Necdet Saraç: Erdoğan ve AKP iktidarına duyulan öfke, Kemal Bey’e yöneldi

İSTANBUL (Medyascope) – Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin, 21 Mayıs 2026’da CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nı geçersiz sayan “mutlak butlan” kararını hukuki değil siyasi bir karar olarak değerlendiren Necdet Saraç, bu sözleri söyledikten 7 gün sonra MYK’sında Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı oldu. O gün söylediklerinin hala arkasında olduğunu söyleyen Necdet Saraç, Göksel Göksu’nun sorularını cevapladı. “CHP bölündü mü?” sorusuna cevap veren Saraç, Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasında yaşanan gerilimin aşılabileceğine olan inancını sık sık vurgulayarak iki liderin mutlaka bir araya gelmesi gerektiğini söyledi. Necdet Saraç kurultay sürecinden, İBB davasına, Kılıçdaroğlu kanadındaki çıplak aramaya tabi tutulan ve çocuklarıyla tehdit edildiğini söyleyen Fatoş Pınar Türker ile ilgili suskunluktan, gazeteci Yıldız Yazıcıoğlu’na yöneltilen ithamlara dek pek çok başlıkta konuştu

CHP MYK Üyesi Necdet Saraç, “mutlak butlan” kararının hukuki değil siyasi olduğunu savunarak, “siyasi dizayn” girişiminin CHP’ye kadar uzandığını söyledi:

“Evet, mutlak butlan kararı siyasi bir karardır. Uzunca bir süredir ülkede bir siyasi dizayn etme çabası var. Bu İYİ Parti ile başladı, Yeniden Refah’a uzandı, DEM Parti’ye kadar geldi, şimdi de CHP’ye uzandı. Belli ki önümüzdeki dönemle ilgili Türkiye’nin yeniden dizayn edilme isteği bazı çevrelerde bir görüş haline gelmiş durumda.”

Bu nedenle görevi kabul ettiğini belirten Saraç, süreci yalnızca eleştirmenin yeterli olmadığını ifade etti:

“Benim burada görev alma nedenim bu gerçeği bilerek hareket etmekti. CHP’nin bölünmemesi noktasında ortak bir tavır geliştirilebileceğini düşündüm. Bu oyunun bir biçimde bozulabileceğine inanıyorum. Evet, bu kararın sonuçlarını reddedebiliriz ama gerçeği ortadan kaldırmıyor. Buna karşı ortak bir mücadele geliştirmek gerekiyor.”

“CHP fiilen iki eğilimli bir yapıya dönüştü ama bu son değil”

Saraç, partide Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel ekseninde fiili bir ayrışma yaşandığını kabul etmekle birlikte bunun kalıcı bir bölünmeye dönüşmediğini savundu.

“Doğru, fiili olarak böyle bir durum var. Ama bunun kesinleştiği kanaatinde değilim. Bugün grup toplantılarının yapılmaması bile önemli bir gelişme. Demek ki bütün ipler kopmuş değil. Bir arka kapı diplomasisi yürütülüyor ve bu gerilimi azaltıyor.”

Necdet Saraç, CHP içindeki gerilimin yalnızca örgütsel ya da hukuki tartışmalarla açıklanamayacağını belirterek, iktidara yönelik tepkinin zaman zaman parti içindeki aktörlere yöneldiğini söyledi. Özellikle Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu öfkenin hedeflerinden biri haline geldiğini savunan Saraç, bunun muhalefete herhangi bir fayda sağlamadığını dile getirdi:

“Erdoğan’a, AKP iktidarına karşı duyulan öfkenin parti içine döndüğünü, Kemal Bey’e yöneldiğini de net bir biçimde görüyoruz. Bunu da konuşuyoruz. Ama bunun demokrasi güçlerine bir yararı olmadığının da altını çiziyoruz.”

CHP tabanında ve muhalefet çevrelerinde biriken siyasi tepkinin yanlış adreslere yönelmesinin parti içindeki kutuplaşmayı derinleştirdiğini ima eden Saraç, asıl meselenin Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasındaki farklılıklardan çok, iktidarın yarattığı siyasi ve hukuki baskı ortamına karşı nasıl bir yol izleneceği sorusu olduğunu belirtti. Bu nedenle parti içindeki öfkenin yeni kırılmalar üretmek yerine ortak bir hedefe yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Necdet Saraç
Necdet Saraç: AKP’ye duyulan öfke, Kemal Bey’e yöneldi

Kurultay olağanüstü mü olacak olağan mı?

