Aslı Tunç yazdı: Tayland’da skandal soslu bir Kâinat Güzellik Yarışması

Aslı Tunç, Miss Universe yarışmasının Tayland’daki organizasyonunda yaşanan skandalları, sosyal medya krizlerini ve güzellik endüstrisinin politik boyutlarını ele aldı.

Biz iddianame, komisyon, İmralı falan diye sabah akşam yerel politikamızla boğuşurken sosyal medya kendi küresel magazin gündemini dayatıyor. Ne kadar burun kıvırsam, feminist analizlere girsem, kadın bedeni ve güzellik algısı üzerine ahkam kessem de “Miss Universe” yani Kâinat Güzellik Yarışması haberlerinden ben de kaçamadım tabii. Madem bugün Pazar, size son iki haftada Tayland’da neler olduğunu anlatayım da siyasetten tamamen devreleri yanan beyinlerimiz biraz soğusun.

Miss Universe organizasyonu öncelikle devasa bir uluslararası medya olayı ve her yıl milyonlarca takipçinin ilgisini çekiyor. Hele de artık sosyal medya etkisiyle olağanüstü bir küresel bir çılgınlığa evrilmiş vaziyette. 136 ülke bu yarışmaya “güzellik elçisi” gönderiyor. Bu senenin ev sahibi Tayland, Filipinler ve Endonezya ile birlikte Asya kıtasında güzellik yarışmalarının en coşkulu yaşandığı, en fazla hayran kitlesine sahip ve bunu resmen bir endüstriye dönüştürmüş ülke. Tayland’da güzellik sektörü ve yerel yarışma organizasyonları bile tam bir çılgınlık anlayacağınız. Bu kadar ülke temsilcisi bir araya gelince elbette siyasi çatışmalar da yarışmacı güzeller üzerinden tekrar tekrar üretilmiş oluyor. Mesela bu yıl ilk kez Filistin halkını temsil eden Nadeen Ayoub son 30 yarışmacının arasına girse de finale kalamadı. İsrailli yarışmacı sosyal medyada Ayoub’a kötü kötü bakmış gibi montajlanan sahte videolar sonucunda linçe uğradı, ölüm tehditleri aldı. Finalistlere Birleşmiş Milletler kürsüsünden hitap etseler ne söylerlerdi diye çok anlamlı (!) sorular soruldu. Genç kızların kendi ayakları üzerinde durmalarını öğütleyen klişeler küresel performansın bir parçasıydı (buraya bir göz devirme emojisi bırakmak istiyorum). Zaten her şey ince ince önceden planlanmış, koreografisi oturtulmuş, sürprize kapatılmış vaziyette yürümek zorundaydı. Ülkemizi temsil eden ve son 30’a kalamayan Ceren Arslan ise sosyal medya paylaşımlarıyla bizim milletçe her daim mağdur psikolojimize oynayıp durdu. Her zamanki gibi hakkımızın yenildiğine, aslında kendisinin diğer pek çok kızdan daha güzel olduğuna, arka planda bir şeylerin döndüğüne ve daha pek çok komplo teorisine derhal ikna olduk.

Aslında bu yılki kâinat güzellik yarışması hakikaten skandallarla anılacak. Öncesindeki kızların provaları falan derken üç haftalık uzun bir süreye yayılan organizasyonun hemen başındaki canlı yayında Taylandlı organizatör Nawat Itsaragrisil, Meksikalı yarışmacı Fatima Bosch’u herkesin içinde azarladı ve sosyal medyada yeteri kadar reklam içeriği paylaşmadığı için ona hakaret etti. Diğer yarışmacılar Bosch ile dayanışma göstererek onunla birlikte basın toplantısını terk ettiler. Sonra olaya Meksika Başkanı Claudia Shenbaum dahil oldu. Temsilcilerinin saldırganlık karşısında ne kadar zarafetle durduğunu övdü; Tayland’daki Meksika Büyükelçiliği derhal Facebook üzerinden Bosch ve ailesiyle temasta olduklarını duyurdu. Sosyal medyada yerden yere vurulan organizatör Nawat Itsaragrisil ise basın toplantısı düzenleyip elindeki mendille yaşlı gözlerini silerek epeyce teatral bir performansla özür diledi. Böylece Miss Universe, medya olayı (media event) tanımını tam anlamıyla hak etmiş oldu. Bu arada Tayland polisinin ülkenin sıkı kumar yasalarını, sanal kumarhane logosu olan yastıklarla film çekip delen yarışmacıların peşine düştüğü söylendi. Bütün bunlar olurken iki jüri üyesi görevlerinden çekildiklerini açıkladı. Bir tanesi giderken organizatörlerin seçim sürecinde hile yaptığını söyledi. Koridorlarda bazı yarışmacıların jüri üyeleriyle kişisel ilişkileri olduğu fısıltıları dolaşmaya başladı. Pakistan temsilcisi Roma Riaz bütün bu skandalların ortasında artık sessiz kalmayacağını açıklayan bir görüntülü mesajı sosyal medyaya koydu. Güney Asya toplumlarında hala deri renginin koyuluğunun ayrımcılığa yol açtığını, güzellik algının bazı toksik inançlarla biçimlendiğini ve diğerleri gibi çok zayıf olmadığı için beden utandırmasına (body shaming) maruz kaldığını söyledi.

Skandalların sonu gelmiyordu. Senede bir televizyon ekranında yayınlanan bir olaydan, TikTok ve Instagram platformlarında her açısıyla dakika dakika afişe edilen bir organizasyona dönüştü Kâinat Güzellik Yarışması. Latin Amerikalı kızların kendilerini yoksulluktan sıyırıp şöhret olacakları, diğerlerinin influencer olarak köşeyi dönecekleri hayallerinin pırıltılı sahnesiydi artık burası. Bütün çalkantıların sonunda cuma akşamı 25 yaşındaki Meksikalı Fatima Bosch, Bangkok’ta kâinat güzellik tacını giydi. Jamaikalı yarışmacı Garbielle Henry’nin sahneden düşüp hastanelik olması da bu senenin olaylarına eklendi. Gelecek yıl Miss Universe yarışması Porto Riko’daymış. Bakalım bizleri bu kez hangi skandallar bekliyor?

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.