İSTANBUL (Medyascope) – Veri Enstitüsü Direktörü Dr. Erman Bakırcı, Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır’ın konuğu oldu. Bakırcı, 19 Mart sürecinin birinci yılına ilişkin hazırladığı araştırma üzerinden Türkiye’deki toplumsal ruh halini Çakır’a değerlendirdi.
Videonun özeti
- Veri Enstitüsü Direktörü Dr. Erman Bakırcı, Türkiye’deki toplumsal ruh halini 19 Mart sürecinin birinci yılına ilişkin araştırma üzerinden değerlendirdi.
- Bakırcı, iktidar seçmeninde dönüşüm yaşandığını ve kemik seçmenin partilerine geri döndüğünü belirtti.
- Şu an Türkiye’de bir gerilim var; tepki azalmış ama tamamen ortadan kalkmamıştır.
- Adalet sistemine güvenin zayıfladığını vurgulayan Bakırcı, iki kişiden birinin adalet sisteminin geçmişe göre daha kötü olduğunu düşündüğünü ifade etti.
Ruşen Çakır’a konuk olan Erman Bakırcı, 19 Mart sürecinin birinci yılına ilişkin hazırladığı araştırmayı Çakır’a değerlendirdi. Bakırcı, hazırladığı araştırmayı Türkiye’deki toplumsal ruh hali üzerinden anlattı.
Bakırcı araştırmada en dikkat çeken bulgulardan birinin toplumdaki duygusal tepkilerin zayıflaması olduğunu belirtti. Fakat Bakırcı, bu durumun yanlış yorumlanmaması gerektiğini vurguladı:
“Kanıksama var ama kanıksamayla onaylamayı birbirine karıştırmamak lazım. Biz ilk araştırmayı yaptığımızda insanlar sokaktaydı. Bugün sokakta değiller. Bu, insanların olup biteni onayladığı anlamına gelmez. Hayat devam ediyor ve insanlar o günkü yoğun duygularını bugün aynı şekilde taşımıyor.”
Bir yıl içinde yaşanan en önemli değişimlerden birinin iktidar seçmenindeki dönüşüm olduğunu ifade eden Bakırcı, “İlk başta AKP ve MHP seçmenlerinde ‘acaba fazla mı oluyor’ diye bir sorgulama vardı. Ama bir yıl içinde bu seçmenlerin önemli bir kısmı partilerinin pozisyonuna geri döndü. Kendi tabanlarını dönüştürebilme kapasitesi Erdoğan ve Bahçeli’nin en güçlü siyasal becerilerinden biri” dedi.

“Kor sönmedi, sadece külle örtüldü”
Erman Bakırcı, Türkiye’nin mevcut ruh halini tarif ederken “Tepki azalmış olsa da ortadan kalkmış değil” dedi. Bakırcı sözlerini şöyle sürdürdü:
“Burada bir rahatlamadan çok sessizleşmiş ama dağılmamış bir gerilim var. Yani kor sönmedi, sadece külle örtüldü. İnsanların itiraz noktası hâlâ duruyor ama kamusal görünürlük azaldı, duyguların yoğunluğu düştü. Çünkü, Ekrem İmamoğlu zaten tutuklanmadan önce toplumda güçlü bir karşılığa sahipti. Bu bağ kurulduktan sonra kolay kolay kopmaz. Ayrıca toplum bu süreci bütünüyle satın almış değil. İktidarın argümanları tam anlamıyla karşılık bulmuş görünmüyor.”
CHP ve koordinasyon sorunu
CHP’nin süreci yönetimine dair değerlendirme yapan Bakırcı, “Bu sürecin daha iyi yönetilip yönetilemeyeceği tartışılabilir ama ben bütüncül bir kötü yönetim görmüyorum. Hayatın olağan akışı içinde yürüyen bir süreç var. CHP’nin kapasitesi belli, karşı karşıya olduğu koşullar belli. İmamoğlu içeride, parti dışarıda, bir de aday ofisi var. Bu üçlü yapı arasında tam bir koordinasyon kurulabilmiş mi diye sorduğumuzda burada bir eksiklik görüyoruz. Bu koordinasyon toplumu ikna etme kapasitesini henüz tam olarak üretememiş” diye konuştu.
Araştırmada öne çıkanlardan birinin de adalet sistemine yönelik güvenin zayıflaması olduğunu belirten Erman Bakırcı, “Türkiye’de adalet sistemine güven çok düşük. Yüzde 46 ‘çok daha zayıf’, yüzde 20 ‘daha zayıf’ diyor. Yani üç kişiden ikisi adalet sisteminin geçmişe göre daha kötü olduğunu düşünüyor. Bu çok güçlü bir veri” dedi.








