Ruşen Çakır, konuğu DEM Parti Diyarbakır Milletvekili ve gazeteci Cengiz Çandar ile “Suriye’de aslında ne oldu?” sorusuna yanıt aradı. Programda, SDG’nin Rojava’daki durumu, Mazlum Abdi ve Barzani’nin rolü, Suriye ordusu ile entegrasyon süreci ve bölgedeki ABD, İsrail ve Türkiye etkileri ele alındı.
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili ve gazeteci Cengiz Çandar, Ruşen Çakır’ın konuğu oldu. Çandar, Suriye’de son dönemde yaşanan gelişmeleri Çakır’a değerlendirdi. Suriye sahasında “bir günde her şey değişti” algısının yanıltıcı olduğunu belirten Çandar, bu sürecin aylara hatta yıllara yayılan bir hazırlığın ürünü olduğunu vurguladı.
Suriye’de aslında ne oldu?
Cengiz Çandar, sahadaki askeri geri çekilmelerin, büyük güçler arasındaki mutabakatların doğal sonucu olduğunu söyledi:
“Suriye’de olan biten bir sabah uyandık ve oldu şeklinde okunamaz. Burada uzun zamandır devam eden bir pazarlıklar zinciri var. ABD, Rusya, İran ve Türkiye’nin kendi önceliklerine göre şekillendirdiği bir denge yavaş yavaş kuruldu ve biz bugün bunun sonuçlarını görüyoruz.”
Suriye’nin kuzeyinde Kürt güçlerinin yaşadığı geri çekilmeyi de bu çerçeveden ele alan Çandar, bunun bir yenilgi olarak okunamayacağını ancak ciddi bir stratejik kayıp anlamına geldiğini söyledi. Çandar, ABD’nin pozisyon değişikliğinin belirleyici olduğuna dikkat çekerek, “ABD hiçbir zaman Kürtleri stratejik bir ortak olarak görmedi. Onları IŞİD’le mücadelede operasyonel bir araç olarak kullandı. İşlev bittiğinde de sahayı yeniden düzenledi. Bu Kürtler için yeni değil, tarihte defalarca yaşanmış bir durum” dedi.
Mazlum Abdi ve Barzani’nin rolü
Çandar, Suriye’de ortaya çıkan yeni tabloda Mazlum Abdi ile Mesud Barzani’nin oynadığı rollerin birbirinden çok farklı siyasi anlamlar taşıdığını vurguladı:
“Mazlum Abdi sahada askeri bir figür ama bu süreçte belirleyici olan askeri güç değil, diplomatik meşruiyet oldu. Abdi, ABD’ye bağımlı bir askeri aktör olarak hareket etmek zorunda kaldı. Mesud Barzani ise devlet tecrübesi olan, uluslararası muhataplığı bulunan bir siyasi figür olarak devreye girdi.”
Suriye’de yaşananlar iç siyasete yansıdı mı?
Cengiz Çandar, Suriye’de yaşananların Türkiye’nin iç siyasetine doğrudan yansıdığını öne sürdü. Çandar, Ankara’nın güvenlik merkezli yaklaşımının kısa vadede sonuç ürettiğini fakat uzun vadeli bir siyasi çözüm yaratmadığını belirterek sözlerine şöyle devam etti:
“Türkiye sınır güvenliği açısından istediği birçok şeyi elde etti ama bu bir siyasi çözüm değildir. Suriye meselesi askeri yöntemlerle kontrol altına alınabilir ama kalıcı olarak çözülemez. Bugün yapılan şey sorunu dondurmaktır.”
Suriye’de en büyük kaybı yaşayan kesimin siviller olduğunu hatırlatan Çandar, “Haritada kim nerede duruyor tartışıyoruz ama asıl kaybedenler milyonlarca insan. Evinden edilmiş, geleceği belirsiz, sürekli bir güçten diğerine savrulan bir toplum var. Suriye krizi esas olarak bir insani yıkımdır” diye konuştu.








