Doğu Ergil yazdı: İnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto

Biz, yüzyıllardır aynı yanılgıyı tekrar eden insanlarız:

İnancın insanları birleştireceğine, kutsalın siyaseti arındıracağına, Tanrı adına konuşan iktidarın daha adil olacağına inanırız.

Tarih ise her defasında bizi yalanlar.

Avrupa’da Hristiyanlık vardı; barış yoktu.

Ortadoğu’da İslam var; huzur yok.

Demek ki sorun inancın yokluğu değil, iktidarın kutsanması ve siyasetin merkezine oturtulmasıdır.

Din, insanın anlam arayışıdır.

Siyaset, gücün paylaşımı, yani iktidarın mücadelesidir.

Bu iki alan yer değiştirdiğinde, anlam ölür, şiddet doğar.

Tanrı adına yönetilen toplumlarda sorun Tanrı değildir; sorun, Tanrı’yı konuşma yetkisini kendinde gören iktidardır.

Doğu Ergil yazdı: İnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto
Doğu Ergil yazdı: İnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto

İnanç birleştirmez, kurumlar birleştirir

Ortak dua, ortak hukuk yaratmaz.

Ortak kutsal, ortak adalet üretmez.

Toplumları ayakta tutan şey iman değil; hesap verebilirliktir.

Barış, ahlâk vaazıyla değil; gücün sınırlandırılmasıyla mümkündür.

Bu yüzden:

  • Din savaşları, teolojik tartışmalardan değil, taht, toprak, egemenlik ve çıkar kavgalarından çıkar.
  • Mezhep çatışmaları, inanç farklarından değil, çıkar çatışmalarından beslenir.
  • Kutsal söylem arttıkça, siyasal şiddet azalmaz; meşrulaşır.

Kutsal siyaset, en tehlikeli siyasettir

Çünkü kutsal siyaset:
• Yanılmaz olduğunu iddia eder,
• Hesap vermez,
• Uzlaşmayı günah sayar,
• Muhalefeti sapkınlıkla eşitler.

Kutsallaştırılmış iktidar, eleştiriyi ihanet sayar.
İhanet sayılan yerde ise adalet olmaz.

Tanrı adına konuşan iktidar, insanı susturur.
Ve suskunluk, şiddetin en sadık müttefikidir.


Ümmet, millet, kimlik

Ümmet söylemi, adalet üretmiyorsa boştur.

Millet söylemi, eşitlik doğurmuyorsa yalandır.

Kimlik siyaseti, hukukla sınırlandırılmıyorsa felakettir.

Kimlikler insanlara anlam verir; ama kurumlar onları hayatta tutar.

İnanç, vicdanı besler. Devlet, vicdanla değil hukukla yönetilir.


Çıkar gerçeğinden kaçamayız

Siyasette belirleyici olan her zaman çıkar ve güçtür.

Bunu inkâr edenler, çıkarlarını daha rahat gizler.

Din, bu mücadelenin dili olabilir; ama asla nedeni değildir.

Bu yüzden:

  • Sorun İslam değildir.
  • Sorun Hristiyanlık değildir.
  • Sorun din değildir.

Sorun, sınırsız iktidardır.


Barış neyle gelmez, neyle gelir?

Barış:

  • Daha fazla kutsallıkla gelmez.
  • Daha yüksek sesli dualarla gelmez.
  • Daha sert inanç söylemleriyle gelmez.

Barış ancak şunlarla gelir:

  • Sınırlandırılmış iktidarla,
  • Bağımsız hukukla,
  • Hesap veren devletle,
  • Korkmadan konuşabilen yurttaşla.

İnanç insanı yüceltir;
ama iktidarı yücelten her şey insanı ezer.

Ve şunu unutmayalım:

En kanlı düzenler, en kutsal gerekçelerle kurulur.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.