Olağanüstü kurultay tartışmalarına da değinen Saraç, kamuoyunda dile getirilen “26 Temmuz son tarih” tezinin gerçeği yansıtmadığını belirtti.

“26 Temmuz son tarihtir. Burada olmazsa parti seçimlere katılma yeterliliğini yitiriyor gibi bir vurgu var. Bu vurgunun doğru olmadığını biliyorum. Çünkü böyle bir gerçeklik varsa partinin olağanüstü kurultayını partinin kuruluş yıl dönümü olan 4-9 Eylül arasında teklif etmek de mantıklı gelmez. Ben buna rağmen buraya sıkıştırmayalım diyorum.”

Sorunun aceleyle alınacak kararlarla çözülemeyeceğini vurgulayan Saraç, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel’in bir araya gelmesi konusundaki ısrarcı tutumunu sürdürdü.

“Bir yan yana geliş zorunlu. İddialı bir şey söylüyorum ve her platformda da söylüyorum. Bu yarılmada bana birisi çıksın ideolojik ve politik farkları söylesin. Bu partinin ayrışmasındaki ideolojik farkı söylesin, sosyolojik farkı söylesin.”

Kılıçdaroğlu ile Özel arasındaki görüşme trafiği 

Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçtiğimiz hafta grup toplantısı yapmaktan vazgeçmesini de uzlaşma adına önemli bir adım olarak değerlendiren Saraç şöyle konuştu:

“Kemal Bey, Mansur Yavaş’ın çağrısını da dikkate alarak CHP’lileri CHP’lilerle karşı karşıya getirmeyelim dedi ve grup toplantısından vazgeçti. Bugün de ne Kemal Bey ne Özgür Bey cephesi toplantı yaptı. Bu bize şunu gösteriyor; taraflar arasında görüşme trafiği devam ediyor.”

“Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel mutlaka yan yana gelmeli”

Saraç’a göre krizin çözümünün anahtarı iki liderin doğrudan temas kurmasından geçiyor.

“Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile Sayın Özgür Özel mutlaka yan yana gelmelidir. Hukukçuların görüşmesi önemlidir ama siyasi irade daha önemlidir. Ayrışmayı körüklemek, öfkeleri örgütlemek kolay iştir. Zor olan 100 yıllık Cumhuriyet Halk Partisi’ni birlikte geleceğe taşımaktır.”

Partideki ayrışmanın ideolojik ya da sosyolojik bir temeli olmadığını savunan Saraç, yaşananların yöntem ve süreç tartışmalarından kaynaklandığını söyledi:

“Bana birisi çıkıp bu yarılmanın ideolojik ya da politik farkını anlatsın. Sosyolojik farkını anlatsın. Ben göremiyorum. Bugün ayrışmanın nedeni yöntem tartışmalarıdır. İktidarın dayattığı hukuki süreci biz kendi içimizde derinleştiriyoruz.”

“Bugün bile tablo değişebilir”

Tüm gerilime rağmen umudunu koruduğunu söyleyen Saraç, iki liderin bir araya gelmesi halinde sürecin farklı bir noktaya evrilebileceğini savundu:

“Bugün bile Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile Sayın Özgür Özel yan yana geldiğinde tablonun değişebileceğine inanıyorum. Bu öfke gerçek bir öfke ama öfke tek başına sonuç almaya yetmez. Ortak hamleler yapmak gerekir. Aksi halde bundan kazançlı çıkacak olan CHP değil, iktidar olur.”

Saraç, CHP’nin parçalanmasının yalnızca partiye değil, muhalefetin tamamına zarar vereceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

“Cumhuriyet Halk Partisi’nin her oy kaybı mevcut iktidara yazar. Bu nedenle benim bulunduğum yerin temel gerekçesi CHP’nin bölünmesini önlemek ve ortak bir çözüm zemininin hâlâ mümkün olduğuna inanmaktır.”

Fatoş Pınar Türker ve Yıldız Yazıcıoğlu

Fatoş Pınar Türker’in maruz kaldığı uygulamalar ile ilgili soruyu da cevaplayan Saraç vicdan sahibi herkesin tavır alması gerektiğini söyledi ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu konuda açıklama yapmadığının hatırlatılması üzerine konuyu kendisiyle görüşeceğini belirtti. 

Necdet Saraç, daha önce gazeteci Yıldız Yazıcıoğlu’nun hedef gösterildiği sürece dair de Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşerek Yazıcıoğlu’nun aranmasını sağladığını anlattı. Saraç, Türker konusunda da süreci takip edeceğini söyledi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş