Toplum ve Siyaset programında Gülener Kırnalı, her hafta uzman akademisyenler, araştırmacılar ve yazarlarla Türkiye’nin ve dünyanın gündemindeki kritik başlıkları masaya yatırmaya devam ediyor. Bu bölümde odağa, yeni dünya düzeni içinde Avrupa yerleştiriliyor. Serinin bu bölümünde, Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan yeni serbest ticaret anlaşması başta olmak üzere, değişen küresel denklemler içinde Avrupa’nın, Hindistan’ın, Çin’in ve Türkiye’nin konumu ile son dönemde yeniden gündeme gelen nükleer silah tartışmaları ele alınıyor.
Gülener Kırnalı, tüm bu önemli soruları ve daha fazlasını Sabancı Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler profesörü ve İstanbul Politikalar Merkezi Direktörü Prof. Dr. Senem Aydın Düzgit ile konuştu.
Toplum ve Siyaset programında Gülener Kırnalı, her hafta uzman akademisyenler, araştırmacılar ve yazarlarla Türkiye’nin ve dünyanın gündemindeki kritik başlıkları masaya yatırıyor. Bu bölümde odağa, yeni dünya düzeni içinde Avrupa yerleştiriliyor. Programda, Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan yeni serbest ticaret anlaşması başta olmak üzere, değişen küresel denklemler içinde Avrupa’nın, Hindistan’ın, Çin’in ve Türkiye’nin konumu ile son dönemde yeniden gündeme gelen nükleer silah tartışmaları ele alınıyor.

Yeni START anlaşması
Gülener Kırnalı, tüm bu soruları Sabancı Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Profesörü ve İstanbul Politikalar Merkezi Direktörü Prof. Dr. Senem Aydın Düzgit ile konuştu.
Geçtiğimiz hafta AB–Hindistan arasında imzalanan serbest ticaret anlaşmasını, Oxford Üniversitesi’nden bir heyetle birlikte takip etmek üzere Yeni Delhi’de bulunan Prof. Dr. Senem Aydın Düzgit, ilk olarak Hindistan’daki izlenimlerini, temaslarını ve bu önemli anlaşmanın her iki taraftaki siyasi ve ekonomik aktörler tarafından nasıl karşılandığını aktarıyor. Söyleşinin devamında, Hindistan ve Çin’in son dönemdeki ekonomik ve stratejik iş birliği hamlelerinden yola çıkılarak küresel eksenin Doğu’ya kayıp kaymadığı tartışılıyor. Avrupa’nın, Rusya’dan Grönland’a, Çin’den ticaret savaşlarına uzanan çok katmanlı meydan okumalar karşısında hangi riskler ve fırsatlarla karşı karşıya olduğu kapsamlı bir analizle değerlendiriliyor.
Programın bir diğer başlığını ise ABD ile Rusya arasında 2010 yılında imzalanan New START nükleer silah anlaşmasının süresinin dolmasının ardından yeniden alevlenen nükleer silah tartışmaları oluşturuyor. Bu çerçevede, Donald Trump’ın Çin’in de dahil olduğu yeni bir anlaşma yapılması yönündeki açıklamaları ele alınıyor.
Söyleşinin son bölümünde ise mercek Türkiye’ye çevriliyor. AB ile ilişkileri yeni bir çerçeveye oturan ve yeniden “stratejik ortak” olarak tanımlanan Türkiye’nin, başta İran ve Suriye olmak üzere bölgesel krizler eşliğinde yeni küresel düzende nasıl bir konumda durduğu değerlendiriliyor.







