelecek tek şampiyonluk şansı olabilir ve bunu kovalarken böyle kararlarla bunu başarmak çok zor. Hakemden kolayca pozisyonu tekrar izlemesini istedim, çünkü tekrarı başka bir açıdan izlerse başka bir karar verebilirdi.” Bu kısım bile Terzic’in üzüntüsünü anlatmaya yetiyor.

Sportif direktör Sebastian Kehl ise daha suçlayıcı bir açıklamayla hakeme yüklendi. İşin ucunda şampiyonluk varken böylesi hakem hatalarıyla puan kaybının negatif bir etki yarattığını, verilen yanlış kararların korkakça olduğunu söyledi. Sahadaki problemlerin kuralına göre halledilmediğini ve bu 2 puan kaybının kendi hataları olmadığını belirtti. Kehl’e göre maçın berabere bitmesinin tek sebebi maçın hakem ekibiydi. Diğer taraftan da Bochum’un kaptanı Losilla, Soares’in Adeyemi’ye yaptığı müdahalenin kesinlikle penaltı olduğunu maç sonu röportajında dile getirdi. Buradan sonra siz varın düşünün taraftarların yorumlarını. Hakemin Bayern tarafından atandığına dair iddialardan tutun da, federasyonun Dortmund’u şampiyon yapmamasına kadar iddialar Dortmund sosyal medya hesaplarındaki yorumlarda hâlâ yer almakta. Bu öfke ve kaygının üstüne de 2004-2021 yılları arasında hakemlik yapmış, yaş sınırı yüzünden emekli edilmiş Manuel Grafe’nin yorumları taraftarın öfkesini iyice körükledi.

Grafe’ye göre Adeyemi, bir süredir penaltı almak için çabaladığından hakemler tarafından mimlenmişti. 27. haftada Union Berlin maçında Jaeckel’la girdiği mücadelede kendini yere bırakmış ve sarı kart almıştı. Bir önceki maçta da benzer bir durumu Kamada’yla girdiği mücadelede yaşamıştı. Böyle durumlarda hakemler bu oyuncular konusunda daha dikkatli olur ve pozisyonun penaltıya dönüşmesine ikna edilemeyebilirler. Adeyemi’nin penaltı alamamasının sebebinin bir çeşit “Murphy Kanunu” gibi gözüktüğünü söyledi. Ne ekersen, onu biçersin sevgili Adeyemi. Fakat gelgelelim Grafe, pozisyonun penaltı olduğunu da ekliyor. Sonra da okları federasyona yönelterek hata yapma konusunda sabıkalı olan Stegemann’ın böylesine kritik bir maça verilmesinin hata olduğunu belirtiyor. Ligin 12. haftasındaki Dortmund-Frankfurt maçında da Adeyemi’nin Lindstrom’ü ittiği pozisyonu es geçerek bir penaltı pozisyonunu atlamıştı. Stegemann’ın bu hatalarının tecrübeli hakemin üstünde gereksiz bir baskı yarattığını ve bu yüzden kritik maçın sonucunu etkileyecek hataları yapmış olduğunu söyledi.

Maçın hakemi Stegemann, Cumartesi günü Sky Germany’ye röportaj verdi. Verdiği röportajda 65. dakikada pozisyonda vermediği penaltı yüzünden geceyi uykusuz geçirdiğini söyledi. “Benim açıma göre Adeyemi, topa değil de adama gidiyor gibi gözüküyordu.” Fakat maçın sonrasında pozisyonun tekrarını izleyince hata yaptığını fark ettiğini de ekliyor. Verdiği karar hakkında günah çıkarmasının adını temizleye yetip yetmeyeceğini bilmediğini söylese de Köln’den, yani federasyon tarafından da bir uyarı almadığını belirtti. Dortmund cephesinin protestolarını bildiğini ve bu konuda üzgün olduğunu da söyledi. “Uzun zamandır şampiyon olamayan bir takım, şampiyonluğa bu kadar yaklaşmışken ortaya çıkan öfkeyi anlıyorum. Dün gece işlerin hangi yöne gittiğini gördükten sonra o kararların sizi evinize kadar takip ettiğini, hatta uykularınızı bile kaçırdığını söylemek mümkün. Bir süre sonra toparlansanız da bu hataları içinizden atmak mümkün olmayabiliyor.” Stegemann’ın açıklaması hakemlerin de insan olduğunu hatırlatan yönden.

Borussia Dortmund’un patronu Hans-Jooachim Watzke ise Pazar günü resmi bir açıklama yayınladı. “Sevgili futbol taraftarları, doğal olarak Cuma gecesi yaşananlardan dolayı hayal kırıklığına uğradık. Kendi açımızdan bakıp hakemle alakalı görüşlerimizi belirttik ve o da ne kadar üzgün olduğunu bir gün sonra açıkladı. Bu açıklaması bizim için sorunu çözüyor. Herhangi bir türde düşmanlık, aşağılama ve tehdit, kişinin kendisine veya sosyal medya kanallarıyla yapılması kesinlikle hoş göreceğimiz bir şey olmayacaktır.” Bu açıklama ile birlikte Dortmund yönetimi, en azından problemi ortadan kaldırmış oldu.

Biliyorsunuz ki ülkemizde hakemlerden çok konuşulan bir şey yok. Futboldan çok hakem kararlarını tartışan bir iklimdeyiz. Bu tip hataların sadece bizim ülkemizde yapıldığına dair emin konuşsak da bugün Premier Lig’de olsun, Bundesliga’da olsun veya La Liga, Serie A hepsinde VAR’ın bulunmasına rağmen hatalı kararlar verildiğini görüyoruz. Aramızdaki fark ise hatalardan ziyade hatalara verilen tepkilerden ortaya çıkıyor. Her maç sonrası hakemin vefederasyonun art niyetli olduğundan dem vuruluyor. Kulüpler federasyona veya rakiplerine karşı sert açıklamalarla adeta “taraftarın gazını” almaya çalışıyor. Bakın hakkımızı yedirmiyoruz imajı vererek taraftarların yüreğine su serpmeyi deniyor. Fakat sonrasında yaşananlar giderek çirkinleştiğinden bunun bir hak aramadan ziyade medeniyetten ne kadar uzaklaşıldığını ve mevzunun partizanlaşmaya gittiğini gösteriyor. Burada Dortmund patronu Watzke’nin yaptığı açıklama olsun, hakem Stegemann’ın özrü olsun ciddi bir medeniyet göstergesinin kanıtı. Cuma günü oynanan bir maçın tartışması iki gün bile sürmüyor. Dortmund’un bu puan kaybından psikolojik olarak etkilenip etkilenmediğini önümüzdeki maçlarda göreceğiz. Buna rağmen haftalar sonra olası bir şampiyonluk kaybında bu maçtaki hatanın tekrar öne sürülmeyeceğine eminiz. Umarım bir gün bu tip olayların bizim ülkemizde de görülebilmesini diliyoruz. Sonuçta futbol bu ve herkes de bizim gibi insan. Futbolu güzel yapan şeylerden biri de insani yanı, değil mi?

Yazan: Öner Tavtay

Editör: Doğa Üründül

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.