Sürgündeki Kürt siyasetçiler çözüm sürecine nasıl bakıyor? Sürgündeki akademisyen ve eski HDP Milletvekili Hişyar Özsoy, çözüm sürecindeki tıkanmayı, Suriye ve Rojava’nın belirleyici etkisini, hükümetin Kürt meselesine yaklaşımını ve artan karamsarlığı Ruşen Çakır’a değerlendirdi.
Ruşen Çakır, konuğu sürgündeki akademisyen ve eski HDP milletvekili Hişyar Özsoy ile hem sürecin geldiği noktaya dair artan karamsarlığı hem de Rojava–Suriye hattının Türkiye’deki çözüm süreciyle nasıl iç içe geçtiğini ele aldı. Yaklaşık iki buçuk yıldır sürgünde olan Özsoy, Abdullah Öcalan’ın “geri dönün” çağrısının yarattığı beklenti ile sahadaki siyasi gerçeklik arasındaki farkın giderek açıldığını belirtti.
Hişyar Özsoy, sürgündeki siyasetçilerin önemli bir bölümünün kendi isteğiyle yurtdışında olmadığını vurgulayarak, olası bir geri dönüşün ancak somut hukuki ve siyasi adımlarla mümkün olabileceğini söyledi:

“Burada olan insanların çok önemli bir kısmı zaten kendi istekleriyle burada değil. Türkiye’deki koşullar sadece bizleri değil, binlerce insanı son on yıl içerisinde ülkeyi terk etmek zorunda bıraktı. Eğer koşullar değişirse, yasal mevzuatlar düzenlenirse, gerçekten bir yol açılırsa çok sayıda insanın ben de dahil geri döneceğini düşünüyorum.”
“Sürece güven azalıyor”
Sürecin hızının düşmesi ve somut adımların atılmaması ile sürece güvenin zedelendiğini belirten Hişyar Özsoy, “Başlangıçta herkes bir iyimserlik içindeydi. Acaba bu defa olabilir mi, bu defa Kürt meselesinin esasına dair bir çözüm gelişir mi diye düşünüldü. Ama son bir yıl içinde sürecin temposu, parlamento ve hükümet düzeyindeki tutumlar açıkçası iyimserliği azaltıyor. Zaman geçtikçe güven kırılıyor” dedi.
Özsoy, süreçle ilgili en büyük hayal kırıklığının, Kürt meselesinin özüne dair bir irade görülmemesi olduğunu söyledi. Ortaya çıkan tablonun, bölgesel zorunlulukların dayattığı sınırlı bir manevrayı işaret ettiğini nitelendiren Özsoy sözlerini şöyle sürdürdü:
“Zaman ilerledikçe görüyoruz ki, köklü bir çözümden ziyade, bölgesel koşulların dayatmasıyla başlatılmış taktik bir girişimle karşı karşıyayız. Raporlara bakıyoruz, tartışmalara bakıyoruz. Hükümetin, parlamentonun ve toplumun bu yüz yıllık kanlı meselenin gerçekten çözümüne dair bir niyeti olup olmadığı konusunda çok büyük soru işaretleri var.”
Suriye ve Rojava’daki gelişmelerin belirleyici olduğunu vurgulayan Özsoy, “Giderek oluşan kanaat şu: Hükümet bu süreci, esas olarak Suriye’de ve Rojava’da yaşanan gelişmelerin önünü almak için başlattı. Kürt meselesini çözmekten ziyade, yeni bölgesel duruma adapte olmaya çalışıyor ve zorunlu olarak Kürtlerle bir diyalog sürecine giriyor” diye konuştu.





