ANKARA (Medyascope) – Ara seçim çağrısının ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in son durağı Saadet Partisi oldu. Önceliğin erken seçim olduğunu vurgulayan Özel, “Erken seçim, ara seçim talebini ortadan kaldırır” dedi. Mahmut Arıkan Özel’e destek verirken, Devlet Bahçeli’nin erken seçim konusunda sorumluluğu olduğunu söyledi.

Haberin özeti
- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ara seçim talebi sonrası Saadet Partisi’ni ziyaret etti ve erken seçim gerekliliğini vurguladı.
- Özel, erken seçim olmadan Türkiye’nin yönetiminde köklü değişikliklerin sağlanamayacağını belirtti.
- Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, ara seçim talebine destek vererek erken seçim ihtiyacını dile getirdi.
- Özel, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile görüşeceklerini ve ara seçim konusunun herkesin ortak sorumluluğu olduğunu söyledi.
- Özel, iktidarın erken seçim yapmama direncinin demokratik bir sorun olacağını ifade etti.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ara seçim çağrısının ardından 12’nci ziyaretini Saadet Partisi’ne yaptı. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ile yaklaşık bir saatlik görüşme gerçekleştiren Özel, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’tan önümüzdeki hafta için randevu isteyeceklerini söyledi.
Mahmut Arıkan’dan erken seçim çağrısı
İktidar cephesinden gelen “Ara seçim gündemimizde yok” açıklamalarının Meclis’e saygısızlık olduğunu söyleyen Özel, boşalan milletvekillikleri yerine ara seçim yapmanın anayasal zorunluluk olduğunu belirtti. Özel, asıl taleplerinin erken seçim olduğunu da vurguladı:
“Artık Türkiye’yi yönetemeyen; Türkiye’yi her geçen gün biraz daha yoksul, gençlerini biraz daha umutsuz kılan ve Türkiye’de yaşayan kimsenin memnun olmadığı bu yönetimi bir an önce değişmesi için bir erken seçim olması gerektiği ortada. Erken seçim talebi elbette ara seçim talebini ortadan kaldırır. Ancak iktidarın erken seçim yapmak için bir zorunluluğu, daha doğrusu bir anayasal zorunluluğu olmadığı için, onlar bir erken seçim kararı alana kadar anayasal zorunluluk olan ara seçim için her şeyi yapmaya devam edeceğiz.”
AKP’nin 2023 seçimlerinde birinci olduğu illerde şimdi seçime gitmeye çekindiğini ifade eden Özel “Sandıktan kaçmak, milletten kaçmaktır. Demokrasilerde milletten kaçmanın bedeli çok ağır olur. Millet çağırdığı bir sandığı, anayasada yazdığı halde kendisinden kaçıranla ilk bulduğu sandıkta en şiddetli şekilde hesaplaşır” diye konuştu.

Arıkan’dan Özel’e destek, Bahçeli’ye erken seçim çağrısı
Mahmut Arıkan, ara seçim talebine desteğini “Hiçbir muhalefet partisi, önünde bir seçim imkanı olması durumunda, seçimden kaçmaz. Her seçime hazırlıklı bir siyasi hareketiz” diye açıkladı.
Palyatif çözümler yerine, kökten çözümlere ihtiyaç olduğunu söyleyen Arıkan “Erken seçim, Türkiye için kaçınılmaz bir süreç. Bütün sorunların çözümü için bütüncül yaklaşım ortaya konulmalı. Bugünkü bütüncül yaklaşımın adı erken seçim olmalı” dedi. Arıkan ayrıca şunları söyledi:
“Külliyedeki gündemle Anadolu’daki gündem arasında uzaktan yakından alaka olmadığını görmelerini tavsiye ediyorum. Eminim o gündemi görecek olsalar, insanların feryadını duyacak olsalar ne Sayın Kurtulmuş bu taleplerle ilgili kapıları kapatacaktır ne de iktidar erken seçim yapmama direncini sürdürebilecektir. 2002’deki erken seçim koşullarının fazlası bugün mevcut. O dönem MHP Lideri Bahçeli, münferit kararıyla erken seçimi ilan etmiş, sonra diğer koalisyon ortakları devam etmiştir, bugün de Bahçeli’nin böyle bir sorumluluğu var.”
Kurtulmuş ile görüşme haftaya
Açıklamalarının ardından iki lider gazetecilerin sorularını yanıtladı. Özel’in bugün (14 Nisan) Meclis Başkanı Kurtulmuş ile görüşebileceği ifade ediliyordu ancak yoğun programı ve bu hafta İspanya’ya gideceği gerekçesiyle Kurtulmuş’tan önümüzdeki hafta içi randevu isteyeceklerini açıkladı. Kurtulmuş’un ara seçim konusunda inisiyatifi olmadığına yönelik açıklamalarıyla ilgili Özel şunları söyledi:
“Ara seçim gündemi Sayın Numan Kurtulmuş’a çekinemeyeceği, çekinik davranamayacağı bir sorumluluk yüklüyor. Çok net bir şekilde tüm siyasi partilerin ortak görevi 30 ay geçtikten sonra boş sandalyeleri doldurmak. Bunun için ya bir mutabakata ya da tüm partilerin kendi görüşlerini söyledikten sonra alınacak bir karara ihtiyaç var. Bu konuda Numan Bey ‘Ben yokum’ derse, Numan Bey kendisine verilmiş çok önemli bir görevi, çok kıymetli bir koltuğu boşu boşuna boşaltmış olur. Hiç doğru bir yaklaşım olmaz.”






