Prof. Mehmet Ö. Alkan ile söyleşi | “Tarhan Erdem: Bir siyaset bilgesinin bilinmeyenleri” 

İSTANBUL (Medyascope) – Mehmet Öznur Alkan, Tarhan Erdem ile yaptığı söyleşilerden oluşan “Tarhan Erdem’le Türkiye ve Demokrasi Tarihimiz Üzerine Notlar” kitabını Ruşen Çakır’a anlattı. Alkan, Tarhan Erdem’in, demokrasiye katkılarını  CHP’ye bakışını ve Kürt meselesine yaklaşımını değerlendirdi.



Video özeti

  • Mehmet Öznur Alkan, Tarhan Erdem ile yaptığı söyleşilerden oluşan “Tarhan Erdem’le Türkiye ve Demokrasi Tarihimiz Üzerine Notlar” kitabını Ruşen Çakır’a anlattı.
  • Alkan, Tarhan Erdem’in demokrasiye katkılarını, CHP’ye bakışını ve Kürt meselesine yaklaşımını değerlendirdi.
  • Pandemi döneminde yapılan uzun telefon sohbetleri, zamanla bir söyleşiye dönüştü.
  • Tarhan Erdem, CHP tarihinin 80’li yıllarda bittiğini düşünüyordu; yeni bir yapılanmanın gerekli olduğunu vurguladı.
  • Erdem, Kürt meselesini Türkiye’nin birinci meselesi olarak görüyordu ve demokratik yollarla çözülmesi gerektiğine inanıyordu.


Mehmet Öznur Alkan’ın Tarhan Erdem ile yaptığı söyleşilerden oluşan “Tarhan Erdem’le Türkiye ve Demokrasi Tarihimiz Üzerine Notlar” kitabı Doğan Kitap tarafından yayımlandı. Ruşen Çakır, kitabı ve Erdem’in Türkiye siyasetindeki rolünü, demokrasiye katkılarını ve CHP’ye bakışını kitabın yazarı Mehmet Öznur Alkan ile konuştu. 

Alkan, Tarhan Erdem ile ilişkisine ve bu kitabın ortaya çıkış sürecine dair, “Tarhan Bey benim çok sevdiğim bir dostumdu. Hâlâ da dostum. Telefonumda hâlâ ismi ve numarası kayıtlıdır. İnsan bir dostunu kaybedince onu hayatından çıkaramıyor. O yüreğinde kalıyor. 1988’de tanıştık, o zamandan beri dostluğumuz giderek arttı. Kendisinden çok şey öğrendim. Türkiye tarihine, demokrasiye, siyasal partiler rejimine bakışını her zaman ilgiyle takip ettim” dedi.

Kitabın ortaya çıkış sürecine dikkan çeken Alkan, pandemi döneminde yapılan uzun telefon sohbetlerinin zamanla bir söyleşiye dönüştüğünü anlattı:

“Pandemiyle beraber evlere kapanınca Tarhan Bey’le daha sık konuşmaya başladık. Haftada bazen her akşam, bazen üç dört akşam konuşuyorduk. Aynı dönemlerden, aynı isimlerden söz ettiğimiz için konuşmak kolaydı. O yaşamış, ben araştırmışım. Laf lafı açtı ve bu sohbetler keyifli bir söyleşiye dönüştü.” 

tarhan erdem

Tarhan Erdem’in CHP yorumu

Kitapta, Tarhan Erdem’in CHP’ye bakışını ele alan Mehmet Öznur Alkan, Erdem’in CHP tarihine ilişkin değerlendirmesi şöyle aktardı:

“Tarhan Bey için 80’li yıllar, özellikle 12 Eylül darbesi, CHP tarihinin de bittiği bir dönem. Atatürk ve İnönü’nün yönettiği o kurucu ruhun Ecevit’le birlikte değiştiğini düşünüyor. Ecevit dönemiyle CHP adeta yeni bir partiye dönüşüyor onun gözünde. Ecevit’in genel başkanlığı ile birlikte CHP’nin kuruluş ve kurtuluş eksenindeki ideolojisinin değiştiğini düşünüyor. 12 Eylül’le birlikte de kendi kafasında CHP tarihi bitiyor. Hatta ‘iyi ki de bitiyor’ diye düşünüyor çünkü yeni bir yapılanma gerektiğine inanıyor.” 

Kürt meselesi: “Türkiye’nin birinci meselesi”

Programda Kürt meselesine değinen Alkan, Tarhan Erdem’in bu konuya erken dönemde eğildiğini vurguladı:

“90’lı yıllarda Kürt kimliği üzerine ilk araştırmaları yapanlardan biri Tarhan Bey’di. O dönem bu konuları konuşmak bile riskliydi ama o kamuoyu araştırmalarıyla bu alana girdi. 70’li yıllarda CHP’nin Kürt meselesine dair belirgin bir politikası yoktu. ‘Kürtleri bilirdik ama bunu bir mesele olarak konuşmazdık’ diyordu Tarhan Bey.” 

Alkan, Tarhan Erdem’in Kürt meselesinin çözüm konusundaki yaklaşımına dair şunları söyledi:

“Erdem, bir Kürdün nasıl bir hakkı olmalı sorusuna çok net cevap veriyordu: ‘Bir Türk’ün Hollanda’da hangi hakları varsa, aynı şekilde dilini kullanabilmeli, kendini ifade edebilmeli, kimliğiyle siyasette var olabilmeli.’  Erdem her zaman Kürt meselesi Türkiye’nin birinci meselesidir ve demokratik yollarla çözülmelidir diyordu.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.