Ruşen Çakır, yeni çözüm süreci nedeniyle DEM Parti’nin CHP ile mesafesini korumak zorunda kaldığını ancak süreçteki sorunların iki partiyi yeniden yakınlaştırabileceğini öne sürdü. Çakır, “DEM’in işi iyice zorlaşıyor” diye değerlendirdi.
Ruşen Çakır, önümüzdeki günlerde CHP ile DEM Parti ilişkisinin sıkça tartışılacağını söyledi. Çakır, geride bırakılan haftada bu tartışmanın ilk işaretlerinin görüldüğünü belirtti. CHP’nin gündeme getirdiği ara seçim veya erken seçim tartışmasını DEM Parti’nin net biçimde reddettiğini hatırlatan Çakır, bir iddiaya göre CHP’nin Tunceli’deki DEM Partili milletvekilinin istifa ederek Ekrem İmamoğlu’na yol açmasını düşündüğünü ancak DEM Parti’nin bunu da kabul etmediğini aktardı.
CHP’ye yakın çevrelerin “Terörsüz Türkiye” sürecinin asıl amacının DEM Parti’yi Cumhur İttifakı’nın yanına çekmek olduğunu ileri sürdüğünü de aktaran Çakır, aynı çevrelerin Abdullah Öcalan üzerinden yürütülen pazarlıklarla DEM Parti’nin iktidar tarafından “rehin alınacağını” iddia ettiğini söyledi. Çakır, buna karşın CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu’nun DEM Parti’yi iktidara terk etmemek için dikkatli açıklamalar yaptığını vurguladı.

Barış süreci DEM Parti’yi bağlıyor
Çakır, DEM Parti’nin önceliğini barış süreci kapsamında beklenen yasal düzenlemeler olarak tanımladı. Bu düzenlemelerle silah bıraktığını ve kendini feshetttiğini açıklayan PKK üyelerinin topluma ve siyasete entegre edileceğini, yurtdışındaki sürgündeki siyasetçilerin yurda döneceğini, cezaevindeki tutukluların büyük ölçüde tahliye edileceğini aktardı. Öcalan’ın cezaevi koşullarında da iyileştirmeler yapılacağının konuşulduğunu belirten Çakır, bu nedenle DEM Parti’nin süreci gölgeleyecek adımlar atmak istemediğini vurguladı.
Çakır, DEM Parti’nin 19 Mart sürecinde Türkiye İşçi Partisi gibi aktif bir tutum alsaydı Erdoğan’ın “Terörsüz Türkiye” sürecini gözden geçireceğini söylediğini aktardı. Erdoğan’ın süreci ağır ağır ilerleten bir çizgide durduğunu belirten Çakır, bunun DEM Parti’yi rahatsız ettiğini ve partinin hızlanma beklentisi içinde olduğunu anlattı.
İmralı’daki 5 saatlik görüşmede gerilim
Çakır, en son İmralı’da gerçekleştirilen 5 saatlik görüşmede devlet adına da bir heyetin hazır bulunduğunu, ancak kimliklerinin açıklanmadığını belirtti. Ferit Aslan’ın ortaya çıkardığı bu bilgiye dikkat çeken Çakır, görüşmede yasal düzenlemelerin ele alındığını söyledi.
Sürecin iyi gitmediğini Mezopotamya Haber Ajansı’nın haberinden anladıklarını ifade eden Çakır, Öcalan’ın devletin talep ettiği “silah bırakılmasının tespiti ve tescili” şartından rahatsız olduğunu aktardı.
Çakır, Öcalan’ın bu şartı bir “ayak sürme ve oyalama” olarak değerlendirdiğini, bu bilginin kamuoyuyla paylaşılmasının da DEM Parti ve Kürt hareketinin iktidarla ilişkisinin sorunlu olduğuna işaret ettiğini söyledi. Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ın İmralı ziyaretinin ardından Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile görüştüğünü hatırlatan Çakır, bu görüşmelerin de işlerin yolunda gitmediğine kanıt olduğunu öne sürdü.

“DEM Parti’nin işi iyice zorlaşıyor”
Çakır, DEM Parti’nin içinde bulunduğu çelişkili durumu şöyle özetledi:
“Bir taraftan devletle pazarlığına halal gelmesin diye CHP ile mesafeli olacak, ama diğer taraftan devletle pazarlıkta eli güçlü olsun diye de CHP’nin varlığını hissettirecek. Çok zor bir olay.”
Süreçte defalarca farklı tarihler verildiğine dikkat çeken Çakır, “Kasım ayına kadar, yıl sonuna kadar, bayram sonrası” gibi vaat edilen tarihlerin hepsinin geçtiğini, şimdi “yaz başı” dendiğini söyledi.
Kuzey Irak’ta ciddi bir savaşın sürdüğünü ve bitme ihtimalinin görünmediğini vurgulayan Çakır, Cumhur İttifakı, DEM Parti ve CHP arasındaki üçgen ilişkinin dikkatle izlenmesi gerektiğini söyledi. Sürece karşı çıkan Zafer Partisi ve İYİ Parti gibi güçlerin de CHP’yi bu üçgenden koparmaya çalışacağını öngören Çakır, belirleyici etkenin yasal düzenlemelerin Kürt hareketi tarafından yeterince tatmin edici bulunup bulunmayacağı olacağını vurguladı.







