İSTANBUL (Medyascope) – Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 yılı “İş ve Aile Yaşamının Uyumu” araştırması, 18-74 yaş grubundaki yüzde 43,1’lik kesimin bakım sorumluluğu taşıdığını ortaya koydu. Veriler, kadınların işgücüne katılımının bakım yüküyle birlikte gerilediğini, çocuk bakım hizmetlerinin ise büyük ölçüde aile içinde karşılandığını gösterdi.
Haber özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Türkiye İstatistik Kurumu’nun araştırmasına göre, 18-74 yaş aralığındaki bireylerin %43,1’i bakım sorumluluğu taşıyor.
- Bakım sorumluluğu olan kadınların işgücüne katılım oranı %37,8 iken, bakım sorumluluğu olmayan kadınlarda bu oran %41,7’ye çıkıyor.
- Çocuk bakım hizmetinde profesyonel destek sınırlı kalmış ve bakım sorumluluğu olanların %83,0’ı profesyonel hizmet almadığını belirtmiş.
- Uzun çalışma saatleri, sorun yaşayan bakım sorumlularının en sık dile getirdiği zorluk olarak öne çıkıyor.
- Bakım sorumluluğu olan erkeklerde işgücüne katılım oranı %86,0, bakım sorumluluğu olmayanlarda ise %70,0 olarak hesaplandı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı boyunca Hanehalkı İşgücü Araştırması ile birlikte yürüttüğü “İş ve Aile Yaşamının Uyumu” araştırmasının sonuçlarını yayımladı. Araştırma, birinci görüşme hanelerindeki 18-74 yaş grubu fertlere uygulandı ve Avrupa Birliği ülkeleriyle aynı dönemde gerçekleştirildi. Çalışmanın amacı, fertlerin işgücüne katılımı ile bakım sorumluluklarının iş ve aile yaşamına etkisini ölçmekti.
Bakım sorumluluğu kapsamında, aynı hanede ya da hane dışında düzenli olarak ilgilenilen 15 yaşın altındaki çocuklar, torunlar ve 15 yaş üstündeki hasta, engelli çocuklar, eşler veya bakıma muhtaç yakınlar yer aldı. Araştırmaya göre 59 milyon 127 bin kişilik 18-74 yaş grubunun yüzde 43,1’i bakım sorumluluğu taşıyor. Bu oran erkeklerde yüzde 40,6, kadınlarda ise yüzde 45,6 olarak hesaplandı.
İşgücüne katılımda kadın-erkek farkı belirginleşti
2025’te 18-74 yaş grubunda işgücüne katılma oranı yüzde 58,2 oldu. Bakım sorumluluğu olanların oranı yüzde 60,5’e yükselirken, sorumluluğu olmayanlarda yüzde 56,4’e geriledi. Kadınlarda tablo tersine döndü. Bakım sorumluluğu olan kadınların işgücüne katılımı yüzde 37,8 iken, olmayanlarda yüzde 41,7 olarak gerçekleşti. Erkeklerde aynı oranlar sırasıyla yüzde 86,0 ve yüzde 70,0 olarak kayda geçti.
İstihdamdaki kişilerin yüzde 39’u yalnızca çocuk bakımıyla ilgileniyor. Sadece torun bakımı sorumluluğu olanların oranı yüzde 2,3, yalnızca yetişkin bakımı sorumluluğu olanların oranı da yüzde 2,3 düzeyinde kaldı. Çocuk ve yetişkin bakımını ya da torun ve yetişkin bakımını birlikte yürütenlerin oranı yüzde 2,1 olarak ölçüldü.
Çocuk bakım hizmetinde profesyonel destek sınırlı kaldı
15 yaş altı çocuk bakım sorumluluğu olan çalışanların yüzde 14,0’ı kurumsal bakım merkezini tercih etti. Evde ücretli bakım kullananların oranı yüzde 1,6’da kalırken, her iki hizmeti birlikte kullananların oranı yüzde 1,4 oldu. Bu kişilerin yüzde 83,0’ı ise herhangi bir profesyonel bakım hizmetine başvurmadı. Yetişkin bakım sorumluluğu olanlarda evde ücretli bakım yüzde 17,0, kurumsal bakım merkezi ise yüzde 3,6 oranında kullanıldı; bu gruptakilerin yüzde 79,3’ü profesyonel hizmet almadı.
Çocuk bakım hizmeti kullanmayanların yüzde 50,8’i bakımı kendisi ya da eşiyle birlikte yürüttüğünü belirtti. Çocuklarının kendine bakabildiğini söyleyenlerin oranı yüzde 19,7, profesyonel hizmetin maliyetini yüksek bulanların oranı yüzde 17,6 oldu. Bakımı büyükanne, büyükbaba ya da diğer yakınlarıyla yürütenlerin oranı ise yüzde 5,5 olarak açıklandı

Uzun çalışma saatleri en sık dile getirilen zorluk oldu
Yetişkin bakım hizmeti kullanmayanların yüzde 72,6’sı profesyonel desteğe ihtiyaç duymadığını söyledi. Bu hizmeti kullanmayanların yüzde 17,9’u maliyetin yüksekliğini, yüzde 5,3’ü ise ulaşılabilir mesafede hizmet ya da boş kontenjan bulunmamasını gerekçe olarak gösterdi.
İstihdamdaki bakım sorumlularının yüzde 70,1’i iş ve bakımı birlikte yürütürken zorluk yaşamadığını bildirdi. Zorluk yaşayan 4 milyon 303 bin kişinin yüzde 38,4’ü uzun çalışma saatlerini, yüzde 26,9’u zahmetli ya da yorucu işi, yüzde 8,9’u ev ile iş arasındaki uzun ulaşım süresini neden olarak sıraladı. Uzun çalışma saatlerinden yakınan erkeklerin oranı yüzde 39,3, kadınların oranı ise yüzde 36,4 olarak belirlendi.








