Sırayla gidelim:
18 Kasım 2024: İlke adlı gizli tanık “Ben İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapıyorum” diye başlayan ifadeyi veriyor.
17 Mart 2025: Meşe adlı gizli tanık ifade veriyor.
19 Mart 2025: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na yönelik operasyon başlıyor.
21 Mart 2025: Ekrem İmamoğlu emniyette ifade veriyor. Orada kendisine gizli tanık Meşe’nin ifadesindeki şu bölüm de soruluyor. Aynen aktarıyorum:
“Murat ONGUN’un sürekli finanse ettiği gazeteciler vardır. Bu gazetecilere para teslimini de Emrah yapar. Bahar FEYZAN, İsmail SAYMAZ, Yavuz OĞAN, Nevşin MENGÜ, Ruşen ÇAKIR, Batuhan ÇOLAK, Barış PEHLİVAN, Oda TV, Soner YALÇIN, Aslı AYDINTAŞBAŞ, Nagehan ALÇI, Şaban SEVİNÇ isimli kişi ve kurumları finanse eder. Halk TV’nin sahibi Cafer MAHİROĞLU ile de yakındır. Halk TV’ye finansman sağlar. Hatta Cafer MAHİROĞLU’nun Boğaz’da yapmış olduğu binasına ruhsat dahi verdiler.”
21 Mart 2025: Murat Ongun ifade veriyor. Orada kendisine gizli tanık Meşe’nin ifadesindeki şu bölüm de soruluyor. Aynen aktarıyorum:
“Murat ONGUN’un sürekli finanse ettiği gazeteciler vardır. Bu gazetecilere para teslimini de Emrah yapar. Bahar FEYZAN, İsmail SAYMAZ, Yavuz OĞAN, Nevşin MENGÜ, Ruşen ÇAKIR, Batuhan ÇOLAK, Barış PEHLİVAN, Oda TV, Soner YALÇIN, Aslı AYDINTAŞBAŞ, Nagehan ALÇI, Şaban SEVİNÇ isimli kişi ve kurumları finanse eder. Halk TV’nin sahibi Cafer MAHİROĞLU ile de yakındır. Halk TV’ye finansman sağlar. Hatta Cafer MAHİROĞLU’nun Boğaz’da yapmış olduğu binasına ruhsat dahi verdiler.”
İfadeler kısa süre içinde dolaşıma giriyor. Diğer gazetecileri bilmem ama şahsen polisleri beklemeye başlıyorum. Ama bir gelişme olmuyor.
18 Mayıs 2025: Akşam Gazetesi, “İmamoğlu Medyası A.Ş.” başlıklı haberinde Meşe’nin iddialarını bir kere daha aktarıyor. Fakat yanına söz konusu gazetecilerin Murat Ongun ve Emrah Bağdatlı ile görüştüklerinin HTS kayıtlarıyla kanıtlandığı “bilgisi”ni ekliyor. İlginç olan, Akşam’ın basılı gazetede yer verdiği Soner Yalçın’ın adını internette çıkarmış olması.
Diğer gazetecileri bilmem ama şahsen polisleri beklemeye başlıyorum. Ama bir gelişme olmuyor.

6 Kasım 2025: Sabah erken saatlerde gizli tanık Meşe’nin adını vermiş olduğu 11 gazeteciden Şaban Sevinç, Yavuz Oğhan, Batuhan Çolak ve Soner Yalçın, öğle saatlerindeyse ben polisler eşliğinde emniyete götürülüyoruz. Dosyada ayrıca, ABD’de yaşayan Aslı Aydıntaşbaş’ın da adı var.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Şube’de bir kadın polis, savcılıktan gelen soruları okuyarak benim ve avukatlarımın cevaplarını kaydedip savcılığa iletiyor.
Tabii ki sorulardan biri:
“Murat ONGUN’un sürekli finanse ettiği gazeteciler vardır. Bu gazetecilere para teslimini de Emrah yapar. Bahar FEYZAN, İsmail SAYMAZ, Yavuz OĞAN, Nevşin MENGÜ, Ruşen ÇAKIR, Batuhan ÇOLAK, Barış PEHLİVAN, Oda TV, Soner YALÇIN, Aslı AYDINTAŞBAŞ, Nagehan ALÇI, Şaban SEVİNÇ isimli kişi ve kurumları finanse eder. Halk TV’nin sahibi Cafer MAHİROĞLU ile de yakındır. Halk TV’ye finansman sağlar. Hatta Cafer MAHİROĞLU’nun Boğaz’da yapmış olduğu binasına ruhsat dahi verdiler.”
Bunda şaşılacak bir şey yok. Ama bu sözler “Meşe” değil, “İlke” adındaki gizli tanığın sözleri olarak aktarılıyor.
7 Kasım 2025: “Benim küçük gözaltım” başlıklı sabah yayınında şöyle demişim:
“Gizli tanığın adını duyunca hatta şaşırdım. Gizli tanık ağaç isimleriydi, ‘Meşe’ falan gibi. Bu ‘İlke’ çıktı birden karşıma, kafam karıştı.”
11 Kasım 2025: İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek İBB iddianamesini medyaya duyuruyor. Yaklaşık 3739 sayfalık iddianamenin PDF hâlini kısa sürede ediniyoruz. Tabii ilk olarak kendimi arıyor ve buluyorum.
Evet, 407 şüpheliden biri de benim. Benimle birlikte gözaltına alınan Yavuz Oğhan, Şaban Sevinç ve Soner Yalçın da. Hepimizin “suç örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 220/7, 58/9 maddeleri uyarınca cezalandırılması” isteniyor.
Ve iddianamede o bildik bölüm yine karşımıza çıkıyor:
“Murat ONGUN’un sürekli finanse ettiği gazeteciler vardır. Bu gazetecilere para teslimini de Emrah yapar. Bahar FEYZAN, İsmail SAYMAZ, Yavuz OĞAN, Nevşin MENGÜ, Ruşen ÇAKIR, Batuhan ÇOLAK, Barış PEHLİVAN, Oda TV, Soner YALÇIN, Aslı AYDINTAŞBAŞ, Nagehan ALÇI, Şaban SEVİNÇ isimli kişi ve kurumları finanse eder. Halk TV’nin sahibi Cafer MAHİROĞLU ile de yakındır. Halk TV’ye finansman sağlar. Hatta Cafer MAHİROĞLU’nun Boğaz’da yapmış olduğu binasına ruhsat dahi verdiler.”
Peki bu ifadeyi veren kim? İddianameye göre gizli tanık İlke.
Peki o zaman bizim ilk gizli tanığımız Meşe ne oldu?
Onun sözlerinin birebir aynısını aylar sonra –ki iddianamede İlke’nin bu ifadeyi hangi tarihte verdiği belirtilmiyor– bir başka gizli tanık nasıl tekrarlayabilir?
Bu soruların cevaplarını öğrenip öğrenemeyeceğimizi bilmiyorum ama son bir şey söylemek istiyorum: Ben eski gizli tanığım Meşe’yi, kim olduğunu bilmesem de çok sevmiştim, en azından hayalimde canlandırabiliyordum. İlke’nin hiçbir albenisi yok.














