CHP’nin İstanbul’da düzenlediği “Toplumsal Barış ve Demokrasi” konferansının düzenleyicilerinden Emine Uçak, konferansın arka planını, amaçlarını ve sonrasında gelen eleştirileri Ruşen Çakır’a değerlendirdi. Uçak, bu buluşmanın tekil bir etkinlik değil, CHP’nin değişen siyaset yapma biçiminin bir parçası olduğunu vurguladı.
CHP’nin “Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı” İstanbul’da yapıldı. Konferansın düzenleyicilerinden CHP Parti Meclisi Üyesi Emine Uçak, konferans fikrinin cezaevindeki Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’dan çıktığını, ancak bunun bireysel bir girişim olarak değil, partinin kolektif siyasal hattı içinde şekillendiğini söyledi. Konferansı CHP’nin yeni dönem siyasetinin önemli bir enstrümanı olarak tanımlayan Uçak, süreci şöyle anlattı:
“Bu konferansı sadece kişiler üzerinden değil, CHP’nin değişen siyaset yapma biçimi ve Türkiye’nin meselelerine yaklaşımı etrafında değerlendirmek lazım. Genel başkanımızın perspektifiyle, onun alan açmasıyla yapılmış kolektif bir parti çalışmasıdır. Çıkış fikri Şişli Belediye Başkanımız Resul Emrah Şahan’dan geldi ama bu fikir Ekrem Başkan’ın desteğiyle ve Genel Başkanımızın bunu ete kemiğe büründürmesiyle parti politikası haline geldi.”

Konferansın zamanlamasına ilişkin tartışmalara da değinen Uçak, Kürt meselesi etrafında yürüyen sürecin dar bir güvenlik çerçevesine sıkıştırılmasına CHP’nin başından beri itiraz ettiğini söyledi:
“Bu, Türkiye’nin önemli bir meselesi. Evet, bunun bir güvenlik boyutu var ama bu aynı zamanda bir demokrasi meselesi. Toplumun farklı kesimlerini işin içine katmadan, siyaseti daraltarak bu mesele çözülemez. CHP başından beri bu meselenin Meclis zemininde, demokratikleşme perspektifiyle ele alınması gerektiğini söyledi.”
İmralı süreci ve Bahçeli’nin çıkışlarına da değinen Uçak, siyasetin belirli aktörlerin çizdiği sınırların içine hapsedilmesine karşı olduklarını belirterek şunları söyledi:
“Bu süreci sadece bazı siyasi aktörlerin alan açtığı ya da onların söylemiyle çerçevelenen bir yerden okursak, onların her dediğine teslim olmamız gerekir. Oysa Bahçeli’nin söylediklerini başkasının söylemesi tutuklanma sebebi olabilir. Bu da siyasetteki çifte standardı açıkça gösteriyor.”

Konferansın ardından CHP
Konferansın ardından CHP’nin nasıl bir yol izleyeceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Emine Uçak, süreklilik vurgusu yaparak bu buluşmanın bir başlangıç olduğunu, hem sahada hem Meclis’te hem de düşünce dünyasında siyaseti büyütmeye devam edeceklerini söyledi:
“‘Kurtuluş yok tek başına’ bir slogan değil, bir ihtiyaç. Bu meseleleri sadece güvenlik boyutuyla ele alarak çözemeyiz. Demokratikleşme, haklar ve kalkınma boyutlarını birlikte düşünmek zorundayız. Bu konferans bir kerelik değil, devamı gelecek.”






